Kategoriler :
Yazarlar :
Kur'ân-ı Kerîm'de İşâretler
Tarih : 22.03.2013 10:50:45
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s)
Okunma : 835
 Ashab-ı Kiram içerisinde Kur’ân’da adı sarâhaten zikredilen sâdece Hz. Zeyd bin Hârise (ra)’dır. (1) Ancak Hz. Ebû Bekir (ra) ve diğer sahâbiler hakkında bazı Kur’ân âyetlerinde işâretler bulunduğunu müfessirler beyan etmektedirler. Bu cümleden olarak şu âyet-i kerimelerin Hz. Ebû Bekir (ra) hakkında nâzil olduğu mervidir.

“Allah Teâlâ kötü işi izhar ve ifşa etmeğe ve sözün çirkinini yüksek sesle söylemeğe razı olmaz. Ancak zulmolunan kimse zâlimin ahvâl-i seyyiesini savt-ı bâlâ ile îsâe ve izhâr ederse onu sever ve mazlûmun duasına derhal icabet eder. Allah Teâlâ kullarının münâcâtını işitir ve hallerini bilir” (2)

Vacib Teâlâ’nın işitici ve bilici olduğunu beyan etmekten gâye mazlûma itâle-i lisandan tahzîr ve vâkî olmayan şeyi hiddet ve gazapla söylemekten ittika içindir. Zira Allah Teâlâ işitir ve bilir; sözün muktezâsına göre mücâzat eder, demektir.

Fahr-i Râzî’nin beyânı vechile bu âyet-i celile Ebû Bekir (ra) hakkında nazil olmuştur. Çünkü:

Ebû Bekir’e (ra) huzûr-ı Risalette iken bir kimse gelip kendisine dil uzattı. Ebû Bekir (ra) sükût etti. Tekrar o kimse dil uzatınca Hz. Ebû Bekir cevap verdi. Rasûlullah’ın (sav) kıyâmı üzerine Hz. Ebû Bekir:

- “Yâ Rasûlullah! Bana defâatle itâle-i lisan ettiği, dil uzattığı halde sükût buyurdunuz. Ben bir defa kelâmını reddedince kıyam ettiniz; hikmeti nedir?” dediğinde Rasûlullah (sav):

- “Sen sükût ederken bir melek senin tarafından cevap veriyordu. Sen reddedince melek gitti. Şeytan geldi, şeytanın geldiği yerde ben ne için oturayım?” buyurunca bu âyet-i kerîmenin nâzil olduğu mervidir.

İşte Hak Teâlâ hazretleri bu âyetiyle insanaları kemâl-i edebe ve hüsn-i terbiye’ye ve nezâket-i lisâniyeye dâvet etmiştir.

“Sizden umûr-i dinde fazilet ve umûr-i dünyâda emvâlden vüs’at sahibi olanlar akrabasına ve fukara’ya ve hicret edenler fisebîlillâh nafaka vermeyeceğine ve ihsan etmeyeceğine yemin etmesinler. Siz Allah’ın mağfiret etmesine muhabbet etmez misiniz? Onların kurusunu af sebebiyle Allah Teâlâ sizi mağfiret buyurucu ve size merhamet edicidir.” (3)

Ebû Bekir (ra), teyzezâdesi ve fukarâ-i muhacirînden Mistah, Âişe (r.anhâ) hakkında ifk ve iftiraya iştirak etmekle hâl-i sabavetinden beri in’am ettiği Mistah’a ve ailesine bir daha nafaka vermeyeceğine yemin ederek hanesinden kovduğundan sokakta ve meydanda kalmaları üzerine bu âyet-i celile nâzil olmuştur.

Bunun üzerine Ebû Bekir (ra), Mistah’ı ve ailesini çağırıp, “Allah’ın inzal ettiği ahkâmı ale’r-re’s ve’l-ayn kabûl ettim, benim sizi tard ettiğim Allah Teâlâ’nın size gazap ettiği zamanda idi. Amma Allah Teâlâ sizin kusurunuzu afv edince “Merhaban biküm” Evvelki gibi yeyin ve için ve benim haneme gelin, ben size evvelkinden ziyade ihsan edeceğim.” dedi.

Âyet-i celile, Ebû Bekir’in (ra) faziletine ve enbiyâdan sonra efdal-i nâs olduğuna delâlet eder. Ve yeminden daha hayırlı şeye dönerek yemine kefaret vermek lâzım olduğuna delâlet eder.

1 – Ahzâb Sûresi, 37

2 – Nisâ Sûresi, 148

3 – Nûr Sûresi, 22

Hazreti Ebû Bekir Sıddık kitabından alınmıştır.
Diğer Yazıları
Namaz Vakitleri
Şehir :