Kategoriler :
Yazarlar :
İlâhî İmtihan
Tarih : 22.04.2013 11:00:10
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s)
Okunma : 1008
 “Zikret ey Rasûlüm o zaman ki, o zamanda Rabbi, İbrahim’i; Nemrut’un ateşi ve mancınığı, oğlunu kurban etmeyi emretmesi, vatanından uzak düşmesi gibi bazı mesâib ve sâir evâmir ve nevâhî ahkâmıyla mübtelâ kıldı, imtihan muamelesi yaptı. İbrâhim -aleyhisselâm- da, emrolunduğu ve mübtelâ kılındığı kelimâtın(1) birini emrolunduğu üzre fütursuz ve kusursuz olarak tamâmıyla edâ etti. Vazîfe-i ubûdiyet kemâliyle edâ edince Rabbi muhabbetini izhar ederek:

-Yâ İbrâhim! Seni nâsa muktedâ-bih (kendisine uyulacak rehber) kılacağım dedi. İbrâhim -aleyhisselam- Rabbinin lütfunu görünce:

-Yâ Rabbî! Benim zürriyetimden dahî nâsa rehber kıl, dedi. İbrâhim –aleyhisselam- ‘ın şu istirhamına cevaben Rabbi:

-Senin zürriyetinden sâlih olanlar muktedâ-bih olurlar, velâkin benim ahdim zâlimlere isâbet etmez. İlahî hudutlarımızdan çıkmış birtakım fâsıklar bizim tarafımızdan niyabete lâyık ve müstehak olamazlar dedi.(2)

Hâzin Tefsiri’nde beyan olduğu veçhile, İbrâhim –aleyhisselam- ‘ın tevellüdü Bâbil’de Nemrut’un zamanına tesâdüf etmiştir.

İbrâhim –aleyhisselam- Yahudi ve Nasâra indinde muhteremdir. Zîra Yahudiler neseb cihetinde İbrâhim –aleyhisselam- ‘a mensub olmakla o nisbetten teşerrüf ettikleri gibi, bir kısmı neseben intisab ve bir kısmı da dînen nebîlerinin İbrâhim –aleyhisselam- ‘ın neslinden bulunmasıyla teşerrüf ederlerdi.

Arap kabîlelerinin kâffesi de İbrâhim –aleyhisselam- ‘ın evlâdından bulunmakla iftihar ettiklerinden bilcümle milletler arasında İbrâhim –aleyhisselam- muhteremdir. Vâcib Teâlâ hazretleri, İbrâhim –aleyhisselam- ‘ın bazı menâkıbını beyan Rasûlullah’ın kavlini ve şeriatını kabule kullarını dâvet etmiştir.

Çünkü İbrâhim –aleyhisselam- teklifleri tamamen yerine getirmiş ve evlâdına imâmet talep ettiğinde Hak Teâlâ hazretleri, zâlimlerin imâmete ehil olmadığını beyan etmiştir. Kıblenin Kâbe’ye tehavvülüne râzı olmayan Yahudilere karşı da Kâbe’nin İbrâhim –aleyhisselam- ‘ın kıblesi olduğu beyan olunmuştur.

1-“Kelimât” ile murâd: Fahr-i Râzî’nin beyânı veçhile; bu âyetlerde beyân olunan İmamet, Nübüvvet, Beyt-i şerîfi tathîr, temellerini yükseltmek ve evladına duâ gibi meşakkat-i azîmi ihtiva eden şeylerdir. Veyahut İbn-i Abbas –radıyallahu anhümâ’dan rivâyet olunduğu veçhile;

Evâmir ve Nevâhi’sidir ki, on şeyden ibârettir; bunlardan beşi baştadır ki: Mazmaza, istinşak, başı taramak, bıyığı kısaltmak misvak kullanmaktır. Diğer beşi ise bedenin sâir yerlerindedir: Sünnet olmak, kasığını tıraş etmek, koltuğundaki kılları temizlemek, tırnakları kesmek ve su ile istincâ etmektir. Bu on şeyi eda etmek İbrahim – aleyhisselâm-‘ın şeriatında farz idî. Bizim şeriatımızda ise sünnettir. Veyahut “ Kelimât” ile murâd ef’âl-i Hacc ki, tavaf, sa’y, remy, ihram, kezalik Nemrud’un ateşi, çocuğunu kurban etmekle memur olması ve hicret etmesi gibi ilâhî teklifler, kâfirlerle ve babası ile Tevhid-i ilâhî dair mübâhaselerdir.

2-Bakara Sûresi / 124

Hazreti Ebû Bekir Sıddık kitabından alınmıştır.
Diğer Yazıları
Namaz Vakitleri
Şehir :