Kategoriler :
Yazarlar :
Kardeşlik ve İyilik
Tarih : 19.05.2015 18:24:19
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Yahyalılı Hacı Hasan Efendi (K.s)
Okunma : 811

Kıymetli kardeşlerim!

İki cihan güneşi, efendiler efendisi Muhammed Mustafa (sav), her biri cevâmiu’l-kelîm olan hadîs-i şeriflerinde bize Allâh’ın rızâsını nasıl bulacağımızı târif ediyor. Biz O’nu (sav) dinleyeceğiz, 0’na (sav) tâbi olacağız, sünnetine ittibâ edeceğiz, hadislerinin gereğince amel edeceğiz, ahlâk-ı peygamberîyle ahlâklanacağız ki iki cihân saadetini elde edelim. Allâhımız bizi âlemlere rahmet vesîlesi olan Rasûlullâh’ın (sav) yolundan bir ân olsun ayırmasın. O’nun yolunda dâim olabilmenin ve O’na kavuşabilmenin şartını bir hadîs-i şeriflerinde şöyle açıklarlar Fahr-i Kâinât Efendimiz (sav): “Allah kendisinden râzı olduğu halde O’na kavuşmak isteyenler, bana çokça salât-ü selâm göndersinler.”

Din kardeşlerim!

Bütün gâyemiz Allâh’ın rızâsını bulmak. Dünyâya gelmedeki gâyemiz bu. Bizleri kendisine kulluk için gönderen Allah (cc), kullukta dahi rızâsını gözetmemizi istiyor. Bütün ibâdetlerimiz Allâh’ın rızâsı için olmalı: Oruç tutarız Allah rızâsı için, Hacca gideriz Allah rızâsı için, zekât veririz Allah rızâsı için, ana-babaya itaat ederiz Allah rızâsı için, komşularımıza iyilik ederiz Allah rızâsı için. Tüm gelişimiz gidişimiz, maksadımız Rızâ-yı Hakk için olmalı. Şâyet başka bir maksat olursa o zaman riyâ olur, süm’a olur, gösteriş olur. Bu durumda amellerimiz hiçbir şeye yaramaz. Sırf Allâhu Teâlâ Hazretlerinin rızâsı için olan amel makbul kardeşlerim.

Dîn-i İslâm gelince Medîne’deki Evs ve Hazrec kabîlelerini birbirine kardeş etti. Mekke-i Mükerreme’den gelen Muhacirlerle Medîne-i Münevvere’deki Ensar arasında da çok muhabbet vardı. Can oldular. Peygamberimiz (sav), “Muhacir kardeşlerinizi evlerinize götürün, misâfir edin.” buyurdu. Ensar-ı Kirâm zevkle götürdüler. Yemediler yedirdiler, giymediler giydirdiler, yiyeceklerinin en iyisini onların sofrasına koydular. Muhacirler tahammül edemediler, ağlamaya başladılar. Nasıl dostluk bu!Bu nasıl kardeşlik Yâ Rabbi!
Bedir harbinde yetmiş tâne esir alındı. Peygamberimiz (sav) sahâbelerine hitâben şöyle buyurdu: “Esirleri misâfir alın ve misâfirlerinize ikrâm ediniz, kâfir dahi olsalar iyilik ediniz.” Müslümanlar öyle yaptılar. Esirlere yediklerinden yedirdiler, hattâ kendileri idâre ettiler, çoğunu onlara verdiler. Onların birçoğu etkilendi. “İslâm nasıl bir dinmiş ki esirlere bile böyle hürmet ettiriyor” diyerek îmân etmeye başladılar. Müslümanlar böyle fedâkâr, âlicenap davranırlarsa gayr-i müslimlerin daha çabuk hidâyete ermelerine vesîle olurlar inşallâh-u teâlâ. Kur’ân-ı Kerîm’de buyurulduğu üzere, “Müminler kâfirlere karşı çok şiddetli, kendi aralarında çok merhametlidirler.” (Fetih: 48/29) Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyorlar: “Bir kimse komşusundan birini aç duyar da, yatar uyursa onun îmânı yoktur.” Yâni kâmil îmânı yok. Din kardeşimizin aç olduğunu duyduk da vicdânımız sızlamıyorsa, ciğerimiz yanmıyorsa îmânımız çok zayıf demektir. Allah muhafaza, böyle zayıf îmânı, bir üflemeyle şeytan alır gider. Allâh (cc)’ımız bizi kâmil îmandan ayırmasın, birbirimize kardeşlikten ayırmasın, kardeşlerimize iyilikte bulunmaktan da ayırmasın (Âmîn). Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allâh’a.

Namaz Vakitleri
Şehir :