Kategoriler :
Alt Kategori :
Cihad Hakkında
Tarih : 13.01.2012 16:06:32
Okunma : 911
Cihad; lugatta güç ve takat ile bütün gayreti harcamak demektir. Terim anlamı ise, hak din olan İslama davet etmek ve bunu kabul et­meyen kimselerle mal ve can ile savaşmak demektir.

Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:

'Ağırlıklı ve ağırlıksız olarak hep birlikte savaşa çıkın ve Allah yolun­da mallarınızla, canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için çok hayırlıdır.' (Tevbe: 9/41)

'Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın, bilakis onlar rableri ka­tında diridirler. Fakat sizler (onların durumunu) idrak edemezsiniz.' (Bakara: 2/154)

Başka bir ayet-i kerimede Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

'Şüphesiz ki Allah müminlerden canlarını ve mallarını onlara cenneti vermek karşılığında satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşır, öldürür ve öldürülürler.' (Tevbe: 9/111)

Cihad, islamı en yüksek zirve noktasına çıkarır. İslam kurallarının mu­hafazasını sağlayan surdur. İslamın ve müslümanların yaşadığı ülkelerini korumanın yoludur.

İslam dini cihada büyük önem vermiştir. Müslümanları onların düş­manlarına karşı korumanın en başında yer alır. Bu nedenle cihad kıyame­te kadar bakidir. Cihad ruhuna sarıldığı müddetçe müslümanları hiç bir güç aşağı edemez. Hangi topluluk cihadı terkedecek olursa dünyada aşa­ğılık olur. Bununla kalmayarak kendi topraklarında dahi saldırılara maruz kalır. Allah onları yardımsız bırakır.

Cihadın üstünlüğünü ve Allah katında amellerin en üstün olduğunu bildiren çok hadisi şerif vardır.

Allah resulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

'Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz. Allah'tan afiyet isteyiniz ama düşmanla karşılaşınca da (savaşın bütün şiddetlerine karşı) sabrediniz. İyi biliniz ki cennet muhakkak silahların gölgesi altın­dadır' [1]

Ebu Said el Hudri, Resulullah (s.a.v.)'e,

-En faziletli insan hangisidir? diye sormuş, O da şöyle buyurmuştur:

''Allah yolunda canı ve malı ile savaşan mümindir' dedi. O zat:

-Sonra hangisidir? diye sorunca, bu sefer de,

'Vadilerden bir vadide yalnızlığa çekilmiş kimsedir ki Rabbına ibadet eder ve insanları kendi kötülüğünden rahat bırakır.' [2] cevabını vermiş­tir.

İlahi hükümleri dünyada geçerli hale getirebilmek için kendi ülkelerin­de olan kâfirler için dahi İslama davet etmek müslümanlar üzerine farz-ı kifaye olduğu halde kendi ülkemizde, kendi diyarımızda, kendi komşula­rımız ve yakınlarımıza karşı ilahi emirleri tebliğ etmenin ne kadar gerek­li olduğu haliyle ortaya çıkmaktadır.

İslama gerçek bir şekilde inanan mü'minin imanını küfre karşı koru­ması için nasıl ki salih amellere sarılması gerekiyorsa, aynı şekilde kâfir­lere ve İslam düşmanlarına karşı, islamın ve toplumun haysiyet, şeref ve namusunu koruması da o kadar gereklidir. İşte bu gerekliliğin yolu cihaddan geçiyor.

İslam'ı içten hezimete uğratmaya çalışanlara karşı ve islam ülkesine saldırıp yıkmaya çalışan kâfirlerle yapılması gereken cihada farzı âyn olan cihad denir. Yani böyle durumlarda ileride sayacağımız 'Cihadın vücubunun 7 şartını' taşıyan herkesin cihada iştirak etmesi farzdır.

Bu nedenle inanan bir müslüman Allah'ın cihad emrine karşı duyarlı olarak, Allah'ın ve Resulü'nün insanlık için yararlı ve gerekli olan emir­lerine sarılması gerekir.





[1] Buhari, 2861
[2] Müslim, 1888.



Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler