Makaleler > Ebubekir SİFİL > Güncel > Yılbaşı Kutlamaları ve Müslümanlar
Kategoriler :
Yazarlar :
Yılbaşı Kutlamaları ve Müslümanlar
Tarih : 14.12.2012 08:27:24
Kategori : Güncel
Yazar : Ebubekir SİFİL
Okunma : 974
 Bu ayın sonunda miladi 2013 yılına gireceğiz. Hıristiyan dünya yanında dünyanın oldukça büyük bir kısmı “yeni bir yıla” girmenin heyecanını yaşıyor. Yeni bir yıla girmek insanda niçin bir heyecan oluşturur? Doğrusu işin bu yanını düşünen pek kimse yok. Oysa burada üzerinde durulması gereken iki önemli nokta var: “Yeni bir yıl” ve onu “kutlamak.”

Hemen belirtelim ki işbu “yeni yıl” sadece Hıristiyan dünyaya ve onların etkisi altında bulunan kültürlere ait bir zaman algısını yansıtıyor; dolayısıyla izafi ve hatta “muhayyel.” Çinlilerin ve Yahudilerin 3 binli, 5 binli yıllara tekabül eden takvimleri, onların çok farklı bir zaman ve takvim algısına sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla dünyanın bir kısmının yarın gireceğini farz ettiği yeni yıl, onlar için bir şey ifade etmiyor.

Bu durum Müslümanlar için de böyle elbette. Biz kendi zaman ve takvim anlayışımız içinde yeni yılımızı bir aydan biraz fazla bir süre önce giren Muharrem ayıyla birlikte idrak ettik.

Meseleye “yenil yıl” tabirinin ifade ettiği mânâ ve hayatımıza getirdiği şeyler açısından baktığımızda Müslümanlarla gayrimüslimler arasında bariz bir farklılık görülüyor. Bizler hayatımıza anlam katan zaman dilimlerini “kut”lar, yani onları kutsal bilir, onların bize bereket, rahmet ve esenlik getirmesini temenni ederiz. Yani bizim o zaman dilimlerini idrakimiz, “eğlence” üzerine değil, kulluğun hatırlanması, teberrük ve esenlik dileği şeklinde kendini gösterir.

Dikkat edilecek olursa Müslümanlar için anlamlı zaman dilimlerinin hiçbirisinde, seküler ya da gayrimüslim dünyanın “kutlama”larına benzer bir ritüel yoktur. Biz, bizim için anlamlı olan kandiller, üç aylar, Ramazan ve Kurban bayramları gibi zaman dilimlerinde eğlence düzenlemeyiz. Bu ve benzeri zaman dilimleri bizim için birer arınma, tevbe-istiğfar, hamd-şükür, tebrikleşme ve bereket umma mevsimleridir.

Yılbaşı kutlamaları adı altında düzenlenen şenliklerin, bize ait olmayan, dolayısıyla dünyamıza girmesine izin vermememiz gereken birer ma’siyet ritüeli olduğunu hatırdan çıkarmamak gerektiğini tekrarlamaya lüzum görmüyorum. Hıristiyan kültürün temel simgelerinden biri olan “Noel baba” mitolojisinin dünyaya “Hz. İsa (as)’ın doğum yıldönümünü anma”dan daha öte ve farklı şeyler taşıdığı aşikâr. Hıristiyan dünya -esasında bu tarihte olmadığı açık olan- Hz. İsa (as)’ın doğumunu bile tahrif alışkanlığı doğrultusunda anlam dönüşümüne uğratarak seküler bir ritüele,  bir tüketim çılgınlığına ve hedonizm fırsatına dönüştürmüştür.

Biz Müslümanlar, Efendimiz (sav)’in doğum yıldönümü olan “Mevlid kandili”ni “eğlenerek” değil, duâ, istiğfar ve ibadetle, nafile infak ve tasaddukla idrak ve ihya ederiz. Aradaki farkı görmemek mümkün mü?

“Yeni yıla nasıl girerseniz bütün yıl öyle geçermiş” tarzındaki hurafenin Müslüman nesillerimizi iğfal etmesine izin vermemek nasıl bir sorumluluksa, içinde bulunduğumuz zaman dilimine (Safer ayı 1. günü 14 Aralık) özgü bir diğer hurafeyi yaşatmamak da aynı şekilde sorumluluktur. Bilhassa cep telefonlarına SMS yoluyla gelen ve “Safer ayının uğursuzluk getirmemesi için şu kadar namaz kılın, namazın her rekatinde bunları şunları okuyun…” şeklindeki hurafenin aslı esası yoktur.

el-Buhârî, Müslim ve daha başka hadis imamları tarafından nakledilen bir rivayette Efendimiz (sav), “Adva, Safer ve Hâme yoktur…” buyurmuştur. Buradaki “Safer” kelimesinin ne anlattığı konusunda iki farklı görüş vardır. İlkine göre cahiliye döneminde Araplar haram ayları kaydırır(nesi yapar)dı. Böylece Safer ayını haram ay yapar, Muharrem’de ise hürmet bulunmadığı düşüncesiyle diledikleri gibi hareket ederlerdi. Efendimiz (sav) bunun doğru olmadığını ifade buyurmuştur.

İkinci görüşe göre ise cahiliye Arapları insanın veya hayvanın karnında olduğu ve acıkınca soktuğu varsayılan bir yılan bulunduğuna inanır ve buna Safer derlerdi. Efendimiz (sav) bunun asılsız bir inanç olduğunu ifade buyurmuştur.

Ala külli hal, Safer ayında uğursuzluk bulunduğu tarzındaki görüşün aslı yoktur. Bu görüş eski zamanlara ait bir hurafe iken “noel” de yeni zamanlara ait bir hurafedir. İkisini de hayatınıza sokmayın.
Namaz Vakitleri
Şehir :