Kategoriler :
Alt Kategori :
İmanın Esasları
Tarih : 27.09.2011 11:01:10
Okunma : 952
1- ALLAHA İMAN

Allah'a iman, şu hususları kapsar:

a- Allah'ın varlığını kabul etmek:

Gözümüzle gördüklerimizin bir yaratıcısının bulunması gerekmez mi? işte O, hiç yoktan var eden Allah-u Teala'dır. Varolan bu her şeyi, yeri, gökleri ve bütün kâinatı yaratan O'dur.

b- Allah-u Teala'nın birliği:

Bütün varlıkların mükemmel bir düzeni vardır. Güneşin, ayın, yıldızla­rın, mevsimlerin ve nebatın bir seyir ve tam bir intizam içinde oluşunda derin bir hikmet vardır. Allah birdir. Eşi ve benzeri yoktur. Bu evren Al­lah'ındır ve bu evrenin hayatiyetini, varlığını sürdürmesi de Allah'ın kontrolündedir. Eğer birden fazla ilah olsaydı, varlık nizamında bu düzen olmazdı.

Yüce Allah Kuran-ı Kerim'de şöyle buyurur:

'Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilah olsaydı. Yer ve göğün ikisi de harap olur giderdi.' (Enbiya: 21/22)

c- Allah sevgisi:

Allah'ı sevmek O'nu daima hatırında tutmaktır. Allah'ı sevenin O'nu unutması düşünülemez. Allah'ı böylece seven kişiyi Allah da sever. Allah (c.c), kendisini hatırında tutanı ve kendisini unutmayanı sever. Kendisini unutmamak ve O'nu hatırında tutmak demek, O'nun emirlerine sıkıca bağlı olmakla olur.

Gerçek bir sevgi için şöyle bir misal verilebilir:

İnsan sevdiğinin düşmanlarını sevmez, onları dost edinmez sevdiğinin dostlarını sever ve onları da dost edinir. Bu misalin çok çok ötesinde Al­lah'ı sevenin, Allah'ın dostlarını dost bilmesi düşmanlarını da düşman ka­bul etmesi gerekir.

Allah sevgisi her çeşit sevgiden üstün olmalıdır. Bu üstünlüğün alameti de Kur'an-ı Kerim'deki bütün emirlere bağlı olmakla olur.

Bu konuda Kuran-ı Kerim'de Yüce Allah şöyle buyurur;

'Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resulüdür. İman edenlerdir; onlar ki Allah’ in emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekatı verirler. (Maide: 5/55)

'Kim Allah'ı, Resulünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır. (Maide: 5/56)

Başka bir Ayet-i Kerimede Allah'a düşman olanları, bizim de onları düşman bilmemiz gerektiğini bildirerek şöyle buyurmuştur:

'Onlar birbirinin dostudurlar, içinizden onları dost tutanlar onlardan­dır. '  (Maide:5/51) [1]
 
Allah'ın Sıfatları

Allah'ın sıfatları Zati ve Sûbuti olmak üzere ikiye ayrılır:

Zati sıfatlar 6 tanedir.

1- Vücut: Allah'ın var olması demektir.

2- Kıdem: Varlığının başlangıcı olmamak demektir. Allah'ü Teala çok önceden yoktu, sonradan oluşmuş gibi bir şüpheye kapılmamak lazım. Bu sebeple de onun varlığının başlangıcı diye bir şey düşünülemez.

3- Bekâ: Varlığının sonu olmaması demektir. Allah'tan başka her varlı­ğın bir sonu olacaktır. Fakat Allah-u Teala daima var olacaktır.

4- Vahdaniyet: Bir olmak demektir. Allah-ü Teala her bakımdan bir ol­masıdır. Her yönüyle eşsiz olması demektir.

5- Muhalefettun lil Havadis: Sonradan yaratılanların hiç birine benze­memesi demektir. Allah-ü Teala hem zatı, hem de sıfatları itibariyle hiç bir varlığa benzemez.

6- Kıyam Binefsih (Kıyam Bizatih): Allah-ü Teala'nın varlığı kendindendir. Bir başka varlığa muhtaç değildir. Halbuki ondan başka hiç bir şe­yin varlığı kendinden değildir. O hiç bir şeye muhtaç değildir. Her şey O'na muhtaçtır.

Subuti sıfatlar 8 tanedir.

1- Hayat: Diri olmak demektir. Allah-ü Teala kendine mahsus bir hayat sahibidir. Diğer varlıklara da hayat veren O'dur.

2-  İlim: Bilmek demektir. Allah-u Teala'nın her şeyi bilmesi demektir. O'nun bilmediği, bilmeyeceği hiç bir şey düşünülemez. Olmuşu, olacağı ve şu anda nelerin olduğunu bilir. Karada, denizde, görünende, görünme­yende olan her şeyi Allah bilir.

3- Sem'î: İşitmek demektir. Allah-u Teala her sesi aynı anda duyar.

4- Besar: Görmek demektir. Dilediği her şey olur. O, her şeyi görür, görmesi için uzak-yakın, aydınlık-karanlık gibi durumlar neticeyi değiş­tirmez. Her yerdeki her şeyi aynı anda görür.

5- İrade: Dilemek demektir. Allah-ü Teala'nın iradesinin önüne geçecek bir kuvvet olamaz. Mutlak irade sahibidir. Dilediği her şey olur.

6- Kudret: Kudret sahibi olmaktır. Kudretinin önünde duracak bir kuv­vet olamaz. O hiç bir şeyden aciz değildir. Dilediğini var, dilediğini yok edecek güce sahiptir.

7- Kelâm: Allah'ın konuşma sıfatı vardır. Ancak O'nun konuşması kendi zatına mahsus bir konuşmadır. O'nun Peygamberlere gönderdiği kitap­lar kelam sıfatının eserleridir.

8- Tekvin: Var etmek, yaratmak demektir. Yarattığının rızkını vermek, dilediğine nimet vermek, azap etmek, öldürmek, diriltmek, yaşatmak gibi sıfatlara sahiptir. [2]



[1] Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi, Ravza Yayınları: 40-41.

[2] Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi, Ravza Yayınları: 41-42.

Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler