Makaleler > Zehra KORKMAZ > Güncel > Kış, Bahar ve Peygamber
Kategoriler :
Yazarlar :
Kış, Bahar ve Peygamber
Tarih : 03.01.2012 16:30:32
Kategori : Güncel
Yazar : Zehra KORKMAZ
Okunma : 1095
Kar şehrimi, yolları ve de kalbimi alırken. Kış günleri Peygamber’le gelir. Peygamber’den yaşayan hatıralardır.

… Her dağ kimin kalbidir ki kar yağsın diye bekler? Göğsünü kışlara gerer de bekler. Bir elinde ay, bir elinde güneş Bir elinde gece, bir elinde gündüz Elinde zaman. Elinde hayat. Bekler. Eteklerinde bizler. Kar yağarsa kışlarda, baharlar sürgün verir. Baharlar gür gelir. Bizlere bahar gelsin diye bekler. Söyle bir dağ kimin kalbidir şimdi?

… Başı dumanlı, karlı, başında poyrazlar eser. Kim görmüş bir dağ olduğunu, kim anlamış? O büyümüş büyümüş dağ olmuş. Kimler bilmiş? Bir dağı kim sökebilir toprağından, kim kaldırabilir yerinden? Dağ olduğunu bilmemiş sökmek istemişler toprağından. Sökememişler, dağ kendisi yürümüş. O dağla dağlar yürümüş. O dağla şehirleri yürümüş gitmiş bir başka şehre.

Şimdi Mekke Medine’dedir bilmezler. Bilmezler yürümeseydi O, dağlar üzerlerine kalkacaktı. Gökler üzerlerine yıkılacaktı. Bir ses, bir söz tuttu. Şimdi senden gelsin diye beklenen o sestir. Benden gelsin diye beklenen o sözdür. “Onlar bilmiyorlar. Bilselerdi…” Ve ertelenmiş kıyametleri.

… Soğuk geçer memleketimde kışlar. Titretir soğuk, titretir kışlar. Titremek hatırlamaktır. Zihnini açmaktır. Elini açmaktır. Gözünü açmaktır. Fark etmektir. Sen gülerken gülemeyeni. Sen giyinirken giyinemeyeni. Sevinirken sevinemeyeni. Akşam eve ekmekle dönerken, evsiz ve ekmeksiz kalanı. Dosta giderken, akşama kadar dolaşıp da bir dost bulamayanı. Her anne deyişinde, anne demek isteyip de anne sözü boğazında yumruk olup kalanı.

İşte o an “Ben baban olayım, Hatice annen, Fatıma kız kardeşin… İster misin?” Diyebilmektir. Hayata kalbini açmaktır. Her fark ediş Peygamber’den bir hatıra taşır şimdi. Her kar tanesi Peygamber’den bir tebessümdür.

… Hani bir gün soğuktur hava. Toprak soğuktur. Daha ötesi insanlar soğuktur. Kalbinden yana, merhametinden, sevgisinden, insanlığından yana soğuktur. Öfkelerinin ateşiyle ısınırlar. Isınmak değildir onlarınki yanmaktır bilmezler. Kin ateşiyle, intikam ateşiyle, hırs ateşiyle… Tüm şehirler bir olup gelecektir bir şehrin üstüne. Medine haber almıştır geleceklerini. Bilir şimdi Medine öfkeler bir olmuştur öyle gelir üstüne. Sabahın erken saatlerinde şehrini koruyacak bir avuç insan. Hava soğuk, karınlar aç, ayaklar yalın. Toprak buz kesmiştir. Lakin un ufak olacaktır bu toprak, olmalıdır. Kazılacaktır hendek, kazılmalıdır. İçlerinin ateşiyle ısınacaktır hava. Sevgiden, merhametten, dirençten gelen. İşte bugün taş kesilmemişse dünya, Varsa bir nebze merhamet O günden, o şehirden gelir. O merhamet sadece o bir avuç insanı ısıtmaz; Bugünleri ısıtır, beni, bizi ısıtır. Bugün dağ yürekler varsa, dağ gibi duruyorlarsa yanımızda, Koruyup kolluyorlarsa hepsinde o gün yanan ocaktan bir ateş vardır. Ve şimdi soğukta ve sıcakta; üşümelerimizde ve ısınmalarımızda Peygamber’den nice hatıralar vardır.

… Kar yağacak birazdan belki yağıyor kim bilir. Sen kar tanelerine bakarken kendine bakacaksın. O kar tanesi gibi yapayalnız toprağına inişine bakacaksın. O kar tanesi gibi eriyişine. “Hak yalnız kalmaz!” dediğini duyacaksın sonra. Yalnız bırakılır ama yalnız kalmaz! Yalnız değildir! Sesin O’ndan gelirse, sözün O’na aitse, bildiklerin O’nun öğrettikleyse Yalnız değilsin. Gidişin kara toprakla beyaz kar tanesinin kavuşmasıdır. Bir kış-bahardır. Çünkü bilirsin ki Peygamber’in dilinden gelir en güzel sözler. Kışla bahar O’nun dilinde yan yana ne güzeldir. Beraberdir. O’na kışın ardından değil kışla beraber verildi bahar. Zorluğun ardından değil zorlukla beraber verildi kolaylık. Söz O’nun kalbine indi, dağın kalbine değil. Her dağ O’nun kalbi olmayı diledi. Oysa her dağda değil ama her dağ olanda O’ndan bir kalp vardır. Her dağ olana kar taneleri Peygamber’den haberlerle gelir. Her zorlukla gelen kolaylık ona Peygamber’den bir kış hediyesidir.

Her kışla gelen bahar ona / bize Peygamber müjdesidir.
Namaz Vakitleri
Şehir :