Kategoriler :
Alt Kategori :
2007 Kasım - Kâmil Mürşid
Tarih : 19.10.2011 16:17:14
Okunma : 1261
Yıl 15 - Sayı 169 - Kasım 2007

Kâmil Mürşid
 
Kıymetli Kardeşlerim!

Bu sohbetimizde sizlere kâmil mürşidin vasfından kısaca bahsedeceğim. Bir kâmil mürşide varmadan akıl ve ruh asla kemâle ermez. Fakat burada ince nokta şudur: Mürşid hakkıyla kâmil olmalıdır.

Bir mürşid-i kâmilin elinin emeğini yemesi çok önemlidir. Üstadımız, seksen yaşına gelinceye kadar elin kâtipliğini yaparak rızkını kazandı. Hâlbuki hiç kimseye muhtaç değildi. Çalışmaya ihtiyacı yoktu. Ama insanlara örnek olmak için bu peygamber sünnetini yerine getirdi. Allah da ona edebe riayetinin derecesine göre sayısız faziletler vermişti.

Adana'da vâizdim. Efendimizin bir kardeşi vardı: Ferit Efendi. 'Bana ağabeyinizin faziletlerinden haber verin' dedim. 'Teberrüken biliyorum, her yerde söyletmeyin; sırrımız fâş olmasın' dedi ve anlattı:

Bir bayram vakti Babam Müctebâ Efendi her birimize bir koç aldı, kurban keseceğiz. Kınaladık, hazırladık şeriata göre. Ağabeyim benden 2-3 yaş büyük, o 17-18 yaşlarında ben de 15 yaşlarındayım. Herkes kendi koçunu keserse daha büyük sevaba nail olur, diye öğrettiler bize. Günahlarımıza kefaret olsun diye herkesin kendisinin kesmesi lâzım kurbanını. Günahım çok diye intihar etsen büyük günah ama kurban kesmen büyük sevap. 'Bu malı kendi nefsimin yerine feda ediyorum. Senin rızan için Yâ Rabbi' diyerek kesmek daha faziletli yavrum' diye babam bize haber verdi. Çukurları kazdık, herkes koçlarını getirmeye gidecek. Bir de baktık ağabeyimin koçu kuyruğunu sallaya sallaya geliyor. Geldi, boylu boyunca yatıp boynunu kendiliğinden uzatıverdi. Ağabeyim daha o zaman tarikatta falan değil...

Annem anlatıyor: Yediğinde bir şüphe olursa istifra edene kadar karnı sızlarmış. Annesinin karnında iken bile şüpheli rızkı istemezmiş. isifra ederdim, su içerdim, öylece karnımı arıtırdım sızlama o zaman dururdu, diyor, annem.

Efendimizden bahsedildiğinde hayran olmamak elde değil. Kırk beş senedir görürüm, her birinde ayrı görürüm. Rabbim himmetinden ayırmasın.

Bir Erbil kardeşimiz vardı. Sohbetlerde sık sık Üstadımızdan konuşalım, derdi. Çok âşıktı Üstadımıza. 'Başka menakıb konuşmayalım, yalnız Üstadımızdan konuşalım!' derdi. Kabri pür nur olsun. Efendimizin de Hacı Es'ad Efendimizin de üzerlerimizdeki himmeti çok büyüktür. Bugün turûk-ı aliyyede bizler böyle rahat rahat yol alabiliyorsak bunu mürşid-i kâmillerimizin büyüklüğüne, kemâlâtına, cehd ü gayretlerine ve Mevlâ'mızın onlar üzerindeki rahmetine borçluyuz. Hazret-i Allâh hakkıyla kıymetlerini bilip lâyık evlâd olmak nasip etsin inşallah.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh'a!
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler