Makaleler > Hamdi BOYDAK > Tasavvuf > Kardeş Olmanın İncelikleri
Kategoriler :
Yazarlar :
Kardeş Olmanın İncelikleri
Tarih : 09.04.2012 11:19:32
Kategori : Tasavvuf
Yazar : Hamdi BOYDAK
Okunma : 1258
Yahyalı dergâhı, “İhvanın kötüsü olmaz” diyen Hacı Sami Efendinin izini takipte fevkalade başarılı ve örnek olmuştur. Gelenler baş tacı edilmiş ve “Ayağınızın türabı olayım” diye karşılanmıştır. Bırakın saçı sakalı ağarmış olanları, küçük çocukların bile elleri öpülmüş ve öptürülmüştür. Onlara bizzat Üstad başta çay dağıtmak üzere birçok hizmetleri yapmıştır. Sevgili Peygamberimizi (sav) “Bir kavme hizmet eden o kavmin efendisidir”, Hadisinin canlı ve unutulmaz örnekliğini göstermiştir. Onlar sıcak yataklarında mışıl mışıl uyurlarken Üstadları onların dert ve sıkıntıları yüzünden uykusuz gecelemek durumunda kalmıştır. Bazen de onlara bir şeyler ikram etmişler ve gecenin geç vakti de olduğundan yiyecek şeyleri de tükenmiş olduğundan aç bile yatmışlardır. Bu ve benzeri davranışları ile ihvanlığın değerini tanıtmışlar ve asla onları minnet altında bırakacak tavır içine girmemişlerdir. Hatta vasiyetnamelerinde kendilerini köle, onları efendi yerine koyan ifadeler kullanmışlardır.

İHVANIN ESKİSİ KIYMETLİDİR

Hacı Hasan Efendi (ks), “Ya Rabbi! Canımı, ihvanıma sohbet ederken al”, diye dua etmişlerdir. İhvanları da, “Ya Rabbi! Benim ömrümden al, Üstadıma ver”, diye dua etmişlerdir. İhvanlardan önce ders alanlar sonrakilerden kıdemli olurlar. Büyük kardeşlere “abi” ve “abla” denildiği gibi kıdemliler de diğerlerinin abi ve ablası olurlar. “Her şeyin yenisi dostun eskisi” deriz. Eski ihvanların yeri ve sevgisi başka olur. Çünkü onlar antika mesabesinde kabul görürler, kibrit-i ahmer olarak vasfedilirler.

İHVANA NASIL HİTAP EDİLİR?

Başta aile efradı olmak üzere hizmet görenlere ve tüm sohbetlerine katılanlara Üstadların tembihlerinden biri mutlaka “Aman ihvanları incitmeyin” olur. İhvana hizmette tüm fedakârlık yapılır fakat yine de ihvan uğurlanırken, “Kusurumuza nazar buyurmayın, hakkınızı helal edin” denilir. İhvanlara hitap edilirken “Kurbanınız olayım, dualarınızda bizleri de unutmayın, sizin sayenizde ayakta duruyoruz” gibi iltifatlar yapılır. Kadın ve erkek ayrımı yapılmadan hepsinin gönlü alınır, onların memnuniyeti Hakk’ın rızasına vesile addedilir. Kapımız size her zaman açıktır mesajı da verilir ki bu kapının açıcısının Allah olduğu şuuruna sahip olunduğunda kimsenin şüphesi olmasın, çekingenlik ve ürkeklik gösterilmesin, teklifsiz ve tekellüfsüz bir ortamda olunsun istenilir. Zira gönül yapmak kadar güzel; kalp kırmak kadar da fena ve çirkin bir şeyin olmayacağına inanılır. Hatta kalp kırmak Kabe’yi yıkmaktan daha büyük suç ve günah olarak ruhlara işlenir.

ÜÇ TİP DERVİŞ VAR

Yahyalı’da halk arasında üç türlü dervişin olduğu söylenir. Yal dervişi, kâl dervişi ve hal dervişi. Birinci ve ikincisinin yeme, içme ve hoşça vakit geçirme dervişliği olduğu; asıl dervişin ve manen yol kat edenin üçüncüsü olduğu ifade edilir. Lakin dergâhın hepsine açık tutulduğu ancak yetiştirileceklere özel itina gösterildiği de bilinir. Öyle ki şunun ol alacağı belli diye hemen nişanı vurulur. Eski üstadlar böyle durumlarda elimize bir av düştü, derlermiş. İhvanlık yapılması ve ihvanlık iddiasında bulunulmaması tavsiye edilir. Allah için dost olanların yüksek dereceleri hakkında ayet ve hadisler peşi peşine sohbetlerde okunarak bu husustaki hak ve hukuklar, âdâb ve erkanlar detaylı olarak verilir. Hem geçmişten hem günümüzden bol bol güzel örnekler verilerek ihvan teşvik edilir. Güzel davranış sergileyenler bazen isim verilerek çoğu zaman isim verilmeden tebrik ve teşekkürle ödüllendirilir. İhvanların kendi aralarında, “İşte ihvan böyle olur” diye  takdir ettikleri artık Üstad katına taşınır.

ALLAH İÇİN SEVENLER

Fena fil ihvanlık yolundaki engelleri kaldırmanın, maksat ve matluba doğru hızlıca ilerlemenin incelik ve güzellikleri tadılmadan bilinmiyor. İhvanın bizim olgunlaşmamızdaki yeri de anlaşılamıyor. Üstadların ihvan düşkünlüğünün sırları da çözülemiyor. Şu Hadisi Şerif bir nebze de olsa ufkumuzu açacak ve maneviyata dalmamıza vesile olacaktır düşüncesiyle kaydediyorum: Ebu İdris el-Havlani, Muaz bin Cebel’e, “Ben seni Allah için seviyorum”, dedi. Muaz ona dedi ki: “Müjde sana, müjde sana. Çünkü ben Peygamberden şöyle işittim: Bir grup insan kıyamet günü Arş’ın etrafında dikilirler. Onların yüzleri on dördündeki ay gibidir. İnsan endişe içindeyken onlar endişelenmezler. İnsanlar korku içindeyken onlar korkmazlar. Onlar Allah’ın dostlarıdır. Onlar için korku yoktur, mahzun da olmazlar. Bunlar kimdir ey Allah’ın Resulü diye soruldu. Onlar Allah için birbirlerini sevenlerdir (Beyhaki), buyurdu.”

İÇTEN BİR SEVGİ

Kuru ve yüzeysel, resmî ve törensel bir sevgi asla bizi hedefe götürmez. Canlı ve içten sevgi eylemle birleştirilince ve sırf Allah rızası için de olursa kendinden beklenen semeresini hem bu dünyada hem ahirette bol ve bereketli olarak verir. Bunun için zaman ve mal olarak ihvana ayırdıklarımız olmalıdır. Ensar ve muhacir kardeşliğinde olduğu gibi. Gerçek mânâda ihvan olmak temenni ve duası ile siz değerli okuyucularımızı Allah’a emanet ediyorum.

Namaz Vakitleri
Şehir :