Kategoriler :
Alt Kategori :
1997 Haziran - En Sevgili Ümmet
Tarih : 09.10.2011 11:35:51
Okunma : 1090
Yıl 4 - Sayı 45 / 46 / 47 / 48 (Yaza Özel Sayı) - Haziran 1997

En Sevgili Ümmet

Kıymetli Kardeşlerim, Peygamberimiz (s.a.v.) tavsiye buyu­ruyor: 'Kendin için istediğini mü'min kar­deşlerin için de iste; kendin için istemedi­ğini onlar için de isteme! Elinle dilinle kim­seyi incitme!'

İnsanlık âlemi bugünkü küfür ve ilhadı- nı, İslâm'a karşı düşmanlık ve inkârını bı­rakarak, ahlâk ve muamelât üzerindeki di­nî prensiplerimizi benimsesinler; kısa za­manda yeryüzü bir cennet manzarası arz edecektir, iftiralar kalkacak, sahtekârlık­lar, karaborsacılık, katil­lik, cânilik, namusa göz dikme, sû-i istimalden hiçbir şey kalmayacak; yalnız halk, yalnız ada­let, yalnız iyilik ve gü­zellik hâkim olacaktır.

Bunların gerçekleş­mesi için yukarıdaki ha­dislerle amel etmek kâfi­dir. Bu iki hadis-i şerif bütün dünyanın huzuru için yeterlidir.islâm büyükleri, in­sanlığın saadeti için ge­rekli olan güzel ahlâk mevzuunda muhtelif ta­rifler yapmışlardır.

Hasan-ı Basrî (k.s)'ye göre güzel ah­lâk; güleryüz, bol ihsan, ve men-i iza, yani insan­ların herhangi bir sıkıntı­sını gidermektir. Nitekim, iman yetmiş şu­be olup, birinci şubesi şehadet, yetmişinci şubesi de yollarda millete ezâ veren; di­ken, taş vb. şeyleri kaldırmaktır. Bütün iyi­likler imanın şubesi oluyor.

İmam-ı Suyûti'ye göre güzel ahlâk; Allah'tan gelen her şeye rıza göstermek, nimetlere şükretmek, belalara sabretmek­tir. Rabbımız bir hadis-i kudsîsinde buyu­ruyor: 'Ey âdemoğlu, kaza veririm razı ol­mazsanız, belâ veririm sabretmezseniz, nimet veririm şükretmezseniz benden başka bir Allah arayın!' Hz. Ali (r.a.)'ye göre güzel ahlâk:

1) Haramlardan sakınmaktır: Başkası­nın ırzına, namusuna bakmamak; şehvet gözüyle değil, şefkat gözüyle bakmak, hi- yanet gözüyle değil, siyanet gözüyle bak­mak.

2) Helâl talep etmek.

3) Ehl ü ıyâliyle hoş geçinmek: Öyle insanlar var ki, ailesine karşı zâlim kesili­yor, vurunca çocuğun burnunu kanatıyor, kendi öfkesini teskin için kaldırıp kaldırıp yere çarpıyor. Olur mu kardeşlerim, hiç Al­lah râzı olur mu?

Abdullah-ı Tüsterî'ye göre güzel ah­lâk:

1) Halkın ezasına tahammül etmektir: Tahammül etmeyip karşısına dikilip, düş­manlığın devam ettirilmesi doğru değildir.

2) İyiliği mukabilin­de mükafat bekleme­mek: Yani iyiliği Allah rızası için yapmak. Yoksa neye yarar senin iyiliğin, yapıp yapıp da başına kaktıktan sonra. Bir insana kırk yıl iyilik yapsan da, bir defa ba­şına kaksan kırk sene­lik ettiğin iyilik mahvo- lup gidiyor.

3) Zalimlere bile merhamet etmek: Yani ıslahları için dua et­mek. Üstadımız; 'Yâ Rabbi, şu zatın bana ettiği kötülüğe karşılık onu ıslah et ve ondan râzı ol!' derim, buyuru­yor. Kahhar ismiyle kahrolsun, demiyor. Bi­zim gibi değil onlar. Bü­yüklerin kalbi daima Mevlâ ile olduğu için böyle şeylerle meşgul olmazlar. Allah'ımız bizleri de öyle etsin inşallah.

Güzel ahlâk aynı zamanda bunların hepsidir. Yine bu konudaki bazı hadis-i şe­riflerde şöyle buyruluyor: 'Mü'minlerin imânen en olgunu, ahlâken en güzel olanı­dır.' 'Sizin hayırlınız, ehline (ailesine, ço­luk çocuğuna) en hayırlı olanmızdır.'

Sahabe-yi kiram, Resullullah (s.a.v.) Efendimiz'e sordular: 'Yâ Resulallah, sa­na en sevgili ümmet kimdir?' Peygamberi­miz (s.a.v.), 'Bana en sevgiliniz, âhirette meclisime, cennetime en yakın olanınız, ahlâkı en güzel olanmızdır.'


Mevlamız bizleri en sevgili kullardan etsin inşallah.

Hamd olsun Âlemlerin Rabbi olan Al­lah'a...

Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler