Kategoriler :
Yazarlar :
Hûd Aleyhisselam ve Kavmi
Tarih : 04.01.2012 10:24:32
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s)
Okunma : 1102
Fahr-ı Razi ve Hâzin’in beyanlarına göre Âd kavmi Arap’tan bir kabile olup Yemen civarında bulunuyorlardı. Hûd (as) neseben onların kabilesinden olduğu cihetle onların biraderi bulunuyordu. Kur’ân-ı Kerim’de bu bahis, “Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik” şeklinde beyan buyurulmaktadır. Hûd (as) dinen onların kardeşi olmamakla beraber nesepleri Âd ismindeki kimsede birleşip cümlesi bu ırktan olması sebebiyle nesep noktasından kardeş denilmiştir.

Hûd (as) da her peygamber gibi kavmini ancak Allah’a ibadet edip, tapmakta oldukları putları bırakmaya ve Allah’a şerik koşmamaya davet ettiğinde ondan davasını ispatı olmak üzere bir mucize getirmesini istediler.

Hûd (as) da: - İşte size Allah’ı şahit gösteriyorum; siz de şahit olun ki ben sizin Allah’ı bırakıp O’na ortak koşmakta devam ettiğiniz şeylerden kat’i surette uzağım. Artık beni katl için hepiniz toplanın, hileniz ne ise kurun, sonra bana mühlet de vermeyin” dedi. Hûd (as)’ın bu sözleri onun nübüvvetine delalet eden bir büyük mucizedir.

Çünkü onların kavmi bir takım zalim ve gaddar fırkaları ve şubeleri havi büyük bir cemaat olup Hûd (as)’ın kanına susamış, bir an evvel katletmeye bir bahane aradıkları sırada onlara karşı yalvarmasını beklerlerken bilakis, “Haydi ne yapacaksanız yapın, elinizden geleni geri koymayın” demesi onun büyük bir hamisi olup ona tam itimatla bağlı bulunduğuna delalet ettiğinden bu sözleri davasının sıhhatine kat’i delildir. Zira bu söz üzerine onlar üzerine yürümeye hazırlandıkları halde onu helak etmeye çare bulamayıp aciz kalınca davasının sıhhatine de şüphe kalmamıştır. Fakat yine iman etmedikleri için helâki hak etmişlerdir.

İNKÂRCI KAVMİN AKIBETİ

Nitekim Cenab-ı Hakk, Hûd Suresi’nde Hûd (as)’ın bu sarsılmaz itimadının neticesini ve inkârcı kavminin akıbetini şöyle beyan buyurmaktadır: “Vatka ki emrimiz geldi. Hûd’u da beraberindeki mü’minleri de tarafımızdan bir rahmet olarak selamete erdirdik. Onları ağır azaptan kurtardık. İşte Âd kavmi! Onlar Rablerinin ayetlerini bilerek inkâr ettiler, peygamberlerine asi oldular, her inatçı zorbanın ardı sıra gittiler. Onlar bu dünyada da kıyamet gününde de lanet edilmek cezasına uğratıldılar. Haberiniz olsun ki Âd kavmi Rablerine küfür ettiler. Gözünüzü açın görün ki Hûd’un kavmi Âd’a rahmet-i ilahiyyeden ebedi uzaklık vardır” Hud, 11/59-60. Akıl sahibine gerekir ki helâkten evvel cehaleti marifetullah ile, gafleti de yakaza ile bertaraf etsin. Zira azap geldiği gün böyle bir derdin ilacı bulunmaz. Böyle bir günün hacaletinden Allah’a sığınırız. O gün nâr-ı celal ile yüzler renkten renge girer. Marifetullahı tahsil edenler ise nûr-ı cemal ile huzur içindedirler.

Mahmud Sami RAMAZANOĞLU // Hud Suresi Tefsiri’nden alınmıştır.
Diğer Yazıları
Namaz Vakitleri
Şehir :