Kategoriler :
Alt Kategori :
2009 Eylül - Mihniyeti Kendiye Zevk Etmedir Âlemde Hüner
Tarih : 18.10.2011 10:09:24
Okunma : 1292
Yıl 16 - Sayı 191 - Eylül 2009


Mihniyeti Kendiye Zevk Etmedir Âlemde Hüner


Değerli kardeşlerim,

Lokman as.'ın nebilerden öğrendiği sekiz esaslı tavsiyeyi bitireceğim inşaallah: Birincisi namazda kalbi muhafaza ikincisi, başkasının evindeyken gözü muhafaza etmek idi. Üçüncüsü ise, İnsanların ara-sındaysan dilini muhafaza etmek. Diline sahip olacaksın. Filan parti şöyledir, filan parti böyledir, filan şöyle etmedi mi.. Şurada kaç tane onlardan adam var, kim bilir.. Bunların hepsi malayaniye girer; boş sözdür, gaflet getirir. Dilini insanların yanında muhafaza edeceksin. Müminin silahı, 'hasbinallahu ve ni'mel-vekîl' ile' la havle vela kuvvete illa billah'tır. 'Allâh' diye sudan sebeplerle birbiriyle çekişmek yakışır mı? Efendimiz lisanından duydum. 'Ya Rabbî! Bana hakaret edenleri veli derecesine çıkarmayınca öldürme' diye dua ediyor. Bize inkisar yakışmaz. Dua yakışır. 'La havle vela kuvvete...'yakışır. 'Hasbinallahu ve ni'mel-vekil'yakı-şır. Allah'ın gayretine dokunmamak için boyun bükmek yakışır. Siyaset sebebiyle gayretullaha dokunacak iş çoğaldı. Boynumuzu büküp sabredelim. Bizim Allah'ımız var. Gözümüzden dökülen yaşı gören Allah'ımız var. 'Allâh' deyip geçin!
İnsanlar arasındayken dilimizi muhafaza etmeye bağlı Allâhımızın rahmeti, mağfireti. Dördüncü, sofradaysanız, büyük insanlarla yemek yiyorsanız elinize, boğazınıza sahip olun. Edeple yiyin. Lokmanızı edeple alın. Kaşığınızı çok doldurmayın, lokmanızı küçük alın. Böyle edebe riayetle yiyin. Beşinci ve altıncı: iki şeyi daima hatırlayın: Birisi 'Allah' c.c. Allah, hatırınızda dursun. Daima dursun. Durduramıyorum Murakabeye varmayı gözeteceksin. 'Ve nahnu akrabu ileyhi min habli'l-verid'Kaf: 50/16 derecen Kalb, 'taklîb' mas-darındandır. 'Taklib' dönücü. Kalb, sağa sola vesveseye çok döndüğü için kalb denmiştir.. Mutmaine olmayınca huzuru daim olmaz. Allah'ı unutmayın. Bir de ölümünüzü unutmayın. Ölüm hatırda dursun. Şuradan çıkıp çıkamayacağımız belli değil. İyi yerlerde, sohbet meclislerinde, muhabbet ile ölelim. Yaşadığın gibi ölüröldüğün gibi kalkar haşr olunursun. Kimlerle seviştinse 'yuhşerul mer'u me'a men ehabbe' onlarla haşr u cem olursun; Cenneti a'la yerin olur inşallah. Niye kahvede olalım, gazinoda, kumarhanede olalım, bey-namazlıkta gıybette olalım, niye

iftirada, niye nemmanlıkta niye partiler peşinde olalım can verdiğimizde. Bu hâlde iken huzura ne yüzle varırız.

Yedi ve sekizinci: iki şeyi de unutun!. Unut gitsin. Neyi unutayım? Başkalarına yaptığın ihsanı unut. Bir adama iyilik yaptığın an ondan sana kötülük gelecek mutlaka. Bir yerden büyük bir fenalık geliyor. Peygamberimize dediler ki: 'Filanca kişi senin kötülüğünü istiyor' 'Ondan zarar gelmez. Çünkü ben ona iyilik etmedim' buyuruyorlar s.a.v. Hikmetini soruyorlar bunun. Rasulullah sa.v. buyuruyor ki: 'İyiliği benim rızam için mi yapmış yoksa o adamın için mi yapmış o kulumu imtihan ediyorum. O iyiliği benim için yaptıysa başına kakmayacak. Kırk sene iyilik etse de bir kerecik başına kaksa, kırk senelik ameli külliyen mahvoluyor. Çünkü Allah için olmamış oluyor. Kul için yapılmış oluyor. 'İnsanoğlu hilebazdır kimse bilmez fendini /Her kime iyilik edersen sakın ondan kendini.'

Başka neyi unutayım: Başkalarının sana yaptığı kötülüğü de unut gitsin.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh'a
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler