Makaleler > Yahyalılı Hacı Hasan Efendi (K.s) > Tasavvuf > Mü'min, Kardeşini Çok Kendini Az Düşünür
Kategoriler :
Yazarlar :
Mü'min, Kardeşini Çok Kendini Az Düşünür
Tarih : 05.09.2012 10:12:24
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Yahyalılı Hacı Hasan Efendi (K.s)
Okunma : 1056
 Bismillâhirrahmânirrahîm.

Kıymetli kardeşlerim, Allah-u Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri, Hucurat Sûresi’nde; “Herhangi bir anlaşmazlıkta kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki bu hususta rahmete şayan olasınız” buyuruyor. Yani ilgisiz kalıp da onları küs bırakmayın. Bayramlar gelip geçiyor da kendi başlarına yine barışamıyorlar.

Biz imanda kardeşiz. Ebedi hayatı tahakkuk ettiren de imandır. En büyük dağ altın olsa zerre kadar imanla değişilmez. Öyle olunca mü’minlerin haklarını korumak, menfaatlerini gözetmekteki din kardeşliğimizi Allah’tan korkarak yapacağız. Kardeşlik olan yerde şefkat ve merhamet vardır.

Resûlü Ekrem (sav) Efendimiz bunu ne güzel ifade buyurmuşlardır: “Mü’minler bir vücut gibidirler, bir âzâ muzdarip olduğu zaman bütün vücut uykusunu kaybeder.” Onun ızdırabını duyar. Ağzımızda bir dişimiz sızlıyor da sabahlara kadar uyuyamıyoruz.

Diğer bir hadis-i şerifte de: “Şefkat göstermekle mü’minlerin bir vücut gibi olduğunu görürsün” buyruluyor. Bir kimse, “filan adam bugün açmış” diye duyar da, buna rağmen uyursa onun kâmil imanı yoktur. Kâmil iman sahibi olsaydı, evindeki yiyeceği içeceği götürür, o komşusunu, o din kardeşini doyururdu.

Mü’minler bir binanın birbirine kenetlenmiş tuğlaları gibidirler. O, Allah için sever ve sevilir. “Sevmeyende ve sevilmeyende hayır yoktur” buyuruyor sevgili Peygamberimiz (sav) Bakın, binada taş var, çimento var, kireç var, demir var, tahta var, çivi var. Bunlar bir araya geldi mi bina yapılıyor. Şuraya yüz araba kum döksen, diğer malzemelerle bir araya getirilip inşa edilmezse, ayaklar altında dağılır gider.

Mü’min, kardeşini çok kendini az düşünür. Yine Fahri Kâinat Efendimiz buyuruyor: “Allah’a yemin ederim ki: İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe kâmil mü’min olamazsınız.” Size bir şey söyleyeyim mi onu yaptığınız takdirde sevişirsiniz:

-Aranızda selamı yayınız.

-Ve hediyeleşiniz.

Rabbimiz hadis-i kudsiyle müjdeliyor: “Benim için sevişenlere müjdele Habibim, benim için birbirine ikramda ikramda bulunanlara müjdele Habibim, benim için birbirine itimat edip de dost olanlara müjdele Habibim. Onlara benim de muhabbetim tahakkuk etmiştir. Ben de o kullarımdan razı oldum.”

Yine hadis-i şerife göre, yedi sınıf insan vardır ki Allah-u Teâlâ onları, hiçbir gölgenin bulunmadığı bir günde, arşın gölgesiyle gölgelendirir. Bu sınıflardan biri de, Allah için seven, hayatlarını böyle geçiren ve bu hal üzere vefat eden iki kişidir.

Hikâye olunur ki, böyle iki arkadaş, ölünceye kadar dost olmaya, birbirlerinden ayrılmamaya karar verdiler. Fakat bir zaman sonra onlardan birisi bozuldu ve diğerine dedi ki;

-Gel şu kardeşlik akdini bozalım. Benim yüzümden senin yüzün kara olmasın. Diğeri:

-Hayır, sana arız olan bir heva, bir kusur sebebiyle kardeşliği bırakamam, dedi.

Böylece, kardeşi düzelinceye kadar bir şey yememeye, içmemeye söz verdi ve dûa etti. Ölüm derecesine geldiği anda, Allah-u Teâlâ bozulan kardeşine bir pişmanlık verdi, ağlayarak geldi ve yeniden samimi kardeşlikleri devam etti.

Kardeşlik böyle olur. Efendim, bizim kızı oğluna almadı, kızını oğluna vermedi gibi dünyevi sebeplerle insan kardeşinden ayrılır mı? Kardeşlik böyle günde belli olur. Allah bizi birbirimizden ayırmasın.

Sultan-ı Enbiya (sav) Efendimiz buyuruyorlar: “Bir kimse kendisine Allah için bir kardeş edinirse Cenab-ı Hak ona cennette bir derece verir. Bir kardeş, bir derece daha. Böyle böyle cennetteki yetmiş dereceye yükselebilir.” Onun için kardeşlerimizi çoğaltalım. Birbirimizle muhabbetleşelim, kardeş olalım. Rabbimiz bizi, şeytana uydurmasın, ayağımızı kaydırmasın, kardeşlerimizden ayırmasın.

Hamdolsun Âlemlerin Rabbi olan Allah’a.
Namaz Vakitleri
Şehir :