Kalkınmanın Esasları
Kalkınmanın Esasları
Kalkınmaya esas Bakara Sûresi’nin 261. âyetidir: “Mallarını Allah yolunda harcayanların hâli yedi başak bitiren, her başakda yüz ‘tâne’ bulunan bir tek tohumun hâli gibidir. Allah kime dilerse ona katkat verir. Allah, ihsânı bol olan, hakkıyla bilendir.” Suyu damıtmakla, havayı kirden arıtmakla, ısı ve ışıktan, enerji kaynaklarından yararlanmakla, toprağı işlemekle her türlü faydalı kalkınma sağlanır. İbâdette bire on, yediyüz, kat be kat sonsuz verilmesi, madde âleminde de aynen geçerlidir. Üre...
» Devamı için tıklayınız ...
Gurbet
Gurbet
Düşündüğümüzde, hepimizin garîb olduğunu anlarız. Çünkü biz ruhlar âleminden geldik, ana rahmine düştük. Asıl gurbeti, bu dünyâya gelmekle yaşadık. Efendimiz (sav) de, “bu dünyâda garîb ve yolcu gibi olun” buyuruyor. Gurbeti, vatancüdâ olan, ülkesinden ayrılanlar için kullanırlar. Mânâ ikliminde dolaşanlar için hiç de böyle değildir. Yûnus Emre ve emsâlinin, Cennette bile garîb olduğunu görürüz. Yiyecek içecekler, giyim kuşamlar, evler barklar, denizde yatlar, her türlü imkânlar onlara huzur ver...
» Devamı için tıklayınız ...
Genç
Genç
Gençliği yaş olarak mı ele alacağız, yoksa duygu ve düşünce mi olarak değerlendireceğiz? Seksen yaşını mütecâviz olmasına rağmen İstanbul'un fethine koşan Ebû Eyyûbel-Ensarî(ra) cihâdıyla gençtir. Sevbân (ra) bir sefere katılmamıştı. Üzüntüsünden sararmış solmuş, bir deri bir kemik kalmıştı. Şehâdet arzusuyla yanan yaşlı pirler de gençtir. Uhud savaşı için üç oğlu gibi Amr İbnu Cemuh da cihâd için hazırlandı. Oğulları engel olmak isteyince yaşı ve aksaklığı sebebiyle, Amr (ra) Resûlullah (sav)’i...
» Devamı için tıklayınız ...
Eğitimde Kalite
Eğitimde Kalite
Hilâfet, medrese ve dergâh üçlüsünden oluşan Osmanlı, dünyâ târihinin en uzun süreli imparatorluklarından biri olmuştur. Şanlı ecdâdımızı güçlü kılan esaslar da şunlardı: 1. Ulû’l-emre itaat. 2. İnanç. 3. Adâlet. Ulemâ sınıfı; fakih, İslâm hukukçuları, İslâm hukûkunu tatbik eden hâkimler, kadılar, eğitimi üstlenen müderrisler, ibâdet işlerine bakan müftülerden ibârettir. İlk Osmanlı medresesi 1330’da İznik’te kuruldu ve tüm Osmanlı ülkesine yayıldı. Buralarda şu ilimlerde dersler verilmiştir: 1....
» Devamı için tıklayınız ...
Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi
Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi
Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş Muhyiddîn-i Arâbi hazretlerinin “Muhâdaratü’l-Ebrar” ve “Müsâmerâtü’l-ahyâr” kitabında ve Hâmid-i İmâdi’nin “Dav’ul-Misbah fî tercemeti Seyyidinâ Ebi Ubeydeti’l-Cerrâh” nam kitabında yazıldığı üzere Hz. Ebû Bekir (ra) evvelâ Hz. Ömer Fârûk (ra) ile mahremâne müzâkere ve müşâvere ettikten sonra Hz. Ebû Ubeyde bin Cerrâh’ı (ra) çağırmış. Ebû Bekir ve Ömer birlikte otururken Ebû Ubeyde yanlarına girdikte Hz. Ebû Bekir Sıddîk ona hitaben: – “Yâ Ebâ Ubeyde! Senin nâsıyen ...
» Devamı için tıklayınız ...
Îmânın Lezzetini Tadanlar
Îmânın Lezzetini Tadanlar
Kıymetli kardeşlerim! Mü’minler birbirine kenetlenen parçalardan meydana gelmiş bir binâ gibidirler. Mü’min, Allah için sever ve sevilir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimsede hayır yoktur. Mü’min, kardeşini çok, kendini az düşünür, buyuruyor Resûlullah Efendimiz (sav) ve devâm ediyor: ‘Allâh’a yemîn ederim ki îmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de kâmil mü’min olamazsınız.’1 Cennete girmenin ilk şartı îmandır. Elektrik îcâd etseniz de; taksiler, arabalar, uçaklar yapsanız da; f...
» Devamı için tıklayınız ...
Namaz Vakitleri
Şehir :
Hadisi Şerif (Kütüb-i Sitte)
Yevm-il Kıyame | İslami Bilgiler
-->