Kategoriler :
Alt Kategori :
2012 Nisan - Zikir Mü'minin Silahıdır
Tarih : 09.04.2012 15:41:04
Okunma : 1301
Yıl 19 - Sayı 222 - Nisan 2012

Zikir Mü'minin Silahıdır

Kıymetli kardeşlerim,

Mefhâr-ı mevcudat, fahr-ı kâinat Efendimiz sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem hazretlerine salavât-ı tâmme ile başlayalım sözlerimize. O zât-ı kiram, “Seni O Allahü Teâlâ Hazretlerine emanet ederim ki O’na teslim olunan emanetler kaybolmaz” diye dua ederlermiş sevdiklerine. Bize duaların hikmetini ve kıymetini Resulullah Efendimiz (sav) öğretmiştir. Mü’minler Allah’ı zikretmenin değerini, O’nun (sav) şerefli sözlerinden talim etmişlerdir.

99 DERDE DEVA BİR ZİKİR

Hepimiz ‘La havle ve la kuvvete illa billah’ deriz, yeri geldikçe. Fakat bu kelamın kıymeti bizim bildiğimizden çok fazladır. Şah-ı Rusül, hâteme’l- mürselin Efendimiz (sav), bu söz hakkında şöyle buyuruyor; “Ebu Musa El Eş’arî radıyallahu anha hitap ederek: ‘Ve la havle ve la kuvvete illa billah sözünü sıkça tekrar et. Bu söz 99 derde devadır. O cennet kapılarından bir kapı, cennet hazinelerinden bir hazinedir; bu söz cennette biten bir fidandır.” Demek oluyor ki bu söz, çok kıymetli bir zikirdir. Bu sözün güç işlerin kolaylaşmasında, ağır işlerin çabuklaşmasında ve hafifleşmesinde, fakr u zarurette büyük tesiri vardır. Yine büyük kitaplarda rivayet olunmuştur ki: “Allahü Teâlâ arştan sonra arşı götüren melekleri yarattı. O melekler ‘Bizi niçin yarattın ya Rabbi?’ diye sordular. Cenâb-ı Hakk buyurdu ki: ‘Arşı götürmeniz için.’ Melekler tekrar sordular:

‘Ya Rabbi arşı götürmeye kimin kuvveti yeter? Halbuki senin azamet ve celalin arşın üzerindedir.’ Allahü Teâlâ tekrar buyurdu: ‘La havle ve la kuvvete illa billah deyiniz, kaldırırsınız.’ Melekler, ‘La havle ve la kuvvete illa billah’ dediler ve arşı kaldırdılar.”

Bir başka hadis-i şerifte ise: “Her kim günde 100 defa ‘La havle ve la kuvvete illa billah’ dese, ona fakirlik erişmez” buyrulmuştur.

HER ŞEYDEN DAHA SEVİMLİ BİR ZİKİR

Resulullah Efendimiz (sav)’in çok sevdiği sözlerden biri de ‘Sübhanallahi vel hamdülillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber’ sözüdür. Sahih-i Müslim’de geçtiğine göre, “Bu dört kelimeyi okumam bana, üzerine güneş doğan şeylerden daha sevimli gelir” buyurmuşlardır. Üzerine güneş doğan demek, dünya ve dünyada olan mallar demektir; bilsek, bu söz hepsinden daha faziletlidir. Bir seferinde de şöyle tarif buyrulmuştur: “Sübhanallahi vel hamdülillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber’den ibaret olan dört kelime arş çevresinde dolanırlar. Bunların bal arılarının sesleri gibi sesleri vardır. Devamlı olarak sahiplerini anarlar. İçinizden bazılarınız böylece yâd edilmeyi sevmez misiniz?”

BOŞ İŞLERLE MEŞGULKEN UNUTULAN

Ne müjdeli bir söz… Ben bazı kelimeler söylüyorum “Hayyul Kayyum” Allah’ımı (cc) zikretmek için. Ama bu kelimeler aynı zamanda arşın etrafında dolanan canlı varlıklar. Ben o kelimeleri söyledikçe o kelimeler de beni anıyorlar: “Ya Rabbi bu kulun senin ne kadar büyük olduğunu bildi, seni tesbih etti tenzih etti, senden başka İlah bulunmadığını, senden başka hiçbir şeyin hamd edilmeye layık olmadığını bildi…” diye bizi Rabbimize övüyorlarmış… “Bazılarınız sevmez misiniz?” deniyor. Demek, herkes bu sözü sevip de çok çok söyleyemiyor… Niye? Çünkü aklı fikri başka işlerde. Allah’ının (cc) ahlâkı, azalarına yansımamış. Boş işlerle meşgul olmaktan bu kelimeler kendisine unutturulmuş.

Rabbimiz bizi gafil kullarından eylemesin. Bizi salih kullarını rızıklandırdığı sözlerle, zikirlerle rızıklandırıp kalplerimizi nurlandırsın.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allah’a (cc).
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler