Kategoriler :
Alt Kategori :
Umra ve Rukba
Tarih : 29.09.2011 15:34:02
Okunma : 882
Umra: Mal sahibinin birine, 'Bu malı sana umra etlim'. Veya 'Ömrün boyunca bu malı sana hibe eltim' ya da 'Ömrüm boyunca bu malı sana hi­be ettim' gibi sözlerdir. Bu hibe, hibe edenin ömrüne bağlı olduğu için 'Umra' ismini almıştır.

Rukba: Mal sahibinin birine, 'Sen benden önce ölürsen mal bana dö­necek, eğer ben senden önce ölürsem sana ait olacaktır' gibi sözlerdir. Bu hibe çeşidinde her biri diğerinin ölümünü beklediği için beklemek anla­mına gelen 'Rukba' ismini almıştır.

Peygamberimiz (s.a.v.) bu iki hibe çeşidi ile ilgili şöyle buyurmuştur:

' Umra, verilen kimseye caiz ve rukba da verilen kimseye caizdir' [1] Alış-verişte olduğu gibi hibenin sınırlı bir zamana bağlanması caiz de­ğildir. Ama yukarıdaki iki hibe çeşidi her ne kadar bir zamana bağlanmış ise de onlar bu kaideden istisna edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) bunların hi­be olarak cevazını belirtmişlerdir. Bu nedenle koşulan zaman şartı geçer­siz ve hibe geçerli kılınmıştır. İmam Malik ve tabiileri 'Umra' hibesinde 'Umrayı alanın ölümü ile mal, onu verene ve onun varislerine, diğer mez­heplerde ise 'Hibe olduğu için hibe olanın varislerine geçer, demişler.

Hibe geçen muamelelerden tamamıyla ayrı olan bir işlem olup, kişi­nin karşılıksız olarak malını zimmetinden çıkarıp başka birine veya bir yere vermektir ki bunun da bazı rükünleri vardır.

Hibenin rükünleri şunlardır:

1) Akid yapan iki taraf (Hibe eden ve kendisine hibe edilen):

Hibe edenin, hibe ettiği şeye hükmen sahip olması gerekir. Mesela, ku­manın gecesini kumasına hibe etmesi, hükmen sahip olduğu bir haktır. Kendisine hibe edilenin ise, mülk edinmeye ehil olması gerekir. Şayet mükellef değilse, velisi onun yerine hibeyi kabul eder.

2) Siga: Bundan kasıt icab ve kabuldür.Hibe eden, 'Sana şunu hibe ettim', kendisine hibe edilen de, 'Kabul ettim' anlamında sözler sarfet-mesi veya bu anlamda olacak davranışlarda bulunması yeterlidir.

3) Hibe edilen şey: Satışı caiz olan herşey hibe edilebilir. Kendisine hi­be yapılan kimsenin hibe edilen şeye malik olması, ve hibe alanın da tes­lim almasıyla olur. [2]



[1] Tirmizi, 1351: Ebu Davud, 3558.

[2] Kadı Ebu Şuca’, Ğayet’ül-İhtisar ve Şerhi , Ravza Yayınları: 366.

Diğer Yazılar
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler