Kategoriler :
Alt Kategori :
2006 Şubat - Düşmeyin Evladım, Gayret Edin
Tarih : 19.10.2011 15:44:38
Okunma : 1265
Yıl 13 - Sayı 148 - Şubat 2006

Düşmeyin Evladım, Gayret Edin

Kıymetli Kardeşlerim...

Bütün üstadlarımız yaşıyor olsalar da, âhirete gitseler de bizimle beraberdirler.

Bunda müşkil bir taraf yok. Şimdiki hayatlarında, kınındaki kılıç gibidirler, irtihal ettiklerinde ise, kınından çıkmış kılıç gibi daha tesirlidirler. Yeter ki bizler arılayabilelim.

Babam, Es'ad Efendimiz (k.s.)'e, Efendim! Size nasıl rabıta yapayım. Sizi, yanıma mı getireyim, yoksa yanınıza mı geleyim. Önüme mi getireyim, yoksa kalp çanağımı mı açayım da füyuzat-ı ilahiyye dökülsün.' diye soruyor. Efendimiz (k.s.), 'Mustafa Efendi! Bırak bunları. Kutb-u cihan, şarktan doğan güneşe benzer. Şarktan doğan güneş, pencerelerde, nasıl yağmur olduğu halde görünüyorsa onlar da öylece her kalpte doğar.' buyuruyor. Mevlâ (c.c.), bizlere, efendilerimizi anlayabilmeyi nasip buyursun.

Onların büyüklüklerine işaret etmesi bakımından Es'ad Efendimiz (k.s.)'in başından geçen bir hadiseyi nakledeyim sizlere:

Es'ad Efendimiz (k.s.) bir Allah (c.c.) dostu ile biraraya geliyor, aralarında tasarruf hâli vaki oluyor. Hangisinin mânen daha yüksek olduğu ortaya çıkacak. Esad Erbili (k.s.), Kutbu'l-Azam, yarım milyon müridi var. Diğeri de yine bir mürşid-

i kâmil. O iki Allah (c.c.) dostu murakabeye başlıyorlar. Mânâ âleminde mahşer kuruluyor. Diğer şeyh, bütün ihvanını, 'Düşmeyin evladım, gayret edin.' diyerek, koruyup-gözeterek götürüyor. Es'ad Efendimiz (k.s.), böyle bir çaba içine girmeden yalnız kendisi geçiveriyor. Bakın tek başına gidiyor. Gözler yumulu. Birbirlerini tasarruf altına almaya çalışıyorlar. Diğer şeyh, bütün evlatlarını almış sıratın diğer tarafına geçirmiş, Es'ad Efendimiz (k.s.) yalnız olarak geçmiş. Efendimiz'e 'Bak yalnız geldin, çok şükür ben bütün evladımı getirdim.' deyince Es'ad Efendimiz (k.s.), cübbesini silkeliyor, yarım milyon müridi, teker teker dökülüyor. Bu kez Es'ad Efendimiz (k.s.) diğer şeyhe, 'Eziyet ettin kendine, öyle tuta tuta getirdin.' o zaman, Es'ad Efendimiz (k.s.)'in büyüklüğü diğer şeyh tarafından da anlaşılıyor. Babam Şeyh Mustafa Efendi (k.s.),

Şemailin vasfedersen rabıta güzel olur. Aksakallı anber yüzlü aya benzer mürşidim.

diye muhabbetini beyitlerinde ifade ederdi.

Es'ad Efendimiz (k.s.), Meclis-i Meşayih Reisi olmuş, nâmı her tarafı tutmuş büyük bir mürşid-î kâmildi. Öyle ki, İstanbul'da şeyh efendiler, Efendimiz (k.s.)'in kapısına gelmişler, eline kapanmışlar, 'Ne olursun beni de, bütün müridanımı da evlatlığa kabul et.' demişlerdir.

Tasarruf altına alındı mı böyle olur. Benim de başımdan böyle bir tasarruf altına alınma hali geçmişti. Suyun yüzünde bir ağaç parçası gibi kaldım. İlim yok, irfan yok, kelime yok. Kendimden olan hiçbir şeyi hissetmedim. Bir sohbet esnasında idi, perdenin gerisinde Atasayar'ın annesi dinlermiş, meğer o bizi tasarruf altına almış. O yüzden, biz konuştuğumuzda hiç iftihar duymayız. İftihar duyacak halleri hemen elimizden alıveriyorlar.

Dört, yolda ricâlü'l-gaybden Mehmet Baba vardı. O, İstanbul'a, Es'ad Efendimiz (k.s.)'in yanına gittiğinde, ona, 'Efendim! Ya'kub isminde bir kardeşim vardı. Seferberlikte kayboldu. Sağ mıdır acaba, hayatını kaybetmiş midir, durumunu bir bilsek.' diyor. Es'ad Efendimiz (k.s.), gözlerini yumuyor, 'Mehmet Efendi! Yaşayan insanların hepsine baktım, Yakub'u onların içinde aradım, yok. İrtihal edenlere seslendim, şehit olmuş. Allah rahmet etsin.' diyor. Efendilerimizin kıymeti çok âlî, tasarrufları çok geniş.

Şefaatlerine mazharet Ya Rabbi! Yollarından ayırma ya Rabbi!

Ve'l-hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler