Kategoriler :
Alt Kategori :
Mürşid-i Kamil'in Vasıfları - Merhamet
Tarih : 14.09.2011 17:20:04
Okunma : 1232
Mürşid-i Kâmil, kâfirin, küfürden imana, mü’minin, emr-i ilahiye imtisal ile (Allah’ın emirlerini gözeterek) İslam’a, Müslümanların da, her an Rabbim beni görüp- gözetiyor düşüncesiyle ihsan mertebesine erişmesi için bütün insanlara şefkat gösterir.

Şâh-ı Nakşbend (k.s.)’in yıllarca yolların temizliğine, hayvanların bakımına, yaşlı insanların, muhtaçların hizmetine koşması ahlak-ı İlâhîdir. 'Merhamet edenlere R ahman da merhamet eder. Yeryüzündekilere merhamet edin, göktekiler de size merhamet etsin1.' Sırtı karnına yapışmış bir devenin yanından geçerken, Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Bu dilsiz hayvanların hakkında Allah’tan korkun! Onlara besili olarak binin ve etini de besili olarak yeyin!'2 'Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim.” (Hicr: 49) Hiçbir peygambere verilmeyen, Allah’ın güzel isimlerinden 'Raûf' ve 'Rahîm' isimleriyle, engin şefkat ve merhametinden dolayı Habibi Muhammed Mustafa s.a.v.)’yı Cenâb-ı Hakk taltif buyurmuştur Kitab-ı Kerim’inde. (Tevbe: 128) 'Muhakkak ki Allah insanlara karşı raûf ve rahîmdir.' (Bakara: 143)

Şefaatimiz, dostlarımızdan ziyade muhâliflerimize olacak diyen İmam Şarani (k.s.)’nin sözü, Efendimiz (s.a.v.)’in: 'Şefaatim, ümmetimin günahkarları üzerinedir.' hadis-i şerifindeki şefkat ve merhmete ne kadar da uygundur. Bütün veliler bu evsaf ve ahlaka bürünmüşlerdir. Üstazımız, yalnız, bir odada bulunurken hiç unutamayacağım şu sözü söylemişlerdi. 'Ya Rabbi! Bize muhâlif olanları velayet mertebesine eriştirerek katına al.' Şu gerçeği de gözardı etmeyelim. İntikam sahibi olan Mevla, faiz alıp verene Kur’an-ı Kerim’inde, velisine, dostlarına düşman olanlara da Hadis-i kudsîsinde harb ilan ediyor.

Şefkat sadece çocuğunu, üşümesin diye soğuktan korumak için üzerini örtmek, insanlar sıkıntıya düşmesin diye maddi ihtiyaçlarını gidermek değildir. Asıl merhamet, namaz ve dualarımızda: 'Ya Rabbi! Ateşin azabından bizi koru.' (Bakara: 201), niyaz ve yakarışında belirtilen ikaba, ateşe girmemek, Allah’ın Cemaline ve Zâtına kavuşmak için yapılan ikaz ve uyarılardır. Bu öğüt ve nasihatten mahrum olan ana ve baba, bizim ruhumuzu arştan ana rahmine, oradan da dünyaya getirirken; mürşid-i kamiller de, şefkat ve merhametle, tarif ettikleri evrad ve ezkarla, nasihat ve hayırlı tavsiyelerle, ruhumuzu, bizim geliş yerimiz olan, aslî vatanımıza, arşa götürürler. Bizi ulvî âlemden indiren mi, yoksa kudsî âleme çıkaran mı daha muhteremdir? Varın siz kıyas edin...
_______________
1- İbn Amr bin el As (r.a.)’dan, Tirmizi ve Ebû Davud
2- Sehl bin Hanzeliyye (r.a.)’den, Ebû Dâvud
Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler