Kategoriler :
Alt Kategori :
2005 Ocak - Zikredenleri Arayan Melekler
Tarih : 14.10.2011 08:06:33
Okunma : 1327
Yıl 12 - Sayı 135 - Ocak 2005

Zikredenleri Arayan Melekler

Kıymetli Kardeşlerim!

Hz. Ebu Hureyre (r.a.) rivayet ediyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: Allah'ın, yollarda dolaşıp Kendisini zikredenleri araştıran melekleri vardır. O melekler, Allah u Teâlâ'yı zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini 'Aradığınıza gelin!' diye çağırırlar. (Hepsi gelip) onları kanatlarıyla kuşatarak dünya semasına kadar orayı doldururlar. Allah, -kullarının hallerini en iyi bilen olduğu halde- meleklerine sorar:

- Kullarım ne diyorlar?

- Seni teşbih ediyorlar. Seni zikrediyorlar.

- Onlar beni gördüler mi?

- Hayır!

- Ya görselerdi ne yaparlardı?

- Eğer seni görselerdi ibadette çok daha ileri giderler; çok daha fazla ta'zim, çok daha fazla tesbihde bulunurlardı.

- Onlar ne istiyorlar?

- Senden, cennet istiyorlar.
- Cenneti gördüler mi?

-Hayır, ey Rabbimiz!

-Ya görselerdi ne yaparlardı?

- Eğer görselerdi, cennet için daha çok hırs gösterirler, onu daha ısrarla isterler, ona daha çok rağbet gösterirlerdi.

- Neden istiâze ediyorlar?

- Cehennemden istiâze ediyorlar.

- Orayı gördüler mi ?

- Hayır, Rabbimiz, görmediler!

- Ya görselerdi ne yaparlardı?

- Eğer cehennemi görselerdi ondan daha şiddetli kaçarlar, daha şiddetli korkarlardı.

Bunun üzerini Rabb Teâla şunu söyler:

- Sizi şâhid kılıyorum, onların hepsini affettim!

Rasûlullah (s.av.) sözüne devamla şunu anlattı: Onlardan bir melek der ki:

-Bunların arasında falanca günahkar kul dahi var. Bu onlardan değil. O başka bir maksadla uğramıştı da oturmuştu o mecliste. Buna binaen Allah Teâlâ şöyle buyuruyor;

- Onu da affettim, onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar.' [Buhâri, Daavât 66, Müslim, Zikr 25, (2689); Tirmizi, Daavât 140, (3595)] Büyük bir nimet içerisindeyiz. Dışarıda insanlar, Allah (c.c.)'tan gafil bir yaşam içerisinde iken Allah (c.c.) bizi, mü minlerle, kendisini zikredenlerle bir araya getirmiş. Eğer kıymetini bilmezsek bu nimetin, Allah elimizden alır. Kutsî Hadis'te geçtiği üzere Allah Teâlâ 'Kişi, Allah'ı zikretmesinden dolayı kendi maişetini temin etmesini unutursa, ben o kulum istemezden evvel rızkım veririm.' buyuruyor.

Müzekkîn Nüfûs'ta, Rabbimizi 'hu hu' diye zikreden bir kuşun var olduğu anlatılır. O kuş, Mevlâ'yı açıktan zikreder. Her ne kadar diğer mahlukâtın zikrini duymasak da bu kuşun zikri gibi açığa çıkanlar da var. Kıymetli pederim Şeyh Mustafa Hulûsî (k.s.), 'hu hu' diyen bu kuşun zikrini duydu mu cezbelenirdi. Âyet-i Kerîme de, 'Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu teşbih eder. O'nu övgü ile teşbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların teşbihini anlamazsınız.' (Isrâ, 17/44) buyrulmaktadır.

Bir kervan yolunca gitmektedir. İçlerinde de meczub zannettikleri biri var. Akşam olunca herkes yatar; kervan başı, meczub adamın sabaha kadar bağırdığını işitir. Yanına gelir, 'Evladım hiç istirahat etmedin, ne oldu sana.' der. Buna mukabil o da, 'Bre kervanbaşı. Siz, koyunlar dağda meleyor; bülbüller, dalda ötüşüyor zannediyorsunuz. Ben, onların Mevla'yı zikrettiklerini duyuyorum. Kurbağalar sularda 'vak vak' diyor zannediyorsunuz. 'Hadi Hak' diyor onlar. Anlamıyorsunuz. Bu hayvanlar Allah'ı zikretsin de, ben uzanıp, yatayım, yakışır mı? Hakk'ı zikirde şu hayvanlar kadar da mı olmayayım?' der.

Mevlâ'm bizleri zikrinden mahrum bırakmasın. Ömrümüzü zikir meclislerinde geçirmeyi bizlere lütfetsin. (Âmîn)

Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allah'a
 
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler