Kategoriler :
Alt Kategori :
2005 Kasım - Hû Deyince Çiğer Kokusu Yayılırdı
Tarih : 18.10.2011 10:21:35
Okunma : 1191
Yıl 13 - Sayı 145 - Kasım 2005

Hû Deyince Çiğer Kokusu Yayılırdı
 

 

Cemaat birlik, beraberlik, rahmettir. Tefrika, ayrılık ise azabtır. Onun için daima bir araya gelelim. Allah birlikten ayırmasın, çünkü bizi Rasûlullah (s.a.v.) bir araya getirdi, biriktirdi, böyle cemaat etti. Üstadlarımız da O (s.a.v.)'nun yardımcısı oldular, onlar da bizi birleştirdiler elhamdülillah.

Sahabe Efendilerimizin hayatlarını iyi gözden geçirelim, Müslüman'ların bu hale kolay gelmediğini görelim. Birliğimizi, beraberliğimizi bozacak davranışlardan şiddetle uzak duralım.

Hz. Ebûbekir (r.a.), Hicret'te, bir önden gidiyor, bir arkada kalıyor. Efendimiz (s.a.v.), soruyor:

-    'Ne oluyor ya Sıddık! Bir öne geçiyorsun bir arkaya gidip geliyorsun.' Hz. Ebûbekir (r.a.):

-    'Ya Rasûlallah! Önden, hayvanlar gelir parçalar diye, arkadan kâfirler gelir diye korkuyorum. Bir darbe olursa, ilk kılıç bana gelsin istiyorum. Sana yeter ki bir şey olmasın.'

Böyle teslim olacaksın şeyhine de, o zaman füyuzat-ı İlâhi akacak.

Medine devrinde Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ebûbekir (r.a.)'e şöyle buyuruyor:

-    Ya Sıddık! Halk senden şikayet ediyor.

-    Neden Ya Rasûlallah!

-    Ciğer doğrayıp, kaynatıp, pişirip yiyormuşsun da başkalarına yedirmiyormuşsun! Komşu hakkını bilmez misin? Üzerinde, dört cihetinden kırk komşunun hakkı var.

-    Ya Rasûlallah! Yemine hacet yok. İki aydan beri evimde ateş yanmaz. Sırf hurma yiyoruz. Ben nerden ciğer kaynatmışım da yemişim.

Cibril-i Emin: 'Allah korkusundan Sıddık'ın ciğerleri büryan oldu. Siz, o kokuyu duyuyorsunuz, yoksa dışardan bir et, ciğer kokmuş değil.' diyor.

'Hû deyince ciğer kokusu yayılırdı.'

Hz. Ömer (r.a.), -Şefaatine nail et ya Rabbi!- sabah namazına giderken Ebu'l-Lü'lü denilen bir kafir tarafından, karnı yarılarak şehit oldu. Cerrahlar yarasını dağladılar. Hz. Ömer:

-Ben öğle namazını kılacağım diyor, doktorlar,

- Ya Ömer! Yerinden hiç kıpırdama, yaran derin, vaziyetin bozulacak, diyorlar. Hz. Ömer (r.a.),

- Bir namaza bin tane Ömer kurban olsun. Namaz için ölecek-mişim, ne olur, diyor.

Hz. Osman (r.a.)'ın başına, ciğerlerin dayanamayacağı bir hadise geldi. Hz. Ali (r.a.), Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in torunları

Hz. Hasanve Hüseyin (r.anhüma)'i, muhafaza etsinler diye onun yanına gönderdi. Hz. Osman (r.a.), 'Yavrular! Beklemeyin. Ben, Rasûlullah (s.a.v.)'ı gördüm. İftarı beraber açalım, buyurdu.' diyor. Bu söz üzerine, pencereden atladılar, çıktılar. 'Allah sana yeter. O işitendir, bilendir.' âyetinin üzerine kanını akıttılar. Öylece şehit oldu.

Hz. Ali'yi deve boğazlar gibi boğazladılar. Hz. Hasan Efendimiz (r.a.)'i zehirlediler.

Hz. Hüseyin Efendimiz (r.a.)'in şehadeti içimizi yakıyor. 'Siz İslam'ız diyorsunuz da bize muhalif oluyorsunuz. Rasûlallah (s.a.v.)'ı, babamı unuttunuz mu?' diyor da, o hainler, 'Yapacağız, öldüreceğiz.' diyorlar.

Hz. Hüseyin Efendimiz, kendisini şehit edenlere hitaben, 'Bir içim su verin de hakkım helal olsun' diyerek gideyim. Yarın mahşerde rüsvay olmayın.' diyor. Mübarek topuğunu yere vurunca su fışkırmaya başlıyor. Ama, 'Muhammed (s.a.v.) ümmetine şefaat edeyim diye, onu da içmeyeceğim.' diyor. Öylece şehit oldu gitti.

Onların yolundan gitmek istiyoruz, hiç eza cefa çekmeyelim mi diyoruz.

Mevlâ (c.c.), onları anlamayı bize nasip buyursun.

Ve'l-hamdü lillâhi Rabbi'l-Âlemîn.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler