Kategoriler :
Alt Kategori :
Din Allah (cc)'ın Oluncaya Kadar
Tarih : 19.11.2012 10:28:19
Okunma : 907
Halkımız arasında fitne kelimesi; karıştırma, bulandırma, sıkıntı, dert, keder anlamlarına gelir. Arap dilinde onlarca mânâsı olan fitne teriminin îtikâdi boyutu,'Din Allah'ın oluncaya kadar küfürle, şirkle mücadele etmek.. .'temel düsturu ile ifade edilir. Bu uğurda - Bedir'den tutun da, en son savaşa kadar -yüz binlerce şehidin kanı akmıştır ve kâfirin küfrü devam ettiği sürece bu, kıyamete kadar devam edecektir. Peygamberimiz (sav), kendisine; şâir, kâhin ve (Hakka, 69/41 -42) sihirbaz dedikleri halde, (Müddesir, 74/24) muannid, inatkâr kâfirlerin, Allah (cc) ve Resûlü (sav)'nü tanımayan cahillerin kapısını defalarca çalmıştır.

Allah Resûlü (sav), bugünkü mânâda isyan yuvalarının hepsini içerisine alan panayırlarda, dile kolay Mekke'ye 70 km ötedeki Taif'te ve bütün âfâk ve enfüste, din Allah (cc)'ın oluncaya kadar gayret etti. Heraklius'tan tutun Mukavvkıs'a kadar gelecek olan bütün insanlığa, Cibril-i Emin vasıtasıyla inen Kur'ân-ı Azimuşşan'la, bütün âleme, yeryüzünde; şirk, küfür kalmasın diye haykırdı. Bu misaller, yazının hacmine sığmayacağı için uzun uzadıya verilmez. Fakat gerçek şu ki, HakTeâlâ'nın emrine uyup Resûlü (sav)'nün yolundan giden bütün muvahhidler (tevhid ehli); İran'da, Bizans'ta ve arzın her yerinde, fitnenin kalkması için mal ve canıyla emek ve çaba göstermiştir. (Saff, 61/10-11) Fitnenin amelî yönünü, taatlerdeki bidatlerin çirkinliğini, Sıddîk-ı Âzam'dan günümüze gelinceye kadar bütün mürşid-i kâmiller, sohbetlerinden be-

yan etmişlerdir. İslâm fıkhının temellerini oluşturan beş Hadis-i Şerifin biri de Resûlullah (sav)'ın, 'Herhangi bir söz (amel)ki Resûlullah (sav)'ın söz ve hareketlerine uymasa, red olunmuştur.'Kelâm-ı Nebevileridir.'İslâm'a ve Müslümanlara tuzak kurulduğu her zamanda, Allah (cc)'ın sâlih bir kulu, o hileleri defetmek için bir zümreyle birlikte hazır bulunur.' Hadis-i Şerifleri de; fitne, fesat zamanlarında bunlara karşı çıkmak için, Hakk'ın dostlarının her dâim hazır olacağına işaret etmektedir.

Amellerin düzgün olması, dinde aslı olmayan amellerin (bidatlerin), şeytanın aldatması olan; riya, gösteriş, kibir, benlik, kendini beğenme (ucub), taatlerini başkasına duyurma (süma) hastalığından uzak olmasına bağlıdır. (Kehf, 18/110) Verdiğimiz âyet numaralarındaki âyetler iyi incelenirse,'Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine Allah'ın sözleri (yazmakla) tükenmez.' (Lokman, 31/27) âyetinin sırrı ehlince çok iyi anlaşılacaktır. Her bir ferdimizin ahlâki yapısı,'Onların fısıldaşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka yahut bir iyilikyahut da insanların arasını düzeltmeyi isteyen (fısıldaşmalar) müstesna.'(Nisa,4/114) âyetinin işaret ettiği hâl üzere olmalıdır. Yeri ve yurdu olmadığı halde haksızlıkla elde ettiği ülkelerde, ırz ve nâmusa musallat olan, maddî ve mânevî bütün nimetleri alt üst eden fitnenin -ıslahı mümkün değilse- Mevlâ (cc)'dan kahrını dileriz.
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler