Kategoriler :
Alt Kategori :
2011 Ağustos - Şehadet Getireni Ateş Yakmaz
Tarih : 18.10.2011 09:45:59
Okunma : 1198
Yıl 18 - Sayı 214 - Ağustos 2011

Şehadet Getireni Ateş Yakmaz

Biz şehadet getirmenin kıymetini bilmiyoruz. Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasulühü. Bunu ancak imanımız varsa şükür etmek için çok çok söyleyebiliriz. Yoksa söyleyemeyiz. Hatırımıza bile gelmez. Altmış kızını kesen Dıhyetül-Kelbi iman edince ağlayarak Peygamberimiz'in önüne kapandı. 'Niye ağlıyorsun, iman ettiğine pişman mı oldun, Ya Dıhye?' El kapısında görünmesin diye altmış kızımı elimle kestim ya Rasulallah.' Şimdi böyle söylüyorum; diyorlar ki 'Hoca, biz mübalağayı sevmeyiz. Bir adamdan altmış kız olur mu?' Böyle itiraz olunca sözüm yarım kalıyor, mana yarım kalıyor... Onlar cariyesiyle de beraber olurdu. Yüz şu kadar cariyesivardı. Onlara helal idi. Onun için çocukları da çok olurdu. Elimde bir şecere var; seksen tane çocuğu var bir adamın. İsteyene gösteririm. Peygamberimiz'in oğlu İbrahim bile Mariye isminde Kıp-tilerden alınan bir kızdan oldu. Bana bu konularda hacet koymayın. Babam demişti ki:'Bunu belle, cemaatına söyle Hasan!' Kırk beş sene evvel. Şimdi hatırıma geldi, söylüyorum.

Hz. Musa dağda gezerken bir Mecusi gördü, ateşe tapıyor. 'Bu ateşten ne fayda görüyorsun, seni yakar bu ateş' dedi. Seni yakmaz mı, dedi adam. Hz. Musa (a.s.) 'Eşhe-dedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasülüh'dedi, elini soktu, yakmadı. Babamızın annesi, Ümmügülsüm Annemiz derdi ki: 'Şehadet oku oğlum. Şehadet okursan yaranın sızısı kalmaz.' Dünyada iken yakmıyor Allah, Ahirette hiç yakar mı? Musa (a.s.),'Ne zamandan beri taparsın buna ey Mecusi?'dedi. Mecusi dedi ki '399 senedir taparım.''Efendim, mübalağa olmasın...' Niye mübalağa olsun? Firavun bile dört yüz yaşında değil miydi? Firavun bile dört yüz yaşındaydı. Adem (a.s.) 100 yaşında, Havva Annemiz 1001 yaşındaydı. Nuh (a.s.) 1050 yaşındaydı. Bunlara takılıp da her şeye ispat beklemeyin. Kalben itiraz ettiğiniz duyuruluyor. Dediğime şeksiz, şüphesiz inanın. Mübalağa değil

bunlar. Babamdan ilk kitap okurken okumuştum bunları; Kitaptan ayrı bir şey konuşmuyorum. 'Bu yanan ateşe tapmaktan ne faide görüyorsun?' 'Hiç' dedi mecusi. 'Öyleyse Allah'a dönsene?''Dönsem Allah'a, Allah kabul eder mi beni?''Sen bir defa içinden kükreyerek şehadet getir' dedi. 'Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasu-lüh...'

Allah, Allah, Allah, Allah, Allah diye sallanmaya başladı mecusi. İçine iman girince kendini zaptedemedi, düşüp öldü oracıkta. Bir kerecik şehadet getirmişti, öldü. Yudu, yıkadı, kaldırdı, kabre koydu Musa (a.s.) 'Ya Rabbi! dedi Hz. Musa, bir kerecik şehadet getirdi, halbuki 399 senenin küfrü vardı üzerinde. Ne mukabele yaptın bu kulu-na?''Kuluma sor' dedi Rabbimiz. 'O bir kerecik şehade-tin yerine Allah ne verdi sana?' dedi. '399 senelik küfrümü mahvetti. Ben şimdi'Ravzatü'l-cenne'deyim; Cennet bahçesinde oturuyorum'diye cevap geldi.

Mecusi Musa (a.s.)'dan söz aldı ve döndü. Dönelim yavrum. Allah rızası için Allah'a dönelim. Döndük mü kabul eder Allahımız. Allah öyle bir Allah ki rahmet kapılarını açmış, tevbe kapılarını açmış, 'Gelin kullarım, affedeyim' diye her seherde çığırıyor. Her seherde. Günahı olan yok mu, tevbe etsin de kabul edeyim, diyor. Onun için dersimizi şafak vakti, hacet kapıları açıkken yapalım. 'İhtiyacı olan yok mu? Çocuğunun, çoluğunun rızkında; kömüründe, gazında daralan yok mu? Hükümetten istemeyin, Ben'den isteyin. Ben onu verecek bir devlet gönderirim başınıza' diyor. Seherlerde yatmayalım Allah aşkına. Allahımız'a boyun bükelim inşallah. Ateşe tapanı bir kere şehadet getirdiği için cennetine yerleştirmiş, biz bu kadar şehadet okusak bizi yakar mı? Allahımız bizi rahmetinden ümit kesenlerden eylemesin, vakitleri gözeterek hacet kapıları açık iken niyaz eden kullarından eylesin.

 Hamd olsun alemlerin Rabb'ı olan Allah'a
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler