Kategoriler :
Alt Kategori :
1999 Mart - Hikmetler
Tarih : 17.10.2011 16:02:59
Okunma : 1106
Yıl 6 - Sayı 65 - Mart 1999

Hikmetler
 

Kardeşlerim;

Bir mü'min, şafak atarken, hâcet kapıları açıkken Allah'a muhtaç olduğunu bilerek kalkıyor. Hâlik-ı zülcelâl'e tevbe ediyor. Kalbini tam yumuşatmış, ağlıyor, çünkü çok büyük hatâsı var, benim gibi çok günâh etmiş.

İşte Rabbimiz, hadis-i kudsîsinde, 'Böyle tevbe eden günahkâr bir mü'min âh u enîni, hiç günah etmemiş meleklerin zikir sesinden bana daha güzeldir.' buyuruyor.

Hâlik-ı zülcelâl Hazretleri müttakî kulların vasıflarını Bakara Suresi'nde şöyle sayıyor: 'Asıl iyilik, o kimsenin iyiliğidir ki, Allah'a âhiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. Malını Allah sevgisiyle, yahut mala olan sevgisine rağmen Allah'ı sevdiği için akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilencilere, boyunduruk altında bulunan köle ve esirlere verir. Namazını kılar, zekatını verir. Ahitleştiği zaman sözünü yerine getirir, sıkıntıda, hastalıkta, muharebenin kızıştığı zamanlarda sabır ve metanet gösterir. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttekîler ancak onlardır.'

Sehavet, cömertlik çok önemli bir vasıf. Allah'ımızın ilk sıfatı sehavet sıfatı. Peygamberimiz (s.a.v), 'Sehavetli bir ümmî (okuması yazması olmayan) adam, sehaveti olmayan, cömert olmayan yetmiş tane âbidden (çok ibadet edenden) daha hayırlıdır.' buyuruyor.

Yine sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyorlar: 'Mallarınızı zekatla hisara alınız.' Zekatınızı zamanında veriniz ki, mevsimi mevsimi-| ne rahmet yağsın. Afet olup bahçeleri, bağları ekinleri târumar etmesin.

'Sadakayla hastalarınıza şifâ arayın. 'Duâ ederek belâları reddedin, gelmesini önleyin.' Hoca Efendi cenaze kıldırınca soruyor: 'Bu er kişiyi, ı hatun kişiyi nasıl bilirdiniz?', 'İyi biliriz, Allah rahmet eylesin.' derler bizim orada. Eğer böyle derler de, komşularından bir kaç kişi ağlarsa, Al-lah'ü Teâlâ Hazretleri, 'O kulum korkmasın, komşularıyla iyi geçindiği için bütün günahlarını affeder, bağışlarım onu.'

Musalla taşına konulduğu zaman, 'Nasıl bilirdiniz?' denilince, mırın kırın ediyorlar, öldü de kurtulduk diyorlarsa, bütün günahını açığa çıkarırım, ehl-i nârdır o.

Kıyamet gününde insanlardan en çok azâp görecek olanlar, ilmi kendisine fayda vermeyen âlimlerdir. Zirâ Hak Teâlâ ilmiyle amel etmeyen âlimleri, ayet-i celîlede, sırtında odun taşıyan merkebe teşbih ediyor. Onlar insanlara iyilikle emreder, kürsiye çıkar; 'Şöyle oruç tutacaksın, gözüne de tutturacaksın, harama bakmayacaksın der' fakat kendisi harama bakar, dili de yalan söyler, gıybet eder. Belki iftira eder. Bu şekilde olan âlimler için Allah : 'Ey kulum, başkalarına iyiliği emrederken neden kendi nefsini unuttun?' buyuruyor.

Hak Teâlâ Hazretleri bizleri bildiğiyle amel eden sâlih kullarından eylesin.

Hamd olsan âlemlerin Rabbi olan Allah'a.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler