Makaleler > Saliha ERDİM > Söyleşi > DİZİLERİN AİLE VE ÇOCUKLAR ÜZERİNDE Kİ ETKİLERİ NELERDİR?
Kategoriler :
Yazarlar :
DİZİLERİN AİLE VE ÇOCUKLAR ÜZERİNDE Kİ ETKİLERİ NELERDİR?
Tarih : 07.07.2011 23:03:01
Kategori : Söyleşi
Yazar : Saliha ERDİM
Okunma : 1152

   Televizyonun merkezde olduğu ailelerde, televizyon konuşur, herkes dinler. Televizyonun dediği tartışılıp iyi kötü yanları ele alınıp bir karara bağlanmaz. Öğrenme, beş duyuya ve duygulara hitap etme gücüne göre güçlü olur. Sempati ile verilen her mesaj, çocukların zihnine yer eder. Anne babanın varlık ifade edemediği, çocukların gözünde saygınlığının kalmadığı durumlarda, eğlenmek amaçlı karşısına oturulan televizyon, yönetmeye, öğretmeye ve eğitmeye başlar. Her sempati, etkilenme anlamına gelir. Hele de duyguların doruğa çıktığı dizilerdeki romantizm ve şiddet duyguları, insanın başkalarına nasıl davranacakları hakkında yönlendirici olur. Dizilerdeki istismar, haksızlık, kişilik bunalımı anlamına gelen diyalog hataları, mazlumların sürekli mağdur edilmesi, kişilerin onlardan intikam alma hislerini açığa çıkarır ve hırslarını onlardan alamayınca evdekilere patlarlar.
  

   “Düzen artık böyle, sen ne kadar geri kalmışsın, artık değiş” yönlendirmesi ile kişiler trend'in gerisinde kalmamak için, bu çarka ayak uydurmaya çalışınca olanlar oluyor. Anne babadan ziyade dizilerdeki karakterler konuşuyor ve konuşuluyor. Değerleri onlar belirliyor ve aktarıyor. En mahrem konular bile, reyting uğruna deşifre ediliyor. Yanlışı modellemeye yatkın zihinlere suçlar ve suç işleme yöntemleri detaylıca aktarılarak kişiler adeta teşvik ediliyor. Aklında olmayanı aklına getiriyor ve süslü gösteriyor. Karşısındaki pasif seyircinin almaya açık zihin kanallarına olabildiğince verilecekler aktarılıyor. Evdeki atmosfer kuşatıcı olmadığında, anne ve baba ile güçlü bir duygu bağı olmadığında, evde değer üretmek ve değer katmak yerine, mutsuzluk üretiliyor ve insanın canını acıtan duygu kırılmaları yaşatıldığında; çocuklar sığınacak liman, gönlünü açacağı kaynak ararlar. Bunun iki adresi vardır, içeride televizyon ve internet, dışarıda uygunsuz arkadaş ve ortamlar. Oralar zaten sahipsizlerin barınağı ve sevgisizlik yumağını taşıyanların açıldığı yerledir ki ihtiyaçlarını gidermenin peşindedirler.

   Belli tuzaklar, zarar mihrakları da böyle çocukları ve gençleri beklemektedirler. Ondan sonra da
“Ne oldu bu çocuklara?” feryadı duyarız. Diziler aile ve iletişim modeli sunuyorlar. Bunu olabildiğince etkili ve sürükleyici yaparak da kişileri bağımlı hale getiriyorlar. Kumanda elimizde değil, aksine, bizim kumandamız televizyonun elinde. Zaman öldürme ve duyguları yanlış yöne körükleme aracı da diyebileceğimiz televizyon, aslında masum bir alettir. Fakat neye karşı ve ne için çalıştığına göre masumluk devam eder ya da etmez. “Kumandası elinde kapatıver” demek kolay, fakat bunu başarmak zordur. Çünkü bilinçli bir izleyici olmak yerine, aklının, mantığının gözünü kulağını kapatıp, duyguların sesini olabildiğince açarak bir şeye yaklaştığınızda, doğrularla mukayese etme ve yanlış olduğunu fark etme şansımız kalmaz.

   Diziler, toplumun ahlâkını, değerlerini, yaşama ve iletişim biçimini değiştirdi ve değiştirmeye ve bozmaya devam ediyor. Aile için bir felâket kutusu, toplum için bozulma kaynağı. Akıl taşıyan, düşünmesini durdurmamış, vicdanı aktif ve duyarlı insanların acilen müdahale etmesi ve çözüm üretilmesi gereken bir kasırga bence...

Namaz Vakitleri
Şehir :