Makaleler > Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s) > Tasavvuf > Allah' tan Geldik Allah' a Döneceğiz
Kategoriler :
Yazarlar :
Allah' tan Geldik Allah' a Döneceğiz
Tarih : 13.10.2012 16:37:14
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Mahmud Sami RAMAZANOĞLU (K.s)
Okunma : 1210
 Cenâb-ı Hak Yûnus Sûresi’nin 4. ayet-i kerimesinde, “Sizin hepinizin döneceği yer ancak Allah Teâlâ’nın huzûr-ı mânevîsidir. Sizin rucûnuz hakkında Allah’ın va’di hakdır, muhakkak vakî olacakdır. Binaenaleyh haşrü neşr bir emr-i muhakkak olup tabir ve tebdil kabul etmez. Allah Teâlâ evvela halkı dirilten, sonra iman edip salih amel ve hareketlerde bulunanlara adl ü lütfuyle mükâfatını vermek için yine kendisine döndürecek olandır. Kâfirler için ise küfürlerinde direnmeleri yüzünden, kaynar sudan bir içecek ve pek acıklı bir azab vardır.” buyurmaktadır.

Fahr-i Râzi, Nisâburî ve Hazin’in beyanları vechile, eğer âhiret olmasa âlem hiçbir zaman herc ü mercden ve fitnelerden hali olamaz. Zira insanlar tab’an her iyi olan şeyin kendinde bulunmasına ve kötü olan şeyin bulunmamasına meyyal olduğu cihetle daima gayrin hukukuna tecavüzden hali kalamadıklarından âlem hiçbir zaman fesaddan ve zulm ü tuğyandan kurtulamaz.

Şu halde herkesin tekâlif-i ilâhîyyeyi ferağı kalbe edası mümkün olamaz. Çünkü ferağ-ı kalble tekâlifi yerine getirmek âlemin intizamına bağlıdır. Binaenaleyh fitne ve fesaddan âlemi muhafaza ve zulm ü tuğyandan insanları vikaye, ancak âhiretin vucûdunu ikrar ve âhiretten korkmasıyla olabileceğinden, Cenâb-ı Hak resulleri vasıtasıyla kullarına âhireti bildirmiş ve buna itikad lazım olduğunu beyan buyurmuşdur.

Zamanımızdaki ekseri süfehâda görüldüğü vechile âhirete itikad etmeyen kimse her şeyi mübah görür ve her fenalığa menşe olur. Binaenaleyh, aklına gelen ve hevâ-yı hayvaniyyesine muvafık olan her kötülüğü işlemekden çekinmez ve utanmaz. Adl ü hakkaniyetin hilafına olan şeylere adalet nazarıyla bakar ve adaleti görmediğinden kendine ve gayrilere zülmeden hâli kalmaz.

Âlemin intizamında idarecilerin vücud ve mehâbetleri kafî olamaz. Zira âhireti itikad etmeyince onlarda dahi aynı hal mevcuddur. Çünkü onlar da şehevât-ı nefsaniyye sahibi oldukları cihetle sair kimselerde cereyân eden ahvâlin bunlarda daha kuvvetlisi cereyân edeceği tabiîdir.

Binâenaleyh âhiret olmasa hiçbir sûrette âlemin intizamı mümkün değildir.

Ayette, salih amel işleyenlerin en güzel şekilde, layık oldukları vechile mükâfatlandırılacağı, küfürlerinde ısrar edenlerin ise en kötü şeylerle cezalandırılacakları, kaynar su ve pek acıdıcı bir azaba düçâr kılınacakları beyan buyurulmuştur.

İbn-i Abbas’dan rivayet edildiği vechile, kâfirlerin cehennemde yiyecekleri şey olan zakkum hakkında: “Eğer zakkumdan yeryüzüne bir damla düşse idi, bütün ehl-i arzın hayatlarını zehir etmeye kâfi gelirdi. Bütün yiyeceği bu olan, bütün içeceği kaynar su olan kimsenin hâlini düşününüz” demiştir.

Yûnus Sûresi Tefsirinden alınmıştır.

Diğer Yazıları
Namaz Vakitleri
Şehir :