Kategoriler :
Alt Kategori :
2009 Aralık - Muhabbete Talip Olmak
Tarih : 18.10.2011 10:38:05
Okunma : 1137
Yıl 17 - Sayı 194 - Aralık 2009

Muhabbete Talip Olmak

Değerli kardeşlerim.

Takva konusuna sahabe-i kiram hazeratından örneklerle devam edeceğim inşaallah. Ömer İbnul-Hattab (r.a) Efendimiz Allahü Teâlâ Hazretlerinden en çok korkanlardandı. İttikası vardı, mehafetullaha mazhar-dı. Bazen Kur'ân-ı Azim'in âyetleri okunur, dinleyince havfinden bayılır günlerce hasta kalırdı. Kendisine hasta ziyaretinde bulunurlardı. Hatta bir gün kalbini istila eden bir haşyet üzerine Allah korkusu üzerine eline yerden bir saman çöpü alarak, 'Keşke ben böyle bir çöp olaydım. Keşke ben mevcut bir şey olmasaydım. Keşke ben'Nesyen mensiyye' (Meryem, 19/23) olaydım. Unutulmuş, gitmiş olaydım. Düşük çocuk gibi düşmüş olaydım. Keşke validem beni hiç doğurmayaydı, hiç anadan doğmuş bir şey olmasaydım' demişti. Halbuki kendisi cennet ile tebşir (müjdelenmişti) olunmuştu. Hz. Ömer bu kadar kor-karsa, biz ne kadar Allah'tan korkmalıyız, hesap edin. Niye korkmuyoruz?. Kalbimizin üstü kabuk bağlamış. Günah üstüne günah, günah üstüne günah, günah üstüne günah... Tesir etmiyor. Ehl-i dünyanın yağlı lokmalarını avâm-ı nasın bankalı, faizli ekmeğini yediğimiz için, vaazın tesiri olmuyor. Ha duymuşuz, ha duymamışız farketmiyor. 'Ya eyyühellezine amenüttegullah' âyeti kerimesinde evvela takva ile emrediyor ki, bu menhiyatı terketmek olduğundan tahliye mesabesindedir, temizlenme mesabesindedir. Sonra da'vebteğu ileyhil vesileti'buyruluyor; bu da tahiyye hükmündedir. Zengin olmak istiyorsan, ziraat yapacaksın, dükkan açacaksın, vesair bir sanata başlayacaksın; yoksa vesilesiz para insana gelmez. Aynı bunun gibi Ruyetullah, Cemalullah hazinesine ulaşmak için de'vesile'lere tutunacaksın.

TARİKATİN İKİ ESASI

Tarikat iki şeyden ibarettir: Birisi şeyh-i kâmile muhabbet, birisi sünnete ittiba. Şeyh-i kâmile ne kadar muhabbetin varsa o kadar feyiz alırsın. Muhabbetin ne kadar azaldıysa feyzin de öyle kesilir. Kardeşimizin birisi Hacı Esad Efendi'nin meclisinde oturuyormuş. Gözünü yumuyor. Kalbine biraz feyzin damladığını görüyor. Gözünü bir daha yumuyor. Yanında-kinin kalbine bir ağızlık su döküldüğünü görüyor. Daha sağ tarafındaki halifelere bakıyor. Fabrikaya dökülen su gibi gür, gür, gür, su geliyor. Yanındakiler ayrılınca Es'ad Efendimiz buyuruyor ki: 'Mehmet Efendi! Bugün keşfiniz açıldı, feyzin ihvana nasıl dağıldığını gördün. Senin kalbine varan feyiz, azıcık damlıyor. Diğerlerinin ise oluk oluk. Çünkü muhabbetin o kadar oğlum.' Muhabbet ne kadar çok olursa, feyiz de o kadar çok olur. Halidiye Risalesi'nde tafsilâtla anlatılır. Feyiz almak için üç şey lâzım: İhlâs, edep bir de şeyh-i kâmile muhabbet. İhlâs olmazsa tadı olmaz. Edepsiz olursa insan zaten feyiz gelmez. Sonra da şeyhi kâmile muhabbet. Fakat muhabbet, şey'-i vahiddir, olmazsa olmazdır. Şeyh-i kâmile muhabbet edenin zaten ihlâsı bozulmaz. Edebi de bozulmaz. Bir gün bizim Hasan Hoca, 'muhabbet zorlanır mı?', diye sordu. 'Zorlanır Tabîî', dedim. Nasıl zorlanır? Rabıta yaparken muhabbet menbaı kendiliğinden patlar, muhabbet çoğalır.'Rabıtasız muhabbet olmaz. İllâ onunla olur öyle mi efendim?' dedi. 'Evet' dedim, 'Rabıtasız muhabbet olmaz!' Olsa da durmaz. Vesile, Allah'ın ârif kullarının sohbetinden istifadeden ibarettir. Arifan-ı İlâhinin sohbeti, iksir-i âzamdır. Asıl tesir eden de budur. Nefis ancak bu mecliste uyanır. İlim için Kur'ân kâfidir. Fakat nefsin ıslâhı mürşid-i kâmil vesilesine tutunmadan elde edilmez. Cenab-ı Hak cümlemizi mürşid-i kâmillerin iksir-i âzam olan sohbetlerinden mahrum bırakmasın, hakkıyla müstefid kılsın.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh'a.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler