:
Yunus' un (ks) Gözüyle
Yunus' un (ks) Gözüyle
Yûnus Emre’den bahsetmek için Yûnus’ça konuşmak lâzım. Deli gönül ve çağlayan su olmak gerek. “Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın? Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın?' Yûnus Emre, İslâm’ın bütün esaslarını takvâ boyutunda yaşamanın adıdır. Elli dört farzın en önemli maddelerinden biri olan cihâdın en güzel târifidir. “Küçük cihaddan büyük cihâda döndük” buyuran Aleyhissalât-ü Vesselâm Efendimiz’in kastettiği nefisle cihâdı onda görürüz. Gönlünün kilidi Tapduk Emre’de olan ...
» Devamı için tıklayınız ...
İnsanlık Âleminin Mürşidi: Hz. Muhammed (sav)
İnsanlık Âleminin Mürşidi: Hz. Muhammed (sav)
Kıymetli kardeşlerim! Sizlere nebîlerin ser-tâcı, velîlerin rehberi Hz. Muhammed Mustafâ’dan (sav) söz etmek istiyorum. Âlem-i mânâda Allah Teâlâ, peygamberlerine teker teker şöyle sorar: - Sen kimsin yâ Âdem! - Ben Âdem safiyyullâh’ım. - Sen kimsin yâ İbrâhîm! - İbrâhîm halîlullâh’ım. - Sen kimsin yâ Mûsâ! - Mûsâ kelîmullâh’ım. - Sen kimsin yâ îsâ! - îsâ rûhullâh’ım. -Sen kimsin yâ Muhammed! - Ene fakîru’l-fukarâ (Ben fakirlerin fakîriyim). Bu cevâba binâen Mevlâmız buyururlar ki: - Sen kazanan...
» Devamı için tıklayınız ...
Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)
Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)
Resûl-i Ekrem’in Vefatında Sehl ibn-i Sa’d es-Sa’dî’den mervidir ki, Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem-: - “Yâ Ebâ Bekir, ben makâmınızda, mihrabda sebât ediniz diye emretmiş iken niçin sebât etmediniz de geri çekildiniz?” buyurmuştu da buna karşın Ebû Bekir Sıddîk dahi: - “Yâ Rasûlallah! Ebû Kuhafezâde’ye yakışıyor mu ki, Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem-‘e namazda tekaddüm etsin?” diye i’tizâr eyledi. Özr-i mezkûr, nezd-i risâletpenâhîde makbûl oldu ki, takrir ve sükût buyur...
» Devamı için tıklayınız ...
Hayat
Hayat
Eczânede pazarlanan ilaçlar baş, diş, mide bağırsak, göğüs vs. için takdîm edilen devâlardır. Biz şimdi asıl şifâya bakalım, Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’i şifâ olarak sunuyor: “Biz Kur’ân’dan mü’minlere şifâ ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz.” (isrâ, 82.) Hadîs-i Şerifler şifâdır. Devâların başı az yemektir. Aleyhisssalâtü Vesselâm Efendimiz, “doldurulan en zararlı kap midedir” buyuruyor. Kendisine indirilen Kitâb-ı Kerimle, vahyin ta kendisi olan Hadîs-i Nebevîleri’yle ve Zât-ı Muhammediyye’ler...
» Devamı için tıklayınız ...
Tıb’da Devrim
Tıb’da Devrim
Yahya b. Muaz (ks) “insanlar maddî hastalıklarından dolayı perhiz yaparlar da, mânevî hastalıkları için yapmazlar” buyurur. Yûnus Sûresi’nin elli yedi ve elli sekizinci âyet-i celîle’sinin tefsirinde, Konevi (ra) şifâ kelimesinin kalbdeki fenâ huyların telafisi olarak izah eder. Tıb ilmi ile tasavvufun hayli münâsebeti vardır. “İlim iki kısımdır. Biri din ilmi, diğeri tıb ilmidir.” Peygamberimiz (sav): “Ey insanlar! Tedâvi olunuz. Çünkü yüce Allah şifâsını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır...
» Devamı için tıklayınız ...
Vatan
Vatan
Vatan; yüz ölçümü, sınırları, doğası tabiatı, geçimi, ekonomik ve sosyal yapısı belirlenen mekândır. Maddî yönleriyle belirlenen ikamet yeridir. Bu cismimiz için geçerlidir. Rûhumuz için vatan neresidir? Hicr sûresinin 29. âyetine göre, “rûhumuzdan ruh üfledik” buyuruluyor. Ruh arşdan ana karnına, oradan da yeryüzüne inmiştir. Sûfîler buna “hubüt gavsi” derler. İniş mânâsındadır. Rûhun asıl vatanına dönmesini temin için, mürşid-i kâmile mürâcaat edilir. Bedenin gıdası yemek içmekse, rûhun gıdası...
» Devamı için tıklayınız ...
Namaz Vakitleri
Şehir :

::