Makaleler > Prof. Dr. Mehmet Emin AY
Kategoriler :
Yazarlar :
Görünüm :
Affetmekle Emrolunan Peygamber Hz. Muhammed(sav)
Peygamberler, kendilerini bu yüce vazife ile insanlara gönderen Allah Teâlâ’nın ilahi gözetimi altında görevlerini ifa ederler. Vahiy bağıyla onlar hatalara düşmekten ve yanlış davranışlarda bulunmaktan alıkonulurlar. Yine onlar, nasıl hareket edecekleri konusunda da vahiy yoluyla bilgilendirilirler. Son Peygamber Hz. Muhammed (sav) Efendimiz de, Kur’ân-ı Kerim aracılığıyla bahsi edilen hususlarda bilgilendirilmiştir. Allah Teâlâ tarafından ona yapılan telkinler, aynı zamanda bütün mü’minler için çağlar üstü bir özellik taşır; ve kıyamete kadar tazeliğini korur. Sözü şu ayet-i kerime’ye getirmek istiyorum: “Ey Habibim! Sen affa sarıl, iyi ve güzel olan şeyleri insanlara emret ve cahillerden de yüz çevir.” (A’râf, 199) Bu ayet, Peygamberimizin şahsında aynı zamanda, tüm mü’minlere, günlük işlerinde, farklı zaman ve zeminlerde affetme yolunu tercih etmelerini tavsiye eder. Öfkeli anında nefsine hâkim olarak kendini tutan ve ardından affetme yolunu tercih eden kişiler de başka bir ayette ...
» Devamı için tıklayınız ...
Peygamberimiz ve Gençler
İnsanoğlunun hayatında önemli bir dönüm noktası olan ergenlik çağının, çocukluktan gençliğe geçiş döneminde yaşanmış olması, gençlik yıllarını ayrıca önemli hâle getirmektedir. Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz, ümmetinin elini hiç bırakmadığı için gençlik çağındaki mü’minler de O’nun ilgisine mahzar oldular asırlar önce… Şimdi de günümüzde her bir genç ümmeti için, O’nun yol gösterici, ümit bahşeden sözleri ve tavsiyeleri yolumuzu aydınlatıp duruyor. Yeter ki, yaşanmış olaylara ibret nazarıyla bakıp, anlatılanları can kulağıyla dinleyelim. Çünkü Sevgili Peygamberimiz (sav), toplumu içinde gençleri en iyi anlayan, onlara verilmesi gereken değerin en mükemmelini sunan bir yaklaşım tarzına sahipti dersek, mübalağa etmiş olmayız. Kıymetli okuyucum, Hayatının her safhasında “mü’minler için en güzel örnek” olma özelliğine sahip bulunan Peygamberimizin gençlik yılları da gençlere örnek güzelliklerle doludur. Ahlâksızlığın ve kötülüklerin kol gezdiği bir toplumda yaşamış olmasına rağmen, Rabbimiz...
» Devamı için tıklayınız ...
Asr-ı Saadet’te Bayram Heyecanı
Yüce dinimizde, asırlardır kutlana gelen Ramazan ve Kurban adında iki bayramımız vardır. Asr-ı Saadet’te bu bayramlar Iydül-Fıtr ve Iydül-Adhâ isimleriyle, hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Kurban Bayramı namazı ve Kurban kesilmesi de yine bu yıldan itibaren yerine getirilmiştir. Bu yazımızda, Asr-ı Saadet’te Kurban Bayramının nasıl kutlandığını, Tarih, Siyer ve Hadis kaynaklarına dayanarak aktarmaya çalışacağız. AREFE GÜNÜ ve BAYRAM GECESİNİN FAZİLETLERİ Kıymetli okuyucum. Kurban Bayramı’nın kutlandığı günler, aynı zamanda hicri 9. yıldan itibaren farz kılınan Hac ibadetinin ifa edildiği günlere denk gelmektedir. Hadis-i Şerif’lerde “Günlerin en faziletlisi” olarak bildirilen ve “Duâların en faziletlisi Arefe günü yapılan duâdır” tavsiyesinde bulunulan Arefe günü ise -bilindiği üzere- Kurban Bayramı’ndan bir önceki gündür. Bu günün sabahından itibaren bayramın 4. günü ikindi namazına kadar, 23 vakitte farz namazlardan sonra tekbir okunur. Bu tekbirlere Teşrik tekb...
» Devamı için tıklayınız ...
Asr-ı Saadet’te Çocuk Eğitimi
ASR-I SAADET: İnsanlık tarihinde son peygamberle birlikte yaşanılan mutluluk çağı... Asr-ı Saadet: Hz. Muhammed (sav)’in gerek yaşadığı dönemde ashabına ve gerekse sonradan gelecek ümmetlerine her yönüyle örnek teşkil edecek uygulamalarına sahne olan devir... Asr-ı Saadet: Resul-i Ekrem (sav) Efendimizin her konuda olduğu gibi, çocuk eğitimi gibi önemli bir alanda tavsiye ve tatbikatını bağrında taşıyan huzur ve sürur yılları... Aslında oldukça geniş bir konu olan çocuk eğitimini, Asr-ı Saadet’le sınırlayarak ele almayı düşündüğümüz bu yazımızda belki sadece yüzeysel olarak o dönemin şartlarından ve bu şartlar çerçevesinde bize sunulan örneklerden ve tavsiyelerden bahsetmiş olacağız. “MEDİNE’DE ÇOCUKLARLA İLK KARŞILAŞMA...” 622 yılında, Resûl-i Ekrem (sav) ve Hz.Ebû Bekir (ra), günler sonra Seniyyetü’l-Vedâ tepelerinde Medineli Müslümanlara kavuştuklarında karşılamaya gelenler içinde kızlı-erkekli, en güzel elbiselerini giyinmiş, ellerindeki defleri büyük bir coşkuyla çalarak bir mutlu...
» Devamı için tıklayınız ...
Komşuluk İlişkilerinde Peygambirimizden Tavsiyeler
Aziz okuyucum, Peygamberler, insanları hidayete ulaştırmak, bilmediklerini öğretmek, doğrulara yöneltmek ve yanlışlardan uzaklaştırmak için gönderilen rehberlerdir. Bu anlamda her peygamber, yaşadığı toplumda insanlarla başarılı ilişkiler kuran ve beşeri münasebetleri bulunan kişidir.Hatta onları birer Halkla İlişkiler mütehassısı olarak da kabul edebiliriz. Son Peygamber Hz. Muhammed (sav) Efendimizin de risalet zincirinin son halkası olması yönüyle bu özelliklere sahip olması tabiidir.Bizler, Sevgili Peygamberimizin “Âlemlere rahmet” özeliği ile nasıl bir merhamet ve sevgi pınarı olduğunu, “En güzel kul” özelliği ile ibadet hayatında ne denli farklı bir kulluk hayatı yaşadığını biliyoruz. Yine O’nun (sav), ailesi içinde her bakımdan örnek teşkil edecek, evlat, akraba, eş, baba ve dede olarak da bize verdiği eşsiz örneklerden haberdarız. Bu yazımızda sizlere Resul-i Ekrem (sav) Efendimizin, toplumun hemen her kesimini kucaklayan beşerî münasebetlerinde, komşuluk ilişkilerine dair tavs...
» Devamı için tıklayınız ...
Camiler Beytullah'ın Birer Şubesidir
Camiler mü’minlerin hayatına nasıl yön vermektedir? Önce cami kelimesi üzerinde durmak isterim. Cami, “cem eden, bir araya derleyip toplayan” demektir. Bilindiği üzere Allahü Teâlânın güzel isimlerinden biri de “el-Câmi’”dir. Bu isim, tüm varlıkları, birbirine zıt kutuplarda bulunmalarına ve yine insanları, farklı renk, dil, kültür vs. ayrı ayrı, muhtelif özellikler taşımalarına rağmen bir arada toplama kudretinin ifadesidir. Aynı zamanda bu isim, mahşer gününde tüm insanları bir araya toplama kudretine de işaret eder. Dolayısıyla camiler, Allahü Teâlânın bu güzel isminin tecelli ettiği, sınıf, renk, statü, mertebe vs. farkların ortadan kalkarak, yine O’na, ibadet maksadıyla yönelindiği mekânlardır. Camiyle barışık bir mü’min için burası, Rabbinin evidir ve her bir cami Beytullah’ın yeryüzündeki şubesidir. Güne sabah namazını eda ettiği camiden çıkarak başlayan mü’min için cami, ona aynı zamanda yön de tayin eder. Bu yön gündelik hayata, Allah’a güzel bir kul olmanın zevkiyle başlama y...
» Devamı için tıklayınız ...
SALiH VE HAYIRLI BiR EVLAT OLARAK PEYGAMBERiMiZ (S.A.V.)
Değerli okuyucum. Geçtiğimiz ay, Kutlu Doğumu’nun 1440. Yıldönümü münasebetiyle yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen binlerce program ile Sevgililer Sevgilisi, Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerini anmaya, anlamaya çalıştık. Bu programlar sebebiyle birkaç kez yurtdışına gitmek nasip oldu. Ziyaretlerimiz esnasında bilhassa Kuzey Avrupa ülkelerinde anlatılanlar, toplum yapısı olarak batının ne kadar acınacak halde olduğunu bir kez daha ortaya koymaktaydı… Özellikle ebeveyn-evlat irtibatının neredeyse sıfırlandığı, yaşlı anne babaların, evlatları tarafından aranıp sorulmadıkları için yaşlılar olarak kendi aralarında telefon zinciri kurarak her gün birbirleriyle iletişime geçerek bu sayede, hayatını kaybedenlerden daha çabuk haberdar olduklarını duyunca hepimizin içini garip bir hüzün kapladı… Batı dünyasında gerçekler böyle iken, aynı batının kalkıp da “Anneler Günü” diye bir kavramı hayatımıza zorla sokmaya kalkmasını ve bunun bir tüketim aracı haline getirilmesini hayretle ve ibretle izliyoru...
» Devamı için tıklayınız ...
PEYGAMBERiMiZ (s.a.v.) VE YOLCULUKLARI
“Allahümme, innâ nes’elüke fî seferinâ hâzâ, el-Birre ve’t-Takvâ ve minel-Ameli mâ tardâ. Allahümme, hevvin aleynâ seferenâ Vatvi annâ bu’deh. Allahümme, entes-sâhibu fis-sefer, Vel-halîfetü fil-ehl. Allahümme, innâ neûzü bike min va’sâis-sefer, Ve keâbetil-menzar. Ve sûil-ahlâki vel-munkaleb. Fil-mâli vel-ehli vel-veled.” İlkin, bir umre seyahati münasebetiyle bindiğimiz uçakta duymuştum bu duayı… Saudia Havayollarının geleneksel hale getirdiği uygulamasıyla, daha henüz havalanmadan her uçağında bu dua okunurdu. Hâlâ bu uygulamanın devam ettiğini tahmin ediyorum. Kabin görevlilerinin banttan yayınladıkları bu dua, “Şimdi Peygamberimizin sefere çıkarken okuduğu duayı dinleyeceksiniz.” anonsuyla duyurulur, ardından Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizin, o son derece manidar duası seslendirilirdi, açık ve net bir okunuşla… Gerçi yolcuların çoğunluğu manasını anlamazdı bu Arapça duanın; ama “Allahümme!” diye başlayan cümleler, o içten yakarışın ve niyazların ipuçlarını verirdi en azından… İş...
» Devamı için tıklayınız ...
BİTMEZ GÜZELİN VASFI
Takvim yaprakları 27 Ocak 1987 tarihini gösterdiğinde fani âlemden beka yurduna irtihal eden bir “güzel kul”un, Yahyalılı Hacı Hasan Efendi –rahmetullahi aleyh- Hazretleri’nin vefatının üzerinden sizler bu yazıyı okuduğunuzda tam 24 yıl geçmiş olacak… Zaman hızla akıp gidiyor olsa da hamd olsun ki gönüllerde olan sevgide ve muhabbette bir aşınma söz konusu değil… Çünkü Allah Teâla (c.c) bir kulunu sevdi mi onu sonraki gelen müminlere de unutturmuyor. Nitekim Hacı Hasan Efendi Hazretleri de, vefatının üzerinden 24 yıl gibi uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen, manevi evlatlarından birinin, ruhuna hediye olarak okuduğu Fatiha’ların üzerinden henüz daha 24 saat geçmiş değildir. Çünkü Hacı Hasan Efendi Hz.leri de, şu an itibariyle, her seher vaktinde, yetiştirdiği binlerce evladının okuduğu evrad ve tesbihatın öncesinde ve sonrasında, ruhlarına hediye olarak okunan Fatiha’larda adları zikredilen gerçek bahtiyarlardan biri olmanın ayrıcalığını yaşayan müstesna bir veliyy-i asîl ve mürşid-i...
» Devamı için tıklayınız ...
Namaz Vakitleri
Şehir :