Kategoriler :
Alt Kategori :
2012 Kasım - Allah (cc) İçin Sevgi
Tarih : 19.11.2012 10:52:20
Okunma : 1093
Yıl 20 - Sayı 229 - Kasım 2012

Allah (CC) İçin Sevgi

Kıymetli Kardeşlerim!

Fahri Kâinat Efendimiz (sav): “Allah’tan korkun ki rahmete şâyân olasınız.” buyuruyor.

Ebedî hayatı tahakkuk ettiren imandır. İmanda kemâle ermenin yolu, birbirini sevmekten geçer. Mü’minlerin haklarını korumak, menfaatlerini gözetmedeki din kardeşliğimizi Allah’tan korkarak yapalım. Kardeşlik, dostluk olan yerde, şefkat ve merhamet vardır.

Yeryüzüne sevgi, Rahman olan Allah’tan gelir. Cenâb-ı Hakk bir kulunu severse Cebrail’e emreder: “Ben falan kulumu seviyorum, ondan razıyım, sen de sev.” Cebrail; “Sevdim ya Rabbi” der, sonra tüm meleklere ve yeryüzündeki Allah’ın has kullarına nida eder, onların da sevmelerini temin edermiş.

Sevilemiyorsak dikkat edelim, sevilmeye çalışalım. Çünkü ‘Sevmeyende ve sevilmeyende hayır yoktur.’ buyuruyor sevgili Peygamberimiz (sav).

Seherde boyun bükelim. Gözlerimizden yaşlar dökelim de içimiz günahlardan temizlensin. Allah’a sevgili kullar olalım inşallah.

Hz. Ali (ra) Efendimiz, bir gün Kûfe’de ağlayarak şöyle diyordu: “Ben öyle arkadaşlar kaybettim ki; onlar geceleyin kalkarlar, rüzgârda sallanan hurma dalları gibi hafif hafif sallanarak Allah’ı tesbih ederlerdi. Sonra da sabah namazına gelirlerdi. Gözlerinden devamlı yaş dökülürdü. Kalpleri yufkaydı onların. Vallahi ben şimdi kendimi ehl-i gaflet içinde görüyorum.”

Hz. Ali (ra) Efendimiz, Peygamberimiz (sav)’den otuz sene sonra böyle söylerse, bizim halimizi düşünün kardeşlerim. Allah bizi gâfillerden etmesin.

Kardeşliğin âdâbından biri de seher vakti; Cuma, Bayram, Kadir, Miraç gibi gecelerde kardeşini ikaz etmektir.

DOSTLUĞUN ÜÇ ALAMETİ VARDIR:

1-    Dostunu gıyabında, kendisinin olmadığı yerde müdafa etmek ve O’nun aleyhinde konuşturmamak.

2-    Vefatından sonra unutmamak.

3-    Başına bir sıkıntı gelince yardımına koşmak.

Nasıl olur bu? Kur’ân-ı Kerim okuyarak ruhuna mânevî hediyeler gönderirsiniz. Çoluğunu çocuğunu ziyaret eder, ihtiyaçlarına yardımcı olursunuz. Yetimlerin başlarını okşar, iyi yetişmeleri için gayret edersiniz. Dostluk böyle zamanda belli olur.

Diğer bir hadis-i şerifte:

“Kendisinde şu üç haslet bulunan kimse imanın lezzetini bulmuştur.” buyuruluyor.

1-    Allah Teâlâ ve Resûl-ü Ekrem (sav) Efendimiz ona, dünyada her şeyden daha değerlidir. O her şeyden çok Allah ve Resûlünü sever.

2-    Sevdiği kimseyi, yalnız Allah için sever. Menfaati yok, çıkarı yok, serf Mevlâ rızası için.

3-    İman nasip olduktan sonra küfre dönmek, onun için ateşe atılmak gibi gelir. Ateşten korktuğu gibi küfre düşmekten korkar.

İşte bu vasıflara sahip olan mü’min imanın tadını almıştır. El-hubbu fillah fariza; el-buğzu fillah fariza. Allah için, Allah’ın sevdiği kullara muhabbet etmek; Allah için, Allah’ın sevmediği kullara buğzetmek farzdır.

Hz. Ömer (ra) şöyle buyuruyor:

“Gece sabahlara kadar namaz kılsanız, gündüz akşama kadar oruç tutsanız, malınızı mülkünüzü ihtiyaç sahiplerine dağıtsanız, harplerde kahramanca çarpışsanız, eğer sevdiğinizi Allah için sevmiyor, buğzettiğinize Allah için buğzetmiyorsanız, yaptıklarınızdan hiçbir fayda göremezsiniz.”

Rabbimiz bizi, sevgisi ve buğzu Allah için olan salih kullarından eylesin.

Hamdolsun Âlemlerin Rabbi olan Allah’a.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler