Kategoriler :
Alt Kategori :
2012 Şubat - Tarikata Niçin Girilir?
Tarih : 06.02.2012 10:13:57
Okunma : 1371
Yıl 19 - Sayı 220 - Şubat 2012

Tarikata Niçin Girilir?

Kıymetli kardeşlerim,

Yolumuz tarîk-i âliyye. Bu yola giren hasta, sıhhat bulur; fakir zenginleşir. Bu yol cahilleri âlim, âlimleri ârif, ebrarı mukarreb eyler. Tarikatin neden icap ettiğine dair gönüllerinde itminan yerleşmemiş olan hocaefendiler bize soruyorlar ‘Tarikata niçin girilir?’ diye… Sizlerin arasında da hoca kardeşlerimiz var; hepsine birden cevap olsun diye birkaç cümle edeyim inşallah.

KALBİMİZİ TEDAVİ İÇİN

Üstadımız Sami Efendi Hazretleri, üç tane ana-asıl sebep sayardı bunun için: Birincisi, manevî bir yola girmek, kalp hastalıklarımıza deva olur. Mânâ âleminin kaideleri de madde âlemindekilere benzer. Bedeni hasta olan bir insan nasıl ki yediklerinden tat alamazsa, kalbinde hastalık olan bir insan da namazından, ibadetinden lezzet alamaz, fayda da göremez. Onu doktora, öbürünü de bir mürşid-i kâmile götürüp tedavi ettirmek gerekir.

AHİRET MÜJDESİ İÇİN

İkinci sebep, manevî hayat, ahirete imanlı gitmemizin vesilesidir. Ölüm anında Rabbimiz, mürşid-i kâmilimiz suretinde bir meleğini görevlendirir ve imanımızı almak için uğraşan şeytanı def eder. Nice imansız giden fetva ehli vardır. Tabakat kitaplarında nice kıssalar vardır ki ilmi, pek çok âlimi son nefesinde kurtarmaya kâfi gelmemiştir. Ama bakarsınız, bu yola girmiş, belini gönlünü bu yola bağlamış insanların, ahiretlerinde hayırlı müjdelere eriştikleri dilden dile anlatılır.

KABİR AZABINDAN EMİN OLMAK İÇİN

Üçüncü olarak da, bu yola giren kişi kabir azabından emin olur. Rasulullah Efendimiz (sav), ‘Kabir, ahiret duraklarının ilkidir. Kabirde hesabı iyi verenin akıbeti de iyi olur’ buyurmuştur. Sual melekleri hesaba geldiğinde mürşidimiz araya girer, ‘Durun, der; o benim evladımdır. Rabbi Allah’tır, dini İslâm’dır, peygamberi Muhammed Nebi’dir (sav)…’ diye bizim yerimize cevap verir.

MÜRŞİD-İ KÂMİLDEN BİLMEK

Üstadımız, “Tarikate, dünyada, kabirde, mahşerde cennette başıboş dolaşmamak için girdik” derdi. İlmi olan bu yola zor gelir ama bir kere geldi mi de çabuk ilerler. İlmini amelle süsleyen, amelini ihlâs cilasıyla parlatan, bu yolda ne kadar ilerlese de kendinde bir varlık görmeyip üzerindeki nimeti mürşid-i kâmilinden bilen insan, işin sırrına vakıf olur. Bütün feyiz, üstadlarımızdan gelir. Onlar izin vermeden rabıtadan kopanı bir daha yola getirmek zordur. Zindanları sadece maddi suçlular için sanmayın. Manevi zindanlarda çürüyen kardeşlerimiz de var. Mürşidlerinin onları o zindandan kurtarmak için ödedikleri bedelleri bilseler, alınlarını secdelerden kaldırmazlardı, rabıtaya itiraz edenler… Bağlandığı kapıya nankörlük etmek Allah’ımıza en sevimsiz hallerdendir; Mevlâmız muhafaza buyursun.

Tarikat temeli bunlar
Rabıtayla kalbi dinler

Teslim olup işi anlar
Meyyit gibi olmak lazım

Yolumuzun kıymetini bilmeyi, mürşidlerimize gönülden teslim olup muhabbetlerini hiçbir dünya malına değişmemeyi Allahü Teâlâ hepimize nasip etsin.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allah’a.


Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler