Kategoriler :
Alt Kategori :
Lukata (Bulunan Eşya)
Tarih : 29.09.2011 15:35:34
Okunma : 902
Sahipsiz bir yerde veya bir yolda kayıp eşya bulan kişi yerden alma­sında veya terketmesinde serbesttir. Ancak gereğini yerine getireceğine dair kendine güveni varsa alması terketmesinden daha evladır.

Örfen değer taşıyan bir lukatayı yerinden alan kişinin bununla ilgili al­tı şeyi öğrenmesi gerekir:

1- Kılıfını.

2- Kapağını.

3- Bağlama ipini.

4- Cinsini.

5- Sayısını.

6- Tartısını.

Lukatayı alan kişi onu benzerinin muhafaza edildiği bir yerde koruma­sı gerekir. Sonra onu sahiplenmek isterse bir sene boyunca cami kapıla­rında ve bulduğu yerlerde ilan etmesi gerekir. Buna rağmen sahibini bula­mazsa sorumlu olmak şartıyla kendi mülkiyetine geçirir.

Lukata dört çeşittir:

1- Aslı baki kalmakla dayanıklı olan mal. Yukarıda belirtilen bunun hükmüdür.

2- Yiyecek gibi dayanıklı olmayanlar.

Bu gibi maddeleri bulan kişi ya kendisi tüketir bedeliyle yükümlü olur veya sarfederek misliyle borçlu olur, ya da satarak bedelini muhafaza eder.

3- Yaş yiyecekler gibi devamı sağlanmayan maddeler.

Bunları gördüğü zaman maslahatı için ya satarak değerini ya da kuru­tarak onu muhafaza eder.

4- Hayvanlar gibi nafakaya ihtiyacı olanlar. Bunlar da iki çeşittir:

a) Kendini koruyamayacak cinste olan hayvanlar (koyun ve buzağı gi­bi): Bunları bulan kişi ya alıp tüketir, kıymetiyle zamin (sorumlu) olur ya da yerinde bırakır ve sevap olsun diye o hayvana nafaka verir veyahut sa­tar ve parasını muhafaza eder.

b) Kendini koruyabilecek cinste olan hayvanlar (at, katır gibi): Bunlar çölde bulunursa yerinde bırakılırlar. Yerleşim merkezinde bulunursa, bu­lan kişi yukarıda saydığımız üç işlem arasında dilediğini yapar.

Lukata, dalgınlıkla yere düşürmek ve benzeri şekillerde sahibinden kaybolan maldır. Lukata'nın delili Allah-u Teala'nnın şu kavli şerifidir:

'İyilik ve takva üzerine birbirinizle yardımlaşın' (Maide: 5/2)

Lukatanın meşru olmasında insanlara kolaylık vardır. Çünkü kayıp malı bulan bir kimse sahibine verdiği zaman ona yardımcı olur. Bu saye­de insan kayıp malını bulunca gönlü ferahlar ve sıkıntısı gider. Bu neden­le kayıp malı bulup sahibine verenin Allah katında sevabı çok olur. Bu konuda Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

'Kim dünyada müslüman kardeşinin sıkıntılarından bir sıkıntı giderirse , Allah ondan kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntı giderir' [1]

Hükmü: Lukatayı bulan kimse kendi nefsine güveriip, hıyanet etmiyeceğini bilirse, onu muhafaza edip sahibine ulaştırmak gayesiyle alması sünnettir. Eğer kendine güvenmeyip hıyanet edeceğini bilirse o zaman al­ması haramdır.

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

'Kayıp malı ilan edip bildirmeden kaldıran kimse dalalettedir.'' [2]

Kendisinden başka o malı alacak güvenilir biri yoksa o zaman buluntu malı (lukatayı) alıp koruması vaciptir. Kaybolmuş olan şeyi alıp koru­mak ve sahibine iade etmek için almak iyiliktir. Zeyd bin Halit (r.a.)'den şöyle bir rivayet vardır.

Resulullah (s.a.v.)'e  altın ve gümüşün yitiğinden soruldu. Buyurdu ki:

'Cüzdan ve kesesini bir seneye kadar muhafaza et ve tanıt. Sahibi bi­linmezse o senin yanında emanet olarak kalsın. Bir gün sahibi gelirse kendisine ver, sahibi çıkmazsa senindir.'

Suali soran kimse bu defa deve yitiğinden sordu:

Resulullah (s.a.v.) yine buyurdu ki;

- 'Ondan ne istiyorsun, onu bırak, onun ayakkabısı ve su tulumu onunla birliktedir, suya gider ve ağaç yer, sahibi onu buluncaya kadar.

O zat 'Koyunun yitiği nedir?' diye sorduğunda, Resulullah (s.a.v.) bu­yurdu ki:

'Onu al, o ya senin ya kardeşinin ya da kurdundur' [3]
 
Lukatanın Rükünleri

Lukatanın 3 rüknü vardır.

a) Almak.

b) Alan.

c) Alınan.

a) Almak:

Kaybolan malı almaktan ibarettir. Emanetine güvenilen birinin kay­bolmuş malı (lukatayı) alması müstehaptır, fasıkın alması mekruhtur. Ka­yıp mal alındığında şahit tutmak ve malın sıfatlarından bir kısmını onlara anlatmak müstehap olup, sıfatların tamamını söylemek ise mekruhtur.

Şafii alimi İmam Rameli'ye göre bulunan bir şey bırakıldığı takdirde kaybolma ihtimali kuvvetli ise kendine güvenen kimsenin o malı alıp bir seneye kadar tarif etmesi vaciptir.

b) Alan:

Lukatayı alıp yanında muhafaza edip ve daha sonra tanıtabilmek için ilan eden kişinin müslüman, hür, akıllı, mükellef ve sefehtan dolayı malı­na hacredilmemiş olması gerekir.

İlanda:

'Cinsi; yani altın mı, para mı, döviz mi ? Sıfatları; yani Türk malı mı, yabancı mal mı?' şeklinde özelliklerini beyan eder. Fakat miktarı beyan edilmez.

Onu mal edinmek gayesiyle almış ise ilan ücreti kendisine aittir. Mal edinmek niyetiyle değil de,

'Alayım bir gün sahibi çıkar veririm' niyetiyle iyilik olsun diye almış­sa ilan ücreti mal sahibine aittir.

Onu mülküne geçirdikten sonra veya mülk edinip harcadıktan sonra sahibi çıkarsa o malı veya o malın bedelini sahibine vermeye mecburdur.

Mekke'de (Harem Bölgesi'nde) görünen herhangi bir şey sadece mu­hafaza edilmesi için alınır. Çünkü orası kutsal bir beldedir. Dinimiz lukata hükmünde bu kutsal yerler için, böyle bir hüküm getirmiştir.

c) Alınan:

Bunun şartı ise, düşme yahut unutulma ile kaybolan maldır. [4]

 

[1] Müslim, 2699.

[2] Müsned-İmam Ahmed, 7360.

[3] Buhari 2295, Müslim, 1722.

Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi , Ravza Yayınları: 397-369.

[4] Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi , Ravza Yayınları: 370.


Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler