Kategoriler :
Alt Kategori :
1997 Kasım - Bilâl-i Habeşi (r.a)
Tarih : 10.10.2011 19:59:08
Okunma : 1099
Yıl 5 - Sayı 50 - Kasım 1997

Bilâl-i Habeşi (r.a)

Kıymetli kardeşlerim,

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyorlar: 'Salavat okumak, köle azat etmiş gibi faziletli ve se-vaplıdır.' Köle azat etmek çok mu sevaptır? Elbette, lakin salavat okumak ondan daha sevaptır. Niçin? İnsan salavat okuya okuya kendi nefsini cehennemden kurtardığı için.

Asr-ı Saadet'te, önceden gelen bir alışkanlıkla köleler, cariyeler alınır satılırdı. Bunlardan bir tanesi de Bilâl-i Habeşî Efendimiz'di. Bir kafirin kölesiydi. İman edince müşriklerin putlarına tazim etmedi. Müşriklerin ileri gelenleri Bilâl-i Habeşî'nin ağasına vardılar.

'Bunu sen yaptırıyorsun.' dediler. 'Hayır, ben yaptırmıyorum; alın onu istediğinizi yapın.' dedi. Sıcak kumların üstünde yüzüstü sürüdüler, hakâret ettiler. 'Dininden dön.' dediler. 'Ölsem dinimden dönmem, Allah'ımdan dönmem. Kahru galebe sahibi Allah birdir, iman ettim.' dedi. 'Sultan-ı Enbiya'nın Peygamberliğine de iman ettim, O Allah'ın Kulu ve Rasülü'dür.' dedi. Göğsünün üstüne büyük taşlar koydular. Mekke'nin en sıcak yerine götürdüler. 'Bunun altında yavaş yavaş canın aksın utanmaz herif, o kadar putlarımızı bıraktın da tek olan Allah'a inandın.' dediler. Bilâl-i Habeşî o durumda yine 'Yâ Vâhid, yâ Vâ-hid, yâ Allah' diye zikrediyordu. Peygamberimiz oradan geçiyormuş, Hz. Bilâl, 'Yâ Rasülüllah beni kurtar.' dedi. Peygamberimiz, 'Başındaki kafirlerden yaklaşamıyorum ya Bilâl, Vâhid olan Allah seni kurtarır inşallah.' dedi, ayrıldı. Rasülüllah Efendimiz ağlıyordu. Sıddık-ı Azam (r.a) Efendimiz'in yanma vardı. Hz. Ebubekir, 'Niye ağlıyorsun yâ Rasülüllah?' dedi. Peygamberimiz olanları anlattı. Hz. Ebubekir fırladı, Bilâl'in ağasına vardı. 'Bunu bana sat.' dedi. O'nu kurtarmak için bütün servetini vermek geçiyordu içinden. Kabul etmedi Bilâl'in ağası. 'O putlarımıza hakaret etti, onu öldüreceğiz.' dedi. 'Benim sizin dininizden olan bir kölem var, yirmi bin akçe de parası var, onu size vereyim.' dedi.

Tüccarlar arasında hatırı sayılır olduğundan

onu kırmadılar. Bilâl'i alıp Peygamberimiz'in yanma götürdü. 'Yâ Rasülüllah O'nu kurtardım, fakat kendi köleliğimde durdurmayacağım, sana bahşediyorum.' dedi.

Peygamberimiz (s.a.v) O'nu evlat gibi kabul etti. Habeşistanlı olduğu için teni simsiyahtı. Rasülüllah Efendimiz O'nun için, 'Dışı simsiyah, içi nurla dolu Bilâl.' derdi. Ezanı O okuyordu. Sesi çok güzeldi ve uzaklardan duyulurdu. Rivayete göre O'nun kerametinden olsa gerek, ezanı altı saatlik yerden duyulurdu. Bazıları geldiler; 'Yâ Rasülüllah, Bilâl ezan okumasın, 'hayyealessalah' diyemiyor, 'hiyye-alessalah' diyor.' dediler. Efendimiz buyurdu ki: 'Ben Bilâl'i o kadar seviyorum ki, sizin 'hay-ye'nizden, Bilâl'in 'hiyye'si daha hayırlıdır.'

Hz. Bilâl, Peygamberimiz'e aşık bir insandı. Rasülüllah Efendimiz'in vefatında herkes hercü-merc oldu. Hz. Bilâl de onlardan biriydi. 'Ben Rasülüllah olmadan onun şehrinde oturamam.' dedi. Şam'a hicret etti.

Aradan birkaç yıl geçtikten sonra Sultan-ı Enbiya Efendimiz rüyasına girdi. Dedi ki; 'Ya Bilâl ben seni özledim, sen beni özlemedin mi, niçin ziyaretime gelmiyorsun?'

Sabahleyin kalktı, yollara düştü, Medine'ye geldi. Herkes O'na 'Hoşgeldin' diyor, aralarında bölüşemiyorlardı. Müminlerin halifesi Hz. Ömer; 'Ya Bilâl özledik, çık da bir ezan oku.' dedi. Bilâl, 'Sultan-ı Enbiya kabirde yatarken minaresine çıkıp da ezan okuyamam.' dedi. Hz. Aişe annemiz (r.a) geldi, O da rica etti. Ezan okumaya başlayınca, Bilâl'in sesini duyan ne kadar Medi-neli varsa dışarı çıktılar. Peygamberimiz yeni vefat etmiş gibi ağlıyor, çırpınıyorlardı. 'Eşhedü en-ne Muhammeden Rasülüllah' deyince dayanamadı, bayıldı.

Onlar Rasülüllah Efendimiz'i böyle seven insanlardı. İşte biz de O'nu seviyorsak, çokça salavat okuyacağız inşalah.

Hamd olsun Alemlerin Rabbı olan Allah'a.
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler