Kategoriler :
Alt Kategori :
2012 Haziran - Allahü Teâlâ Kendini Övdüğü Gibidir
Tarih : 04.06.2012 11:58:20
Okunma : 1065
Yıl 19 - Sayı 224 - Haziran 2012

Allahü Teâlâ Kendini Övdüğü Gibidir

Kıymetli kardeşlerim,

Allah’ımızın bize lutfettiği, ikram ettiği zikirlerin faziletleri, kerametleri anlatmakla bitmez. İmam-ı Gazali Hazretleri (ks) zikir bahsinde buyurur ki: “Zikir ancak kalbi temiz olan salike fayda verir. Dünya karanlıklarıyla kararmamış bir gönle düşen zikir, verimli ve sağlam bir toprağa ekilmiş tohuma benzer. Dünya şehvetiyle dolu olan gönüllerin zikri ise kıraç, verimsiz yerlere ekilen tohum gibidir; ne meyvesi ne yeşilliği olur.” Demek oluyor ki zikrullah, baş olma sevdasına düşmeyen, başkasının varına yoğuna göz dikmeyen, Allah’ın taksimine karışmayan, yaptığı bir avuçluk amelle dağlar kadar övünmeyen, el gördülük iş görmeyen safalı kalplere huzur getirir, feraset getirir, genişlik getirir.

Zikirlerin büyüğü, Kur’ân’ın lafızlarıyla Allahü Teâlâ’yı büyükleyen kelimelerdir. Resul-i Ekrem Efendimiz (sav) hep bu kelimelerle Rabbine duada ve niyazda bulunmuştur. Bunları iyice belleyesiniz diye söylüyorum. Büyük kitaplardan alıp söylüyorum. Bunlar gayb hazinelerinin anahtarı, dünya ahiret maişetinin bereket kapılarıdır…

Allahü Teâlâ, ‘Ekremü’l ekremîn’dir Keremlilerin en keremlisidir. Niye böyledir? Çünkü O (cc), bir benim günahımı bağışlamakla kalmaz, benimle aynı günahı işleyen nice topluluğu benim tevbemi beğendiği için aynı anda külliyen bağışlar. Bunu Üstazlarımızdan işitmişim. İyi anlarsak çok mühim bir incelik var burada. ‘Erhamü’r-râhimîn’dir Merhametlilerin en merhametlisidir. Peygamber Efendimiz Hazretleri (sav) buyurmuştur ki: “Allahü Teâlâ bir meleğini ‘Ya Erhamü’r-râhimîn’ diyen kullarına vekil tayin buyurmuştur. Bir kimse ne zaman ‘Ya Erhamü’r-râhimîn’ dese o melek kendisine hemen cevap verir:

Erhamü’r-râhimîn yüzünü sana çevirdi. Şimdi isteyeceğini iste!” Bu ne lutufkâr, ne zarafet sahibi ne kadar şefkatli bir Rabdır ki kendisine böyle seslenen bir kulunun emrine melekler gönderiyor. Böyle bir Allah’a kul olunmaz mı, köle olunmaz mı? Allah (cc), ‘Habîbü’t-tevvâbîn’dir Tevbe edenleri çok sever. Bir hadis-i kudsîde şöyle buyurmuştur:

 “Benim zikir ehlim, meclislerimde bulunanlardır. Benim taat ehlim, keramet ehlimdir. Ben günahkâr kullarımı da ümitsiz ve üzgün bırakmam. Tevbe ederlerse onların sevgilisi olurum. Eğer tevbe etmezlerse onların tabibi olurum; onlara bela veririm ve bunlarla onları ayıplarından temizlerim.”
Allahü Teâlâ, tevbe edenleri nasıl severse, tevbe edenler de o tevbeden sonra Rablerine daha bir yaklaşır, O’nu (cc) daha bir severler. O öyle bir Erhamü’r-râhimindir ki ben tevbe etmedim diye benden vazgeçmez; beni kendime getirecek bir musibet bir imtihan gönderir de aklımı başıma getirir. Ben de tevbe edenlerden ve Allah’ın sevdiklerinden olurum o zaman.

Hayru’l-hâfizîn, Hayru’l-vârisîn, Hayru’l-hâkimîn, Hayru’r-râzıkîn, Hayru’l-fâtihîn, Hayru’l-gâfirîn, Hayru’r-râhimîn hep Allah’dır (cc) Koruyucuların hayırlısı O’dur (cc); hiçbir şeyi korumak O’na (cc) meşakkat vermez. Vârislerin hayırlısıdır; mülk sahibi fena bulduğunda bütün malı mülkü Rabbine kalır. Rabbi onun malından hiçbir şey almadığı gibi onu bağışlar ve ona rahmet eder. Zaten, “Göklerde ve yerlerde ne varsa hepsi Allahü Teâlânındır” (3/129). Hükümlerinde de hiç hata olmaz. Çünkü o hüküm verenlerin en hayırlısıdır. O’nun (cc) hükümetinde rüşvet alan da bulunmaz. En güzel rızık veren de O’dur (cc). Çünkü herkes O’nun (cc) malından O (cc) ise kendiliğinden verir.

Kul verir başa kakar, Rabbi kâfire fasıka bile rızkını verir de yine de onu mahcup etmez. Kendisi ise her türlü ihtiyaçtan münezzehtir. Bunlar çok büyük zikirlerdir, bilirsek…

Allah’ımız bizi nankör şükürsüz kullarından etmesin. Nimetlerine şükr ile vefalı kulları arasına ilhak etsin inşallah.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allah’a.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler