Kategoriler :
Yazarlar :
Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (ks)
Tarih : 15.02.2013 09:57:12
Kategori : Bezm-i Has
Yazar : Ali Ramazan Dinç Efendi Hazretleri (K.s)
Okunma : 1321
Sami Efendi Hazretlerinin ve emsalinin, imanla gönlü arş, kenz (İlâhî maden) ve beytullahtır. Kalbi, zühd, taat, teslimiye t ve Tevfik-ı Samadânî ile merzuk, zengindir. Edeb-i İlâhîyi gözetmekle, Allah Teâlâ’dan ilham ile sadrı pâktır. Taamı az, evi mescid, kıymeti nezafet, zîneti isyandan kaçıştır. Azığı takva, geçimi geceyi ihya, sözü zikir, sükutü tefekkür, nazarı ibret, sığınağı Mevlâ-i Müteâl’dir.

Ebdâlînin, kırkların da evsafını görürsünüz Sami Efendi Hazretlerinde. Zaruret halinin dışında konuşmaz. Lağv, boş söz etmez. Onunla seyahat edenler, ne zaman uyansalar, gece onu ayakta bulurlar. Halkın içine karışmaz. Yolculuklarında, karşısında kimsenin bulunmadığı yeri tercih ederler. İnsanlarla bir araya geldiklerinde, öğüt ve nasihatte bulunurlar. Midelerini tıka basa doldurmazlar. Bütün gün yedikleri, bir kap bile değildir.

Günlerini zikir ve şükürle geçirir Üstaz-ı Âlîmiz. Cömert, şefkatli, merhametli, haşyet-i İlâhî ile gönlü nur, mübarek dili hikmet konuşur.

Efendimiz (sav)’in, Hz. Muaz’a (ra) haber verdiği kamil mü’minin özelliklerini taşır Üstazımız Hazretleri. Nefsani arzularından uzak, Kur’ân-ı Kerîm’e bağlı, Hak Teâlâ’nın esiridir. Bir an da olsa Allah Teâlâ’nın, namusu, dili, eli, ayağı, gözü ve kulağı hususunda gözetleyici olduğunu hatırından çıkarmaz. Delili Kitâb-ı Kerîm, yoldaşı takva, bineği aşk ve şevk, Şiârı İlâhî korku, sığınağı namaz, kalkanı oruç, huzuru sadaka, veziri sadakat, haya emiridir.

Evsafını saydığımız bu kemâlât, onların bizden arzu ettikleri sıfatlardır. Bir iş merkezinde dahi, o kurumun elamanlarının özellikleri belirtilir. Müminiz, müminlik vasfımız, müslimiz, müslimlik şahsiyetimiz, muhsiniz (Allah Teâlâ’yı görür gibi ibadet etme) özelliğimiz istenir bizden.

Tattığımız meyve ağacını, kokladığımız gül cinsini, gördüğümüz kuş türünü bildirir bize. Kayserili meczûbînden Cemil Baba, hacca giden bir şoförden Medine-i Münevvere’nin taşından ister. Şoför bu isteği unutarak, herhangi bir yerden aldığı taşı verir. Cemil Baba, taşı koklar, “sen kimi aldatıyorsun, bu taştan mübarek beldenin kokusu gelmiyor” der.

Rûhumuz, geldiği mekanın “elestü birabbiküm? Ben sizin Rabbiniz değil miyim hitabına? Kâlû belâ” evet Rabbimizsin” tadını vermeli. Bedenimiz “Benû Âdem” olmanın lezzetini bahşetmeli. Arabî harflerle Elif, Namazda kıyamımızı, Dal, rükûumuzu, Mim de secdeye varışımızı ifade etmeli.

Ebu Hureyre (ra)’den rivayet olunan Hadîs-i Kudsî’de belirtilen kurbiyyet, Mevlâ-i Müteâl’e yakınlık kokusu gelmeli bizden. “Allah Teâlâ buyurdu ki: Kim benim velime düşmanlık ederse ona harb ilan ederim, kulum bana kendisine farz kıldığım şeyden daha sevimli bir şeyle bana yaklaşmamıştır, kulum bana nafilelerle kendisini sevinceye kadar bana yaklaşmaya devam eder, ben onu sevince işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum, eğer benden istese muhakkak ona veririm, bana sığınsa onu korurum.”

Üç ay kadar bir müddet hacda bulunan birine, “sizin görüntünüz Hacı Hasan Efendinin kokusunu veriyor” der bir zat.

Yusuf’un (as) gömleğinin kokusunu vermeli halimiz, hareketimiz. Mübarek burunlarını Yemen’e çeviren Resulüllah’ın (sav), “Rahmanî koku geliyor” buyurduğu râyiha duyulmalı bizden.

Üstü başı misk ü amber kokan kimsenin, “Bu gün Fahr-i Kâinatı (sav) gördüm sözü nakledilmeli bizden.

Dedem Şeyh Mustafa Hulûsî (ks)’nin, üstazının mübarek eline temasla, üç ay devam eden rayiha duyulmalı bizden.

Sad ibni Rebî (ra)’nin, muharebe meydanında, şehâdet anında “Cennetin kokularını duyuyorum” iniltisi gelmeli bizden.

“Mümin, koku satan kimse gibidir. Yanında otursan için açılır. Onunla gezsen veya ortak iş yapsan faydasını görürsün. Onun her işi faydalıdır” Hadis-i Şerif’indeki özellik bulunmalı bizde.

Efendimiz (sav)’in haber verdiği Kârînin, Kur’ân-ı Kerîm okuyanın tadı bulunmalı bizde. “ Kur’an okuyan mü’min portakal ( ağaç kavunu) gibidir. Kokusu da, taamı da hoştur. Kur’an okumayan mü’min, hurma gibidir. kokusu yok fakat tadı hoştur. Kur’an okuyan münafık reyhana benzer. Kokusu hoş, tadı acıdır.Kur’an okumayan münafık, Ebu Cehil karpuzuna benzer. Kokusu olmadığı gibi tadı da acıdır.”

Çocuğun, babasına benzemesi nimettir. Ruhumuzun babasına müşabih, benzer olmamız da bir lütuftur. Cismimizin babası Adem (as) ruhumuzun babası da, İki Cihan Güneşi Muhammed Mustafa (sav)’dir. O’na ve varislerine, mürşid-i kâmillere benzeme ümidiyle, Vesselâmü Aleyküm Verahmetüllahi Veberekâtühü…
Namaz Vakitleri
Şehir :