Makaleler > Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s) > Tasavvuf > Şuayb Aleyhisselam ve Medyen Ahalisi
Kategoriler :
Yazarlar :
Şuayb Aleyhisselam ve Medyen Ahalisi
Tarih : 03.11.2011 09:21:21
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s)
Okunma : 1450
Şuayb aleyhisselam enbiya arasında “Hatîbül-Enbiya” diye tesmiye olunurdu. Bu sebeple kavmiyle gayet güzel muhavere eder ve suallerine cevapta kudretinin yüksekliği belli olurdu. Halk arasında dua olarak bilinen “Ve mâ tevfîki illa billah” “Benim muvaffakıyetim ancak Allah’ın yardımıyladır” sözü Hud Suresi’nin 88. ayet-i kerimesi olarak Şuayb aleyhisselamın dilinden vahyolunmuştur. Şuayb aleyhisselamın bir başka hususiyeti de çok ağlar olmasıdır. Birkaç defa gözlerini kaybedecek kadar ağladı.Cenâb-ı Hak sonunda gözlerini iade edip:

- Ey Şuayb! Bu ağlama nedir? Cennet iştiyakından mı cehennem korkusundan mı, diye vahiy ile sual ettikte:

- İlahi! Ya Rabbi! Sen bilirsin ki ne cennet iştiyakından, ne de cehennem korkusundandır. Muhabbetin kalbime yerleşmiştir. Bir de endişem vardır: “Cemalini müşahede edebilmek. Eğer sana nazar edebileceksem hiçbir şeye gam yemem”, dedi. Cenâb-ı Hak vahyedip:

- Sözünde sadık olduğuna göre cemalimi seyretmek sana mübarek olsun ey Şuayb! Bu sebeple kelîmim Musa bin İmran’ı da sana hâdim olarak veriyorum.

İşte mukarreblerin, Allah’a yakınlaştırılmış kulların hali böyledir. Onlar ehl-i gafletin zıddına Allah’ın rızasını her şeyden evvel düşünmüşler, halkın rızasını en sona bırakmışlardır. İlahi muhabbet kalplerini sardığından dolayı iki dünyaya da göz ucuyla olsun nazar etmemişlerdir. Onlar nazarlarını Cenâb-ı Hakk’a tahsis ettiklerinden hakiki manasıyla “hür” kullardır. İnsanlar da onları anlayış derecesine göre sıralanırlar. Allahü Teala, enbiya aleyhimüsselamı insanların kalp gözlerini açıp gafletlerini gidermek, Allah’a ibadetle vuslata ve cemaline kavuşmayı arzu etmeğe davet için göndermiştir. Bâtın gözü açılmaya müsait olanlar terbiye ve irşad olunmayı gönülden isterler ve hak yolunda ilerlemek için sa’y ü cehd ederler.

Fakat bunu arzu etmeyenler, inat edip tekebbür gösterenler ve peygamberlerin telkinlerine kulak vermeyenler ve yakîn mertebesine varmak istemeyenler, karanlıklar içinde kalır. Nereye gideceğini bilmeyen körlerden farksız duruma düşerler. İşte Şuayb aleyhisselam bunların acınacak hallerine merhametinin çokluğundan dolayı “Fekeyfe asa ala kavmin kafirin” 7/93 “Nasihatlerimi kabul etmeyip inkar eden kavme nasıl da yanarım, ne kadar üzülürüm” dediği Araf Suresinde beyan olunmuştur. Ruhu’l-Beyan müellifi bu ayet-i kerimeyi zikrettikten sonra demiştir ki: İşte ey kardeşlerimiz, ruhanî kafilelere delalet ederek Rabbinize dönün. Yakında yol kesilir ve refik bulunmayabilir. Salihlere yaraşan salihlerin halleriyle hallenmektir. Ehl-i gaflet dünyayı alıp ahirete tercih ederek ahireti terk ettiler. Sonra Allah onların mallarını da aldı, memleketlerini de mahvetti, sanki hiç durulmamış, oturulmamış hale getirdi.

Hud Sûresi Tefsiri’nden alınmıştır.
Diğer Yazıları
Namaz Vakitleri
Şehir :