Makaleler > Osman ÖZTÜRK > Güncel > Yahyalılı Hacı Hasan Efendinin Sohbetleri
Kategoriler :
Yazarlar :
Yahyalılı Hacı Hasan Efendinin Sohbetleri
Tarih : 04.01.2012 10:03:48
Kategori : Güncel
Yazar : Osman ÖZTÜRK
Okunma : 2191
Hayatımızın en önemli vasfı yaşanıyor ve yaşanılır olmasıdır. Canlılığını, hayatiyetini kaybetmiş olan unsurlar ancak arşiv bölümlerinde kendilerine yer bulurlar. İslâm’ın ilimleri olarak başta Kur’ân ilimleri; sonra hadis, fıkıh, kelam, akaid gibi ilimler âlimleri, öğrenenleri ve öğretenleri ortadan kalkmadığı müddetçe okunmaya, öğrenilmeye ve yaşanmaya devam edecektir. İslâm’ın hayata dönük en canlı ilimlerinden olan tasavvuf da Resulullah Efendimizden beri yaşanılırlığını, canlılığını İslâm dünyasının ve coğrafyasının çeşitli merkezlerinde devam ettirmiştir. Türkiye’miz bu yönden zengin bir irfan ocağıdır. Anadolu’nun mânâ kapılarını açan alperenler, dervişler, veliler aynı feyiz ve İlahî bereketi nesilden nesile bu toprakların mayasına, ruhuna, gıdasına nakş ve nakletmişlerdir.

Tasavvuf büyükleri, iç âlemlerinin zenginliğini, engin gönüllerini sevenleri ve manevî evlatlarıyla paylaşmak için adeta seferber olmuşlardır. Onların rahmet-i İlahiyeye mazhar olan bedenleri ve ruhlarından sonra, yine bir rahmet ve mağrifet menbaı olarak başta ihvanı, sonra da sohbet ve duaları adeta kesintisiz bir ilham ve ikram kaynağı olarak mü’minlerin ruhlarına bereket katmaya devam etmektedir. “Üstadlarımız yaşıyor da olsalar, ahirete gitmiş de olsalar bizimle beraberdirler” buyuruyor Hacı Hasan Efendi (ks). Son devrin tasavvuf merkezlerinden ve büyüklerinden olan Hacı Hasan Efendinin (ks) sade, kısa ve hoş sohbetleri feyzinden istifade etmek isteyenler için aynı heyecan ve neşve içinde okurlarını beklemektedir. Hacı Hasan Efendinin (ks) sohbetleri üç cilt halinde kitap olarak basılmış, ondan müridanına ve muhibbanına manevi bir miras olarak intikal etmiştir. Hacı Hasan Efendi (ks), gençlik hatta çocukluk yıllarında ruhunun derinliklerinde ulvi seciye ve yüksek karakterini davranışlarıyla ortaya koyan, kendi seviyesindeki yaşıtlarının dünyevi hevesler peşinde koştuğu dönemde Allah ve Resulü’nün aşkıyla yanan bir zattır.

SOHBET SOHBET SOHBET

Onun sağlığında sohbetlerde bir taraftan İslâm’ın muazzez prensipleri gönüllere nakşedilirken diğer taraftan odalarda özel sohbetlerle bu İlahi neşve zirveye çıkmıştır. Sohbette Allah Resülü’nün ölümsüz metoduyla insanlar dünyaya kulluktan kurtulup Hakk’a kul olmaktadır. Sohbetlerin manevi hazzı içinde zaman ve mekân unutulmuş, nefsin önüne dizilmiş dağ gibi ihtiras yığınlarının ötesinde yepyeni manevi pencereler açılmıştır.

EBEDİ HAYAT VE İMAN KARDEŞLİĞİ

“Ebedi hayatı tahakkuk ettiren imandır. İmanda kemale ermenin yolu, birbirini sevmekten geçer. Mü’minlerin haklarını korumak, menfaatlerini gözetmekteki din kardeşliğimizi Allah’tan korkarak yapalım. Kardeşlik, dostluk olan yerde, şefkat ve merhamet vardır” buyuran Hacı Hasan Efendinin (ks) bütün sohbetlerinde ve tavırlarında bu anlayışla mü’minler arasındaki temel ilkeyi belirlemektedir. Bugün dünyaya yöneldikçe ebedi hayattan uzaklaşan insanlar ve insanlık, Allah’tan korkmanın, dostluk, şefkat ve merhametin dairesinden uzaklaşmaktadır. Hacı Hasan Efendi (ks) iman kardeşliğine o derece vurgu yapmaktadır ki, bir başka sohbetinde: “Biz, imanda kardeşiz, Ebedi hayatı tahakkuk ettiren imandır. En büyük dağ altın olsa, zerre kadar imanla değişilmez” buyurmaktadır.

HEM TASAVVUF HEM CEMİYET HAYATI

Hacı Hasan Efendi (ks) sohbetlerinde, bir yandan tasavvufun inceliklerini dile getirirken diğer yandan da dinimizin prensiplerini dinleyenleri yormadan, bıktırmadan daima tatlı bir neşve ve heyecan içinde anlatmıştır. “Evrad-ezkar ve adabı, zikir ve şükür, mürşid-i kâmille görüşme adabı, mürşid-i kâmilin” lüzumu gibi tasavvuf sahasının nazik konularında sohbetlerinin yanında; “güzel ahlâk, sadaka, komşu hakkı, gıybet, aile içi huzurun şartı” gibi hem şahsı hem de cemiyeti ilgilendiren konularda sevenlerini irşad etmişlerdir.

ES’AD ERBİLİ VE SAMİ EFENDİ (KS)

Bu yolun silsilesini oluşturan, Hacı Hasan Efendinin (ks) mürşidi Sami Efendi ve onun mürşidi Es’ad Erbili Hazretleri de bu sohbetler de sık sık zikredilmek, onlarla ilgili bir menkıbe veya onların hayatından ölçüler verilmek suretiyle rahmet ve feyzinden bereketlenilmiştir.

SAMİ EFENDİMİZİN BÜYÜKLÜĞÜ

Hacı Hasan Efendi (ks), mürşidinin büyüklüğünü şöyle anlatıyor: “Sami Efendimiz için bazıları “O da insan biz de insanız” diyorlar. Evet o da insan, biz de insanız, ancak aramızda büyük farklar var. Arada yer ile gökten daha fazla fark var. İnsan var, insancağız var; hafız var, hafızcağız var; doktor var, doktorcağız var. Herkesin bir ‘cağız’ı var. Onun için Mevla bizlere onların büyüklüğünü görebilmeyi nasip buyursun.”

SAMİ EFENDİNİN SIRRI

Sami Efendinin kardeşi Ferit Bey, Hacı Hasan Efendimize (ks) şu hadiseyi anlatmıştır: Bir Kurban bayramı günü. Çiftliğimizde kurban keseceğiz. Babam hepimize birer kurbanlık koç aldı. Kurbanlar kesilir hep fakirlere dağıtılır. Babam bizlere; Herkes kendi kurbanını keserse efdal olur, dedi. Ayrıca kurbanımızı keserken de şöyle düşünmemizi söyledi: Çok günahkârım ya Rabbi! Dinimizde insanın kendi kendini öldürmesi haram, kendi yerime bu kurbanı kesiyorum, kabul et Allah’ım! Herkes birer çukur kazdı, koçunu getirmeye gitti. Sami Efendi ağabeyim de henüz talebe. Kazdığı çukurun başında dururken O’nun koçu kendiliğinden geldi, önüne yattı, kafasını çukura koydu. Koç, kurban edilmek üzere bıçağın altına yattı; diğerleri gibi itaatsizlik de yapmıyor, çırpınmıyordu. Babam bu durumu görünce; “Oğlumun sırrını Allah aşkına kimseye söylemeyin, ben bu çocukta başka haller görüyorum” dedi.

DİZLERİNİN DİBİNDEN AYIRMA YA RABBİ!

Hacı Hasan Efendinin (ks) sohbetlerinin feyzini yeniden duymak isteyenler sohbetlerin derli toplu neşredildiği eserlerden istifade edebilirler. Yazımızı, Hacı Hasan Efendinin (ks): “Rabbimiz (cc) bizleri, mürşid-i kâmillerin dünyada izlerinden ve dizleri dibinden, ahirete de şefaatlerinden ayırmasın. (Amin)” duasıyla bitirelim.
Namaz Vakitleri
Şehir :