Makaleler > Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s) > Tasavvuf > Beyti Şerîf ve Makâm-ı İbrahim
Kategoriler :
Yazarlar :
Beyti Şerîf ve Makâm-ı İbrahim
Tarih : 08.06.2013 14:10:08
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s)
Okunma : 1365
 “Zikret Yâ Muhammed! -sallallâhu aleyhi ve sellem- O zamanı ki, o zamanda biz nâsa imam ve tarîk-ı Hakk’a irşada mezun kılıp Kâbe-i muazzamayı nâsa mercî ve nâsın sevip ve emniyet mahalli kıldık. Ey Kâbe’yi ziyaret eden ehl-i îmân! Ziyarete muvaffak olduğunuzda Halilimiz İbrahim -aleyhisselâm-’ın mübarek makamından namaz kılacak mahal ittihaz edin ki İbrahim’in sünnetine iktidâ etmiş olasınız. İbrahim ve İsmail -aleyhimesselâm-’a emrettik ve dedik ki, Beytimi tavaf edenlere, Beyt-i şerîf indinde ikâmet edenlere, rükû ve sücûd ile namaz kılanlara Beytimi tathîr edin ki, âbidler ibâdetlerini tâhir bir mevkide edâ etsinler. “1

Zîra Kâbe-i muazzama bütün me’lûfâtı terk, aile, evlat ve mal gibi şeylerden alâkayı kesmekle bize teveccühe vesîle olup fısk u fücur ve mücâdele gibi kabahatler ile gerçekten Hakk’a yönelmeğe manî sebeplerden vazgeçerek ihlâs üzre Hacc’ı edâ edenlerin sevap mahalli olup cemî mahlûkâta da emniyet mahallidir. Çünkü o mübarek mahalle dâhil olan kimsenin emniyeti ilâhî kefalet altındadır. Binâenaleyh oraya dâhil olanlar emindirler.

Fahr-i Râzî’nin beyânı veçhile “Beyt” ile murâd, Kâbe-i muazzama ve etrafında bulunan Harem-i şeriftir. Harem-i şerîf, dînî ve dünyevî menfaatlere mahaldir. Zîra erkân-ı İslâmiyeden olan mühim bir ibâdeti edâ ile Hacc sevabı fazîletine erişilir. Dünya cihetinden de, Hacc mevsiminde çeşitli kazançlar hâsıl olduğu gibi Hacc sebebiyle yolların tamiri, muhtelif beldelerin ahvâlini müşahede ve halkın yekdiğerinin ahvâline muttalî olması gibi sayılmaz menfaatler de vardır.

Makâm-ı İbrahim’den murâd; İbrahim -aleyhisselâm-’ın mübarek ayağının izi olan taşın bulunduğu mahaldir. Yahut Kâbe’yi bina ederken duvarlar yukarı kalktığında İbrahim -aleyhisselâm-’ın ayağının altına koyduğu taşın mahallidir.

Hazret-i Ömer -radıyallahu anh-’den rivayet olunan Hadîs-i şerîf de bu mânâyı teyid etmektedir. Çünkü bir gün Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Ömer -radıyallahu anh-’ın elinden tutarak Makâm-ı İbrahim’i gösterir. Hazret-i Ömer:

• Pederimiz İbrahim -aleyhisselâm’ın makamını musalla (namaz kılınacak yer) ittihaz etmeyelim mi Yâ Rasûlallah, der. Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de:

• Henüz musalla ittihaz olunmasıyla emr olunmadım, buyurur. O gün ikindiden sonra daha gün inmeden bu âyet-i celîlenin2 nazil olduğu rivayet olunur.

Bu emir üzerine Ümmet-i Muhammed hakkında o makâm-ı mübarekte namaz kılmak müstehabdır.

Kaynaklar:

1 – Bakara Sûresi, 25

2 - Bakara Sûresi, 125
Diğer Yazıları
Namaz Vakitleri
Şehir :