Kategoriler :
Alt Kategori :
2012 Mayıs - Hamd Varlıkta da Darlıkta da Edilir
Tarih : 09.05.2012 10:33:21
Okunma : 1127
Yıl 19 - Sayı 223 - Mayıs 2012

Hamd Varlıkta da Darlıkta da Edilir

Kıymetli kardeşlerim,

Kulu Rabbine yaklaştıran ibadetlerin en büyüğü O’na (cc) bildiğimiz bilmediğimiz bütün hamdleriyle hamd edebilmektir. Büyükler, “Allah’ım, hamdimi o kadar büyük bir kabulle kabul eyle ki bana verdiğin nimetleri ve yapacağın ikramları karşılasın.” diye dua ederlermiş…
Peygamberimiz Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde bu bahiste şöyle buyurmaktadırlar: “Varlıkta, darlıkta, sevinçte ve kederde Allahü Teâlâ’ya hamd edenler kıyamet günü ilk olarak cennete davet olunurlar.” Yine buyururlar ki: “Bir kimse aksırdığı zaman ‘Elhamdülillahi alâ külli hâl’ / Her halde Allah’a hamd ederim’ derse, ömrü uzar”.

Besmele' nin Hikmetleri

Euzu besmele’nin de hikmetleri pek büyüktür; biz bunları hakkıyla takdir edemeyiz. Ne büyük bir söz ettiğimizin şuurunda olup da söylemeyiz. Bilhassa Kur’an-ı azimüşşanı okumaya başlamadan istiaze etmek çok mühimdir.Bunun sebebi şu ayet-i kerimede zikrolunmuştur:
“Kur’ân okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın. Doğrusu şeytanın, inananlar ve Rabbine güvenenler üzerinde bir nüfuzu yoktur. Onun nüfuzu sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.” (Nahl, 16/98-100) Kitaplarda yazar ki Allahü Teâlâ katında şeytan sanki köpek gibidir. Tanıdıklarına ses çıkarmaz, yabancılara saldırır. Her kim o ulu dergâha varmak ister ve ‘eûzu billahi mineşşeytanirracim’ derse, sanki – Allah’ım! Senin yanına gelmek isterim, beni koru, demiş olur, demiş olur ve o köpeğin saldırısından kurtulurmuş.

Bir gün Peygamber Efendimiz (sav), bir kimsenin başka bir kimseyle çekiştiğini görmüş. Bunlardan birisinin yüzü öfkeden kıpkırmızı olmuş ve boyun damarları şişmiş. Efendimiz (sav): “Ben gerçekten öyle bir kelime bilirim ki eğer öfkelenen bir kimse o kelimeyi söylese öfkesi derhal yatışır. O kelime ‘eûzu billahi mineşşeytanirracim’dir” buyurmuşlardır. Üstazımızın mübarek dillerinden istiaze kelimesi hiç düşmez idi. Şimdi biz kardeşimize kızdığımızda dualara sarılacağımıza yangına körükle gidiyoruz. O bir söylüyorsa biz üç söylüyoruz. Halbuki her derdin devası, her hastalığın ilacı reçetelerle önümüze konulmuş. Bu tavsiyelere ancak hevâsını ilah edinenler uymaz. Üzerime şeytanlıktan bir hal geldiğinde hemen Allah’ıma sığınacağım. ‘Allahü Ekber’ diyeceğim. O hal üstüne gitmeyeceğim.

ALLAHÜ EKBER

Efendimiz (sav), “Allahü Ekber, yer ile gök arasını doldurur.” buyurmuştur. Allahü Ekber demekten maksat, ‘Ya Rabbi, hiçbir şeyi seninle bir tutmuyorum; hiçbir şeyi senin gibi güç sahibi görmüyorum’ demektir. Bu kelimenin fazileti hakkında öyle şerefli sözler buyurmuştur ki Efendimiz (sav), insanın bunları okuyunca bu sözü her nefes söylemediğine pişman olası geliyor. “Bir kimse her ne zaman bir yere ateş düşüp yandığını görse ve ‘Allahü Ekber’ dese, o ateşi söndürür.’ Hadis erbabı büyük zatlar demişlerdir ki; “Bu denenmiş bir husustur; Allahü Ekber demekle cehennem ateşi de böyle söner.” Rabbimiz dağlar büyüklüğünde günahları affettiği bu mübarek sözler hürmetine bizim de günahlarımızı mağfiret etsin. Bizlere umduğumuzdan fazlasını nasip eylesin.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allah’a (cc).
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler