Kategoriler :
Yazarlar :
Nuh Aleyhisselam ve Kavmi
Tarih : 03.10.2011 16:21:07
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s)
Okunma : 1231
Hud sûresi’nin 48. ayet-i kerimelerinde Nuh (as)’a hitaben: “Ey Nuh! Sana ve beraberinde bulunanlardan gelecek ümmetlere bizden selam ve bereketle in. Onlardan türeyecek ümmetler de vardır ki biz onları bol rızıkla faydalandıracağız. Sonra ise ahirette onları tarafımızdan acıklı bir azap çarpacaktır.” buyurulduktan sonra 49. ayet-i kerimede Resul-i Ekrem Efendimiz (sav)’e de şu ilahi beyanda bulunulmaktadır: “Bunlar gayb haberlerindendir ki onları sana vahyediyoruz. Onları bundan evvel ne sen biliyordun, ne de kavmin. O halde Habibim sen de sabret. Hüsn-i akıbet, güzel son, muhakkak ki Allah’ın emir ve nehiylerine tam riayet edenlerindir.”

-Nuh (as) “cümle halkın babası” olarak isimlendirilmiştir. Âdem-i sâni (ikinci Adem) de denilir. Çünkü insan nesli onun zürriyetinden devam etmiştir. İbni Abbas radıyallahü anhümanın rivayetine göre, Âdem (as)’ın yeryüzüne inmesinden 1642 sene sonra doğdu. Yurdu Dımaşk’tır. Kırk yaşlarında iken kavmine peygamber olarak gönderildi. 950 sene müddetle kavminin arasında kaldı. Tufandan sonra 60 sene daha yaşadı. Kufe’ye, Kerkük’e ve İbrahim (as)’ın Kudüs’teki mağarasına defn olunduğu rivayetleri vardır. İsmi “Şakir” idi. Kendi haline çok ağladığı için “Nuh” denildi.

-Nefaisü’l-Mecalis’te der ki: Tufan son bulunca Nuh (as) arzı üç oğlu arasında taksim etti. Sâm adındaki oğluna Hicaz, Yemen ve Şam beldelerini verdi ki, Sâm Arab’ın babasıdır. Hâm’a Sudan beldelerini verdi, o da Sudan’ın babasıdır. Yafes’e de maşrık beldelerini verdi, o da Türklerin babasıdır.

KARGA NEDEN UĞURSUZDUR

Tefsirlerde naklonur ki: Gemi Cudi dağı üzerinde karar kılınca Nuh (as) kuşların bulunduğu kısmı açarak ne kadar beldenin gark olduğuna, ne kadar daha su bulunduğuna dair bir haber getirilmesi için kargayı gönderdi. Karga orada bir leş (cîfe) görüp üzerine kondu ve geri dönüp haber getirmedi. Meselde “Kargadan daha ağır” denilmesi bundandır. Sonra güvercini gönderdi. Güvercin yeryüzünde konacak bir yer bulamayıp gagasına aldığı zeytin yaprağını getirdi. Nuh (as) suyun azalıp ağaçların bittiğini anladı. Sonra tekrar gönderdi. Bir yere konduğunda ayakları kırmızılarına kadar yere battı, çamurlu ayaklarıyla geri dönüp geldi ve ayaklarını gösterdi. Nuh (as) yeryüzü hakkında bir bilgi edinip güvercini tebrik etti. Ona boynundaki yeşilliği verip emniyette olması için dua etti. Bu sebeple güvercin evlere ısınır. Karganın da korkak olması için dua etti. Bu sebeple evlere ısınmaz ve herkes kargayı uğursuzluğun alameti olarak kabul eder. Araplar “gurbet” kelimesini onun isminden yapmışlardır; ayrılık kargası derler. Çünkü o Nuh (as)’dan ayrıldı, bir daha geri dönmedi.

Nuh (as), beraberindekilerle gemiden Aşura günü indi. O gün oruç tuttu ve Allah’a şükür olmak üzere yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. Azıkları artmıştı. Birisi bir avuç buğday, diğeri bir avuç mercimek, diğeri bir avuç nohut getirdi. Yedi çeşit hububat ile Nuh (as) onlara yemek pişirdi. Hepsi nebilerinin bereketiyle doydular. Tufandan sonra yeryüzünde pişirilen ilk taam budur. İnsanlar bunu aşure günleri için adet edindiler ki yapanlar için ecr-i azîm vardır. Fakirleri ve miskinleri de doyurmak lazımdır. Zikrolunduğuna göre Allahü Tealâ Aşura gününde zemzemi diğer sularla beraber akıtır. O gün gusleden kimse bir sene boyunca hastalık görmez. Er-Ravzu’l- Fâik’te böyle yazılıdır.
Diğer Yazıları
Namaz Vakitleri
Şehir :