Kategoriler :
Alt Kategori :
Hüküm (Karar Vermek)
Tarih : 17.01.2012 09:54:17
Okunma : 962
Kadı yukarıdaki on durumda hüküm vermekten uzak durur. Ayrıca ah­lakı çirkinleştiren ve düşünmeyi zedeleyen her durumda da hüküm ver­mek mekruhtur. Ama verilen hükümler yine de geçerlidir. Hakim (Kadı)'in kendisi ortağı, ana baba ve dedeleri, çocuk ve torun­ların lehine hüküm vermesi caiz değildir, verdiği bu kararlarda geçersiz­dir, ancak bu hallerde aleyhte hüküm verirse geçerli ve caiz sayılır. Hakimin kendi düşmanı aleyhine vereceği hüküm de caiz değildir, fa­kat düşmanın lehine olsa caizdir. Hakimin vereceği hükümler haramı hellaştırmaz. Hakimin hükmü an­cak yargı itibirayla geçerlidir bu nedenle vereceği hükümler ayet ve hadis ışığındadır.

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

'Ben ancak bir beşerim. Siz de davalarınızı bana getiriyorsunuz, olur ki biriniz delil getirmekte diğerinden daha da usta olabilir (davasını dahada savunabilir). Ben ise işittiğim söze ve ifadeye göre hüküm veririm. Şu halde bir kimseye kendisine ait olmadığı halde bir kardeşinin hakkını alıp verirsen o bilsin ki kendisine cehennemden bîr parça ayırıyorum de­mektir' [1]

Hakimin vereceği hükmün sonuçları:

1. Haksız bir iddiada bulunan bir kimse görünürde delillere göre hakim kendisine hakkı verirse de günahkar olur. Bu yolla hak ettiği haramdır, ona helal olamaz.

2. Haksız bir yolla herhangi bir şeyin kendisine ait olduğunu ispatlar ve hakimde lehte hüküm verirse asıl olarak o şey yine ona helal olmaz. Hakimin hükmü günahı kaldırmaz, haramı helal etmez. Çünkü hakim ifa­delere göre hüküm verir.

3. Hakimin hükmü gerçek manada Allah katında her ne kadar haramı helal kılmıyorsada bütün gücünü sarfederek hüküm vermekte hata ederse günahkar olmaz, üstelik Allah katında yine de bir sevap alır. Nitekim bu­nun hükümleri geçti.






[1] Buhari, 6748; Müslim, 1713


Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler