Kategoriler :
Alt Kategori :
2007 Aralık - Hak Yolunun Sırlıları
Tarih : 19.10.2011 13:52:24
Okunma : 1234
Yıl 15 - Sayı 170 - Aralık 2007

Hak Yolunun Sırlıları

Ebu Hafs-ı Haddadi kuddise sırrahul aziz Efendimizi bilirsiniz. Tezkiretül-Evliya'da zikri ve menakıbı geçer. Haddâd, demirci demektir.

Bayezid Bistami (k.s.) anlatıyor: 'Murakabeye vardım, asrın kutupluğu kime verilecek diye murakabe ettim. Yetmiş bin evliya vardı. Bunların içinden kendi rızkına çalışan bir demirciye verildiğini gördüm' Gidiyor o zatı bulmaya. Ümmiymiş bu zat. Bakıyor ki kendi hâlinde demirci ustası ağlayarak körük çalıyor, çırakları da demiri dövüyor. 'Esselamu aleykum' diyor. 'Ve aleykumusselam dostum' diyor, Demirci. 'Niye ağlıyorsun böyle.' diye soruyor. Demirci diyor ki: 'Benim ağıdım dinmez; derdim var benim.' ' Allah aşkına derdini söyle.' diyor . Bistami Hazretleri. Daha 'Sen kutup oldun' demiyor. Kendinin hiç haberi yok asrın kutbu olduğundan. 'Uç gündür bana bir hâl oldu' diye anlatıyor Demirci. 'Bütün ümmet-i Muhammed'in (s.a.v.) yerine beni yak da onları yakma ya Rabbi diyorum. Bu duam kabul olur mu olmaz mı bilemediğimden ağlıyorum.' Bu söz üzerine Bayezid-i Bistami Hazretleri de ağlamaya başlıyor. Allah o zâtı kalb-i Muhammedi üzere yaratmış kardeşlerim. Makamından haberi yok ama hâli böyle. Rabbi. Cehenneme ümmet-i Muhammed'den (s.a.v.) kimse girmesin, yalnız ben gireyim.' diye dua ediyor. Onun imanı nasıl bütün insanlardan ağır gelirse. Ebu Hafs-ı Haddadi Hazretlerinin de öyle. Bistami (k.s.) 'Üç gündür size kutbul-asırlık verildi. Siz şimdi kutbul-aktâbsınız. Allâh Taalâ sizi yetmiş bin evliyanın içinden seçti. Çocuklarınızın rızkını helâlindan kazandığınız için Allah size bahşettti bunu.' diyor ve ne cevap vereceğini bekliyor. 'Rasulullah'a ümmi olarak peygamberlik vermişti, bu fakire de ümmi olarak yoksa kutupluk mu verdi.' diyor.

Bayezid'i (k.s.) karşısına oturtturuyor. 'Oğlum' diyor, 'Ben ümmiyim; sana namaz surelerini okuyayım, noksanım olursa söyle' Sonrasını şöyle naklediyor Hazret: 'Elemtere'den başlayıp okuyor, noksanı çıkarsa söylüyorum. Tamam olduğunda kalben bir müracaat ettim. 'Ey Ebu Hafsı Haddadi, ben senin zahiri noksanın varsa dinledim bir şey çıktıysa söyledim. Sen de beni manevi olarak okut, kurbanın olayım' dedim. Boynumu eğdim. Vallahi iki dakika eğdirdi; kırk senede tahsil edemeyeceğim ilim geçti bana.' Böyle anlatıyor Bayezid-i Bistami Hazretleri ve diyor ki: 'Bildim ki sırr-ı kutbiyyet başka bir mânâdır. Ne kesret-i ilim ile olur ne kesret-i amel ile olur.'

İlim ile amel ile kimse mağrur olmasın. Kutbiyyet hâli başka olur. Ancak alanlar bilir onun tadını. Tatmayan ne bilsin. Allah cümlemize bildirsin. Rızasını buldursun inşaallah.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh'a
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler