Kategoriler :
Alt Kategori :
2008 Aralık - Dünya Muhabbeti Olan Kalbe Tecelli Olmaz
Tarih : 20.10.2011 07:52:39
Okunma : 1089
Yıl 16 - Sayı 182 - Aralık 2008

Dünya Muhabbeti Olan Kalbe Tecelli Olmaz

Kıymetli kardeşlerim,

Üstaz-ı Azam Hacı Esad-ı Erbili kuddise sırrahül-aziz efendimiz, 'Ölüm tefekkürünüz iyi olmazsa rabıtayı tutturmanıza imkan yok. Rabıta olmazsa da tarikattan hiç faide göremezsiniz' buyururlarmış sohbetlerinde. Dersinizin rükn-i a'zamı, yarısından çoğu rabıta olmalı ki feyiz alabilesiniz. Rabıta yalnız ders esnasında olmaz. Gittiğiniz, vardığınız, durduğunuz her yerde rabıtalı olunması edebdendir. Bir vakit sultan annemiz, Ayşe annemiz durmadan ağlıyor. Ben de hallerine vakıf oluyorum. Belki kırk gün böyle ağladı. Nihayet bir gün babam: 'Ayşe ne diye bu kadar ağlayıp beni de üzüyorsun' deyince, 'Hazretimiz gözümün önünden hiç gitmiyor. Hacı Esad-ı Erbili Efendimizi böyle açıktan görüyorum. Beşeriyet iktizası hallerimden dolayı da haya ediyorum' deyince; pederim 'O ancak abdestli, namazlı seccadenin üzerinde iken görünür, sair yerde nazar buyurmaz' dedi. Böyle üstazlarını açıktan görene kadar rabıta ederlerdi onlar.

Şimdi diyeceksiniz ki efendim biz bu rabıtayı niye tutturamıyoruz? Rabıta için önce kalbten masivanın, dünya muhabbetinin çıkması lazım. 'Küllü nefsin zâikatü'l- mevt' (Ankebut, 29/57) Her nefis sahibi ölümü tadacak. Bir gün eve geleceğiz, serilip kalacağız. İsmimizi çağıracaklar, cevap veremeyeceğiz. Bakacaklar ki sedamız kesilmiş.. Gözlerimizin feri çekilmiş.. Mevt-i muhakkakın pençe-yi bi-emanına. mağlup ve bikümle maldan ve evlattan ayrılarak yalınız bir kefen ile azm-i dâr-ı ahirette bulunacağını düşünmelidir insan. Bu hâli böylece düşünmedikten sonra dünya muhabbeti illetine çare bulamayız. Dünya muhabbeti olan kalbe tecelli olmaz.

Üzerimize gaflet bastırmış; hiç ölmeyeceğiz sanıyoruz. Ama ölüm muhakkak bir hakikat. Kaçışı yok. Emansız pençesine takılacaksın Azrail aleyhisselamın. Cenab-ı Hak, 366 melaikeye emrediyor. Damarların sayısınca. 'Tırnaklarından tutun o damarları

sığayın yukarıya. Ta boğaza gelinceye kadar.'. 'Dizlerim kırıldı, bel kemiğim kırılıyor...' diye bağırmaya başlarmış insan. Bütün azalar birbirleriyle vedalaşırmış. Derlermiş ki: 'Senin yardımınla yürüdüm; Ben de senin yardımınla yürüdüm. İkimiz bir olmazsak yürüyemezdik hakkını helal et. Elveda... Şimdiden sonra yeryüzünde gezmek bize nasip olmaz gayri..'

Hizmetçileri vazifeyi tamam edip can boğaza geldi mi Azrail a.s. kumandan vazifeyi devr alırmış... Şeytan hiç durmadan fırsat kolluyor bu arada. 'İmanını alayım' diye. Buzlu sular gösteriyor, annen suretinde geliyor, baban suretinde geliyor. 'İmanını ver de su vereyim' diyor. Kimisi imanını veriyor suyu alıyor. Su değilmiş meğer. Gayya kuyusunun sularındanmış.

Böyle gidilecek bu dünyadan hep kardeşlerim. İsterseniz iyice düşünelim. İsterseniz aman ölürsek ölürüz ne olacak. İman nasip olur mu orada? Kabirde suallere cevap vermek nasip olur mu acaba? Suretimiz nesholur mu? Tahir Hocamızı dinlemeye gittim, söz vermiştim gelirim diye.. Hacı Efendi ağlamaya başladı, hüngür hüngür. Cemaat ağladı. Biz ağlıyoruz., 'iman-ı kamille gidebilecek miyiz' diye..Ölümü düşünmese ıslah olur mu insan? Mürşid-i kamil olmasa irşad olur mu? Benim bağı m, benim bahçem, benim evim, benim tarlam, benim param, oğlum, kızım dedin mi olmaz; evlatlar 'bana ne kadar mal düşer' deyip malını düşünür, canını düşünmez. Bu kıyılmaz malların, evlatların esaretinden kurtulup yalnız bir kefen ile ahirete varacağımızı derin derin düşünmeliyiz. Böyle düşünmediğimiz için tarikatte yol alamıyoruz, yerimizde sayıyoruz..

Allah Taalâ cümlemize ahiretini hesap eden bir akl-ı selim nasib etsin. Bizlere üstad-ı kiram hazeratının rabıtası ve muhabbetinin kıymetlerini bilmeyi ve hakkıyla istifade etmeyi kolaylaştırsın inşallah.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh'a.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler