Kategoriler :
Yazarlar :
Ölüm ve Ötesi
Tarih : 06.11.2014 22:15:51
Kategori : Bezm-i Has
Yazar : Ali Ramazan Dinç Efendi Hazretleri (K.s)
Okunma : 992
Her gün ölüp diriliyoruz. Sadece biz mi? Bütün kâinat ölüp diriliyor. Doğup batan güneş, ay, yıldız bunun işâretidir. Birbirini takip eden gece ve gündüz aynı hâldedir. Kışın yaprakları kuruyup dökülen ağaç, baharda diriliyor. Hep bu hâdiselerle, ibret alanlara afakda olan hâdiseler ders veriyor. Tarlaya attığımız tohum büyüyüp geliştikten sonra, çiftçiye zevk veren görüntüsü, çerçöp olmakla bir ibret tablosudur. Başak olup, harmanda tanesinden sapı ayrılarak bir yekûn teşkil eden buğday, değirmende öğütülüp un haline gelir. Un hamur olur, fırında ekmek olup mideye rızık olarak iner. İşte hayat budur.

Tarla verimli, tohum sağlıklı, bakımı yerli yerince olmasa üründen hiçbir şey hâsıl olmaz. Kullukla emrolunan kişinin, kalbi imânla, tâati ameli salih, nefsi ıslahla kemal bulmadıkça, dünyâya gelişin anlamı olmaz.
Yaptıklarından sorumlu olduğunu bilmese kişi, birbirini yer şu dünyada. Ne ailede geçim ne ticarette güven ne de cemiyette hayır kalır.

Ölüm ve ötesi için cihan padişahları, ücretle tuttukları kişilere “Gururlanma Padişahım! Senden büyük Allah (cc) var.” dedirtirlerdi. Bütün Meşâyıh-ı Kirâm “Lezzetleri gideren ölümü hatırlayın’’ gerçeğini, her seher dersimizde tekrarlatırlar.

Bu hayatın ötesinde Seyr-i Cemal olmasa, dünyadan tat almaz arifler.

Hz. Ömer (ra) şu sözüyle bütün velilere tercüman olur:

1- Cemaatle namaz

2- Gece teheccüd

3- Salihierin sözlerini duyma

4- Cihad

5- Allah için dostluk

Tohum toprağın altında çürümedikçe, kendinden geçip toprak olmadıkça, filizlenip yeşermez.

Açlıkla, uykusuzlukla, az kelamla terbiye olmayan, ezilip süzülmeyen nefis, neşv ü nemâ bulmaz.

Kelime-i şehadetle, namazla, oruçla, hacla, cihadla, emr-i bil maruf nehy-i ani’l münkerle, Allah için sevgi, Allah için buğzla filizlenip meyveye durmaz.

Ruhlar âleminden gelen insan bu dünyada emr-i İlâhi ile yoğrulmadıkça, kulluk bilinciyle şu-urlanmadıkça, canı da çok zor çıkar. Bu âlemde ıslah olmayanlara yüzlerine ve arkalarına vurulacak canları alınır. Âhirette safa için, bu dünyada cefa çekenlerin canı asude, rahat olarak arşa yükselir.
Bu dünyanın ötesini düşünmeyen kişinin hâli, ana karnındaki çocuğun 'hayatım bundan ibârettir.” demesinden farklı değildir.
Sırat, Hakk Teâlâ’ya uydukça geçtiğimiz bir köprüdür. Mizan, yapılan hasenat ve seyyiatın tartısıdır. Defter, yıllık ticaretin bilançosudur.

Akaid kaidesince el'an cennet ve cehennem mevcuttur. Dünya ile âhiretin farkı yoktur. Ana rahmi ile dünya, bu âlemle âhirete misaldir.

Kabir, Ashab-ı Rakim’in üç yolcunun yağmura tutulup girdiği mağaradan Hakk Teâlâ'ya layık taatlarini vesile kılarak kurtuldukları bir mekândır.

Bu dünya mağarasından ancak kişi, Kur’ân ve sünnete mütabeatle kurtulur. Takyanus’un karşısında tevhid inancını haykıran 7 ashabın, mağaradan kurtuluşu bundan farksızdır.

Kullukla dünyasını cennete çeviren bahtiyar kullardan kılsın Mevlâ bizi. (Amîn)
Namaz Vakitleri
Şehir :