Kategoriler :
Alt Kategori :
2009 Nisan - ALLAH (c.c) Çorak Toprağa Tohum Attırmaz
Tarih : 18.10.2011 09:51:02
Okunma : 1172
Yıl 16 - Sayı 186 - Nisan 2009

ALLAH (c.c) Çorak Toprağa Tohum Attırmaz

Değerli kardeşlerim,

Rabb-i zülcelâlimize ne kadar şükr etsek yine de üzerimizdeki nimetlerinin hakkını ödeyemeyiz. Bizi yoktan var edişi, varlığından haberdar edişi, Habibi Hz. Muhammed'e (s.a.v.) ümmet kılışı, Kur'ân-ı Hakim'in nurunu üzerimize gölge edişi ve dostlarına da kardeş olma sevgisini bahşedişi, nimet içinde nimettir. Hak dostlarıyla irtibatın en kâmil şekli 'rabıta'dır. Rabıta, mürşidimiz vasıtasıyla Rabbimizle konuşmaktır.

Cenabı Hakk'a hitab edin; konuşun Rabbimizle. 'Allah'ım! Rabbim! Beni yoktan var eden Hâlik-ı Zül-Celâl! ilahn..' deyin. Derdinizi anlatın, devasını isteyin., 'ilm-i zahir hocalarının, tarikata girmeyen hocaların lisanından, meseleleri ondan ilim talim edenin kulağına duyurduğun gibi, 'rahmeten lil-âlemin' olan aleyhisselatu vesselam Efendimizin mübarek kalb-i şerifine ve ondan dahi şeyhimizin kalbine varıncaya kadar müteselsilen verese-i kiramın kalbi şeriflerine i'ta ve ihsan buyurduğun zikr-i kalbiyi de, şeyh efendimizin kalbinden benim kalbime ihsan buyur..' Bu suretle Rabbimizle konuşmak, 'rabıta'yı kolaylaştırır.

Bizim için diyorlarmış ki, 'bir kelime üzerinde saatlerce duruyor; hiç ileriye gitmiyor, illa her kelimeyi anlatıyor..' Bu benim tercihimle olmuyor ki.. Allah Kutb-ı Cihanımızın ömrünü müzdad etsin, 'Hasan oğlum, oku da anlat!'; Bize böyle emrettiği için; teveccühüne mazhar olunduğu için oluyor. Yoksa bizim gibi günahkâr, Arapça bilmez, fail mef'ul anlamaz. Ben ilmen cahil bir kimse olduğum halde kurban olduğum bizi okuttuğundan söze kudretimiz oluyor. Öyle okuyup gitsem bir solukta biter bu kitaplar. Ama herkesin anlayışına göre anlatmak lâzım.. Bunların ayarı hep 'rabıta'dan geliyor.

Şimdi bazıları 'rabıta'yı inkâr ediyor. Niye?.. 'Şeyh efendim bana feyiz ver' dediğimizi zannediyor da ondan. Şeyh efendim feyiz veremez; ancak 'ver' denilirse verebilir. Çeşmeden füyuzat akıyor amma suyun gözü Allah'ın elinde. 'Efendimiz ona teveccüh etti de bana etmedi'.. diyorlar. Allah, 'et' demezse ben nasıl teveccüh edeyim.
Kayınlarım yalvarıyor, 'ders ver' diye.. 'Ele ders veriyorsun, kaynına niye vermiyorsun?'.. Şalvarı yırtık bir adam geldi mi ona kalbinin içinde ne varsa döküyorsun da, yakınlarına niye teveccüh etmiyorsun?' diyorlar.. Bunu sordum üstadımıza, 'Efendim, bende bir hasetlik mi var' diye sordum. 'Bu bahiste hiç hâl, hatır gönül olmaz' buyurdular. 'İnneme's-sadakatü lil-fukarâ' (Tevbe, 9/60.) 'Sadaka ancak fakir olana, zekât birinci derecede fakir olana düşer.'

Birinin kalbi fakir gelirse buraya; 'ne ilim var, ne irfan var, ne insanlığım var ya Rabbi! Şu sohbetin füyuzatından beni de doyur' diye boynunu bükerse, o zaman Allah 'ver' der, sen de verirsin oğlum! Ne senin elinde bir şey var, ne bizim elimizde. Sizdeki varidat, evsafn Sübhaniyedendir. Allâh, çorak toprağa tohum attırmaz.' dedi, Efendimiz.

Şimdi düşünün, çiftçilikten anlıyorsunuz; arsa çorak; sümbülü, semeni oraya eker misiniz? Ekmezsiniz! Çünkü eritir gider. Hiç bir şey bitmez. Kalbi katı olan insana teveccüh edilir mi? Katı kalbe feyiz gelir mi? Onun için önce kalbinizi halletmeniz lâzım. Sen kalbini mürşid-i kâmilin kalbi altına bir koy bak, nasıl dökülüyor feyiz, içinizde ne dediğimi iyi anlayan kardeşlerimiz var; biliyorum. Rabıta ile rahatlayan, kalbine bir ateş düşen, kalbi batan, atan niceniz var içinizde.. Ta oraları geçenler de çok. Yapamıyorsan bile, 'yapıyorum' zannedeceksin, böyle hayâl edeceksin. Mürşidinin kalbinden feyiz istirham edeceksin. Ne kadar çok feyiz istiyorsan, istirhamı o kadar uzatacaksın. Ancak, mürşidinin kalbinin 'arşullâh' olduğuna inanan kişinin kalbi zikreder, işin sırrı, sözün özü budur!

Rabbim kalbleri 'arşurrahman' olan mürşid-i kâmillerimizin kıymetini bilmeyi ve füyüzatın menbaı olan gönül hazinelerinden layıkıyla istifade etmeyi bizlere nasib etsin; edebde ihlasta ve bilhassa muhabbette eksik kusur vermesin.

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh'a.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler