Kategoriler :
Yazarlar :
Mürşid-i Kâmilin Lüzumu
Tarih : 04.10.2013 13:40:20
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Yahyalılı Hacı Hasan Efendi (K.s)
Okunma : 917
Kıymetli Kardeşlerim!

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor: “Her sanat için ehlinden yardım isteyin.”1 Hiçbir sanat kendi kendine öğrenilmez. O sanatı bilenden öğrenmek gerek. Onun için âyet-i kerîmede “Ey îmân edenler, Allah’tan korkun ve sâdıklarla beraber olun.2 ” diye ifâde edilen Allâh’ın sadık kullarına, mürşid-i kâmillere ihtiyaç var. En basit meslek, hasır dokumayı bile insan kendiliğinden yapamaz. İllâ birisi dokurken görecek, öğrenecek.

Ustasız, harçsız, çimentosuz kendi kendime ben ev yaparım dersin. Belki de yaparsın. Amma en küçük sarsıntıda paldır küldür yıkılır. Onun ustası var. Temeli nasıl atılır, demiri ne kadar konulur, kaç torba çimento katılır onu o bilir. Yoksa, rastgele yığılan her binânın içinde oturulmaz kardeşlerim. Mâlûm olduğu üzere, nefis ve şeytan gibi iki düşmana karşı koymak her yiğidin harcı değildir. Hem nefis var hem de şeytan.

Bu düşmanlar milyonlarca mü’minleri yoldan çıkararak isyâna sevk etmişler. Kumarhaneler dolmuş, gazinolar dolmuş, sinemalar dolmuş, televizyon başları dolmuş. Nefis ve şeytâna karşı mücâdelede bir mürşid-i kâmilden istimdat gerek. Mürşid, Allah yolunda bir kılavuz, bir vesîledir. “Allâh’ın öyle kulları vardır ki onları gördüğünüz zaman Allah hatıra gelir.”3 Hadîsinin sırrınca, mürşid-i kâmile râbıta eden kalbe şeytan zarar veremez. Sâdık bir ihvan, onun vasıtasıyla Cenâb-ı Hakk’tan tefeyyüz eder, feyiz alır.

Râbıtadan hakkıyla istifâde etmek için, dünyâ muhabbetini kalpten atmak gerek. Çünkü bütün kötülüklerin başı dünyâ muhabbeti. Dünyâ muhabbeti olan kâlbe tecelli olmaz. Onun ilacı da ölümü çok düşünmektir. Yunus, ko yalan dâvâyı Gel ortaya ko sivâyı Temiz et gönül evini Dost gelecek kondurmaya Kardeşlerim, benim bahçem, benim evim, benim param dediğimiz bütün mallardan geçeceğiz bir gün. Âzâlarımız birbirleriyle vedâlaşacak. Azrâil (as) gelecek. Şeytan îmânımızı almak için buzlu sular gösterecek.

O anda îmân nasîb olacak mı olmayacak mı bir düşünelim. Kabir ahvâlini düşünelim. Mahşeri düşünelim. Cennet fırkası ayrılsın, cehennem fırkası da ayrılsın diye nidâ edildiğinde ne tarafta olacağımızı düşünelim. Düşünelim de kalbimiz yumuşasın. Füyûzât-ı ilâhiyyeye hazır hâle gelsin. Ölüm olmasa insan ıslâh olmaz. Mürşid-i kâmil olmasa irşâd olmaz. Rabbim bizleri ıslâh olan, irşâd olan kullarından eylesin.

Hamdolsun âlemlerin Rabbi olan Allâh’a.

Dipnotlar:
1- Sehâvî, el-Makâsıdu’l-Hasane, sh. 113
2- Tevbe, 119.
3- İbn Mâce; Zühd,4

Namaz Vakitleri
Şehir :