Kategoriler :
Yazarlar :
Hazret-i İbrâhîm ve Nemrut
Tarih : 04.10.2013 13:43:27
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s)
Okunma : 1188
 “Habîb-i zî-şânım! Sen bilmedin mi, sana haber gelmedi mi o kimseden ki, Allah Teâlâ ona mülk ve saltanat verdiği için İbrâhim’in Rabbi hakkında mücâdele etti. Ki o zaman da İbrâhim: ‘Benim Rabbim diriltir ve öldürür.’ dedi. Mücâdele eden (Nemrut) ‘Ben de diriltir ve öldürürüm!’ dedi. İbrâhim –aleyhisselâm-:

‘Allah Teâlâ güneşi maşrıktan getirir, sen de kâdir isen güneşi mağribden getir?’ dedi. Kâfir mebhut oldu zirâ Allah Teâlâ zâlim olan kavmi hidâyette kılmaz.1” Nemrut’un ulûhiyyet dâvâsına cüret ve tekebbürünün sebebinin, Allah Teâlâ hazretlerinin kendisine vermiş olduğu mülk ve saltanat olduğunu Cenâb-ı Hak bu âyet-i celîlede beyân buyurmuştur. Nemrut, İbrâhim’e –aleyhisselâm-:- Rabbin kimdir, dedi.

İbrâhim de – aleyhisselâm-: - Benim Rabbim O’dur ki, diriltmeye ve öldürmeğe kâdirdir, dedi.

Nemrut İbrâhim’e –aleyhisselâmcevâben:

- Ben de diriltir ve öldürürüm, dedi. Ki bundan maksadı, kısası müstehak olanı öldürmek ve öbürünü de affetmekti.

İbrâhim –aleyhisselâm-: - Benim murâdım hakîki diriltme ve öldürmedir, diyerek bu cihetten ilzama ısrâr etmeyip: - Benim Rabbim güneşi maşrıktan getiriyor, haydi sen de kudretin varsa mağribden getir, deyince Nemrut, cevaptan âciz kalıp âleme rüsvay oldu.Bu karşılıklı konuşma İbrâhim –aleyhisselâm- ile Nemrut arasında Hazret-i İbrâhim’in ateşten çıktığı gün olmuştu.
Bundan önce İbrâhim –aleyhisselâm- Nemrut ile görüşmemişti. Nemrut’un yanında yenecek şeyler vardı. Nemrut, bunlardan başkalarına verdiği hâlde İbrâhim’e –aleyhisselâm- vermedi. İbrâhim –aleyhisselâm- eli boş olarak evine döndü. Yaklaşınca, toprak yığınlarından birinin yanına giderek heybesinin iki gözünü de toprakla doldurdu. Kendi kendine şöyle dedi: - Bu toprakla âilemi oyalamış olurum.

Hazret-i İbrâhim evine geldi, yükünü indirdi. İçeriye girdi ve bir yere dayanır dayanmaz uyudu. Âilesi Sâre kalktı. Heybeye baktı ki, heybenin iki gözü de yenecek şeylerle dolu. Onlardan hemen bir yemek yaptı. İbrâhim –aleyhisselâm- uyanınca oradaki hazırlanmış olan yemeği gördü. Ve sordu: - Bu yemek size nereden geldi? Sâre vâlidemiz cevap verdi: - Senin getirdiğinden. İbrâhim –aleyhisselâm- o zaman anladı ki bu, Allâh’ın kendisine verdiği rızıktır.

Dipnot: 1- Bakara Sûresi / 258
Diğer Yazıları
Namaz Vakitleri
Şehir :