Kategoriler :
Alt Kategori :
2011 Aralık - Rabıta Letafilerin İlacıdır
Tarih : 12.12.2011 10:02:10
Okunma : 1497
Yıl 19 - Sayı 218 - Aralık 2011

Rabıta Letafilerin İlacıdır

Taharet iyi olmayınca zikirden lezzet gelmez. Taharet tam oldu mu, efendini de dizinin dibinde bildin mi, “Allah, Allah” derken o gafl et halleri gider, kalp düzelir biiznillah. Zikir sırasında gözler yumulu olur. Açık olursa havâtır da o nisbette çoğalır. Gözün yumulursa kalp olduğu yerde kalır, sağa sola dağılmaz. Bismillahirrahmanirrahim deyip silsileyi okuyup ruhları için Fatiha gönderdikten sonra 111 defa “Estağfi rullah, estağfi rullah, estağfi rullah” diyeceğiz. Kanaatiniz olsun tesbihi elime alıp istiğfara başladığımda günahlarım gözüme Kaf Dağı gibi gözüküyor. “Huzuruna bu günahla varırsam nasıl varacağım Ya Rabbi” diye düşüneceğim. Üzerimize bir tükürük bulaşsa insanın içine nasıl çıkarım, diye düşünürüz. Benim bu günah pisliklerim üzerimde kirli bir elbise gibi dururken Allah’ın huzuruna bununla varılırsam, halim ne olur, diye diye 111 defa “Estağfi rullah” çekene kadar böyle perişan bir hal gelecek üzerine. Böyle okunursa evrad çok tesir yapar biiznillah.

Yoksa atması benden değmesi senden olur. İnsanları incitme sıfatı üzerinizde kalırsa ne istiğfarınız samimi olur, ne ahlâkınız düzelir. Yılan, akrep sıfatından kurtulamayız maazallah. Yarın bu sıfatla mahşer yerinde bulunduğumda halim ne olur, diye gözden yaşlar dökeceğim. Mahşer yerinde amel listeleri kar taneleri gibi yağıyor. Kimisinin sağından veriliyor, mü’minse. Kimisinin solundan veriliyor, cehennemlik olmuş. Kimisinin de sırtından vurulup döşünden çıkıyor, kâfi r yazıyor çünkü istede. Benim acaba hangi taraftan gelecek defterim ya Rabbi? Kalabalık içinde çiğnene ezile mizan-ı adaletin başına geliyorum. Günahım bir tarafa koyulmuş, sevabım bir tarafa. Ya Rabbi ben bunu da bilemiyorum. Acaba günahım mı ağır gelecek, sevabım mı ağır gelecek? Beklerken öyle bütün âlemin içinde annem hazır, babam hazır, ulemalar hazır, melekler hazır, peygamberler hazır, Allahımız hazır, nazır. Bu huzurda yerlere geçerim ben, ne yapayım ya Rabbi, diyeceğim. Orada da bir müddet durduktan sonra “İnsan iki fırkaya ayrılır. Bir fırkası Muhammed aleyhisselamın, bir fırka da şeytanın fırkası olur.” (Şura 42/7) Acaba ben bu fırkanın hangisinden olurum ya Rabbi? Beni insan fırkasına mı ayırırlar; cennet fırkasından Muhammed Mustafa fırkasına mı? Derin derin düşünürken “Biiznillahi yetiş ya Rasulullah” dediğimde “Şefaatım sana” denilecek. Ondan sonra ruhaniyet-i evliyaullahı, kutb-u cihanın ruhaniyetini 33 pîri, 34 pîri, kutb-u cihanlarını Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi vesellemin şöyle üç adım kadar gerisinde oturmuş gibi düşüneceğim.

Hacı Sami Sultan da şöyle önüne oturmuş gibi. Sağından Sıddık-ı Azam başlamış. Sonra Selman-ı Farisî, Caferi Sadık, Şah-ı Nakşibendi böyle çevrili bu hep silsilesini okuduğumuz. Hacı Esad Efendimiz bildiriyor bunları. “Yarım ay şeklinde görüyoruz” diyor. Ondan sonra ya Rabbiiii, diyor, Feyz-i İlahiyyeni Muhammed Mustafa’ya (s.a.v) dök ya Rabbi. Ondan sonra Sıddık-ı Azamın kalbine geliyor. Sonra geçiyor Selman-ı Farisî’ye. 33 pîri dolanarak Hacı Esad Efendimizden de Kutbu Cihanımızın kalbine dökülüyor. Efendimizi dünya kadar, kalbinizi de o dünyanın yarısı kadar geniş tutun. Efendimiz der ki, “Rabıta, yarım saat, kırk beş dakika bir saat ne kadar tutabilirsen o kadar fayda vardır. Çünkü bu dersimizin içinde en fazla lezzet alacağınız yer rabıta.” Muhammed Masum Hazretleri diyor ki, “Letâifl erin üzerinde en tesirli rabıtadır. Kutb-u cihanın rabıtayla gelen tazyikli bir ateşi olduğundan kalbi, sırrı, hafayı, ahfayı, nefsi, zikri küllü, zikri sultanı tamamlayıveriyor.” Babam 5 günde geçmiş, Hacı Hüseyin Efendi Hocamız beş saatte geçmiş tüm letâifi . Her hafta geçen var; senede bir tanesini geçemeyen var. İştahsız çalıştığınızdan olmuyor. Üstadların tarifi böyle, rabıtası da böyle. Mevlamız himmetlerinden ayırmasın.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler