Makaleler > Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN > Fıkıh > RAMAZAN AYININ VE ORUCUN FAZİLETLERİ NELERDİR?
Kategoriler :
Yazarlar :
RAMAZAN AYININ VE ORUCUN FAZİLETLERİ NELERDİR?
Tarih : 02.08.2011 10:10:08
Kategori : Fıkıh
Yazar : Prof. Dr. Hamdi DÖNDÜREN
Okunma : 1109
Ramazan ayının başlangıcı nasıl tespit edilir? Bütün dünya Müslümanları aynı günde oruca başlamak ve aynı günde bayram yapmak zorunda mıdır?

Bir kimseye orucun farz olması için Ramazan ayının girmesi gerekir. Kur’ân’da, “Sizden her kim Ramazan ayına yetişirse oruç tutsun.” buyurulmuştur. Hz. Peygamber de “Ramazan hilâlini görünce oruç tutun, Şevval hilâlini görünce de iftar edin ve bayram yapın. Eğer hava bulutlu olursa Şâban ayını otuza tamamlayın” buyurmuştur. Kısaca Ramazan orucu hava açık olunca hilâli görmekle, bulutlu olunca Şâban ayını otuz güne tamamlamakla farz olur. Hanefilerin de içinde bulunduğu çoğunluk fakihlere göre, dünyanın herhangi bir yerinde güneş batmazdan önce batı ufkunda hilâlin görüldüğü sağlam yollarla sabit olur ve bir belde toplumu bunu benimserse bütün müslümanların aynı zamanda oruç tutmaları gerekir. Aksi halde her belde toplumu kendi gözetlemesi ve güvenilir takvim hesabına göre orucunu tutar. İslâm aleminin ve bütün dünya Müslümanlarının aynı günde oruca başlaması ve aynı günlerde Ramazan ve Kurban bayramlarını kutlaması elbette en güzel olanıdır. Ancak tespit farklılıklarından ötürü bu mümkün olamıyorsa yukarıdaki hadisle amel edilerek farklı günlerde oruca başlamada veya bayram yapmada bir sakınca bulunmaz. Nitekim Şaban ayının son günlerinde ticaret amacıyla Şam’da bulunan sahabeden Küreyb İbn Ebî Müslim, orada Muaviye’nin yaptırdığı hilal gözetlemesiyle oruca başlamış, Medine’ye dönünce, Medine halkının bir gün sonra oruca başladıklarını görmüştü. Durum kendisine iletilen İbn Abbas (r.a.), her beldenin kendi tespitine göre hareket edebileceğini, Rasûlüllah (s.a.v.)’in kendilerine böyle öğrettiğini belirtmekle yetinmiştir.

Ramazan ayının ve orucun fazileti hakkında bilgi verir misiniz?

Ebu Hureyre (r.a.)’nin naklettiği bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “Ramazan ayı gelince cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapatılır ve şeytanlar zincire vurulur.' Bu hadisi şu şekilde anlamak daha uygun olur; o ayda mü’mini cennete ulaştıracak rahmet kapıları açılır, cehenneme gitmesine yol açabilecek fiillerden uzaklaşır, bu yüzden şeytanın insana etki yapma gücü zayıflar. Nitekim Ebu Hureyre’den başka bir rivayette “cennet kapıları” yerine “rahmet kapıları” ifadesi yer alır. Kutsî bir hadiste şöyle buyrulur: “Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık vardır, fakat oruç bunun dışındadır. Çünkü oruç benim içindir, onun karşılığını ben vereceğim.” Başka hadislerde şöyle buyrulur: “Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.' “Oruçlu için birisi iftar ettiği vakit, öteki Rabbi ile karşılaştığı vakit olmak üzere iki sevinç vardır.”

Oruç tutmamak için özür sayılan haller nelerdir?

Ramazan ayında en az 90 km. ve daha uzak bir yer için yola çıkan kimse, gittiği yerde on beş günden daha az kalmak niyetinde ise, ikamet ettiği yere dönünceye kadar yolcu sayılır. Dört rekâtlı farz namazları iki rekât olarak kılar ve isterse Ramazan orucunu tutmayabilir. Daha sonra tutmadığı gün yerine gün kaza eder. Ancak zarar görmeyecekse yolcunun oruç tutması daha faziletlidir. Kur’ân’da şöyle buyurulur: “Sizden kim hasta olur veya seferde bulunursa diğer günlerde tutamadığı günler sayısınca oruç tutsun' Oruç tuttuğu takdirde ölmekten veya hastalığının artmasından yahut uzamasından korkan kimse oruç tutmayabilir veya tutmakta olduğu orucu açabilir. Daha sonra iyi olunca bunu yalnız kaza eder. Ramazan ayında gebe veya emzikli olan kadınlar, kendilerine veya çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları durumunda oruç tutmayabilirler. Daha sonra kaza ederler. Yılın bütün mevsimlerinde yaşlılık veya sürekli hastalık nedeniyle oruç tutmaktan aciz olanların, oruç tutmayıp bunun yerine tutamadıkları her gün için bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermeleri gerekir. Kur’ân’da şöyle buyrulur: “Oruç tutmaya gücü yetmeyenlerin bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermeleri gerekir.” İyileşme umudu bulunmayan hastalar da yaşlılar gibidir. Bir kadın Ramazan ayında gündüzün âdet görmeye başlasa orucu bozulmuş olur. Artık âdet günlerinde ve loğusa bulundukça oruç tutması caiz olmaz. Daha sonra tutamadığı bu farz oruçları kaza eder. Hz. Âişe'nin rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyrulur: “Bizler, Hz. Peygamber döneminde âdetli günlerimizde kılmadığımız namazları kaza etmekle emrolunmadığımız halde, tutamadığımız oruçları kaza etmekle emrolunurduk.”

Cenab-ı Hak’tan tuttuğumuz oruçları katlanmış ecirle mükâfatlandırmasını temenni ederiz. Âmin!
Namaz Vakitleri
Şehir :